1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Zeki, çevik ve ahlaklı bir TRT için...
Zeki, çevik ve ahlaklı bir TRT için...

Zeki, çevik ve ahlaklı bir TRT için...

Pazar gecesi TRT 3’te yayımlanan ‘Futbol Arenası’ adlı programda, sezon başı kampında çekilmiş görüntüler ekrana getirildi.

A+A-

Evet, salı akşamları mahallece (çün-kü genelde tek bir evde televizyon olurdu) ekran karşısına kurulup ‘TV’de Türk Sineması’nı izlediğimiz, ‘Komiser Kolombo’ları, ‘Görevimiz Tehlike’leri, ‘İpek Yolu’nu, ‘Kaptan Cousteau’ları, ‘Ayı Yogi’yi seyredip ertesi gün okulda ya da işte muhabbetine koyulduğumuz o ‘Masum günler’ çok çok geride kaldı. Artık çocuklarımız bambaşka bir Türkiye’ye doğuyor. Bu Türkiye’de, ‘rekabet’ her şeyin üzerinde. Bütün kurumlar, varlık nedenlerini sorgulamanın dışında aynı zamanda bu yarışın içinde yer almak zorunda da hissediyor kendini. TRT’nin de bu genel iklimin dışına düşmesi bek lenemez. Özel televizyonlarla yarış önemli, müşteri çalmak gerekiyor. Aslına bakılırsa bu hedefin eleştirilecek bir yanı yok. Tüm ülke sathına yayılmanın, hatta yurtdışındaki vatandaşlara uzanmanın ve bir an-lamda ‘Reyting yarışı’nda müşteri toplamanın nesi kötü denilebilir? Ama iş ‘belden aşağı vurmak’ noktasına gelinirse, işte orada mesele her yönüyle tartışma masasına taşınır. 



Arda TRT’de izlenir
Lafı nereye getireceğimi anlamışsınızdır. Pazar gecesi TRT 3’te yayımlanan ‘Futbol Arenası’ adlı programda, sezon başı kampında çekilmiş görüntüler ekrana getirildi. Bu görüntülerde kaptan Arda Turan, takım arkadaşı Ayhan Akman ve yönetici Adnan Sezgin’le yeni sezonda giyilecek yeni formalardan birinin rengine (ki bu forma kamuoyunda ‘Mercan renkli forma’ diye lanse edilmişti) ilişkin yorumda bulunuyor, bu sırada kendince benzetmelere soyunuyordu. Sanırım önce bu diyalogları aktarmam gerekiyor. Meseleyi özetliyorum: “Arda, Ayhan, Sabri ve Mustafa Sarp yeni sezon formalarının tanıtımı için hazırlık yapıyor. Sarp’ın sessiz kaldığı ortamda Sabri, Arda ve Ayhan, dönemin sportif direktörü Adnan Sezgin’le diyaloğa giriyor. Sabri, ‘Adnan abi her sene enteresan bir forma çıkıyor’ diye sesleniyor. Sezgin, ‘Ben bakmadım’ diyor. Aynı esnada somon rengi formayı giyen Arda Turan ‘topa giriyor’: ‘Sen bu formalara nasıl bakmazsın! Her sene bir o..... rengi var. Heriflere malzeme veriyoruz.’ Ayhan Akman ise Kemal Sunal’ın, ‘Kibar Feyzo’ filmindeki ‘Faşo aga... Böyle i.ne gibi p.şt gibi bir şey’ küfürlü diyaloğu Adnan Sezgin’e aktarıyor! Birkaç dakika sonra Sezgin, ‘Arslan’ kodlu formayı Arda’ya gösteriyor, kaptan, ‘Eee Galatasaray forması nerede!’ karşılığını veriyor. Tepkisini devam ettiren Arda, ‘Abi böyle forma olur mu ya! A... ... ben bunların’ diyor.”
Bu görüntülerin yayımlanması üzerine, lig maçı için Manisa’da bulunan Arda Turan, programa bağlanıp, “Benim Galatasaray sevgimi, Galatasaray formasına olan bağlılığımı anlatmama gerek yok. Bir önceki sezon da turuncu forma vardı. Bu sefer de pembe (mercan forma) olunca, tepki verdik. Adnan abiye (Sezgin) şaka yollu isyan ediyorduk. Biz futbolcular olarak her zaman parçalı formayı giymek istiyoruz. Fikrimde bir değişiklik yok. Formanın rengini halen beğenmiyorum. Biz de Galatasaray taraftarı gibi, parçalı formayı giymek istiyoruz. Ancak orası bizim yatak odamızdı. Basının girmesi yasaktı. Bu görüntüleri sızdıranları da Allah’a havale ediyorum. Bu saatte yatağımdan kaldırılıp, açıklama yapmak zorunda bırakılıyorum” dedi. Ortaya çıkan bu tabloda ilk elde akla elbette, Arda’nın da dediği gibi bu ‘Yatak odası’ görüntülerinin nasıl sızdırıldığı geliyor? Ama bu ‘dedektiflik refleksi’ni geçersek, sonraki adımda TRT’nin bu görüntüleri neden yayımlandığı, ‘Reyting yarışı’na böylesi hamlelerle katılmaya neden soyunmaya ihtiyaç duyulduğu, bir devlet kurumunun böylesi bir yayına niye itibar ettiği ve nihayetinde, RTÜK’ün bu türden bir yayın karşısında nasıl bir tavır alacağı soruları zihinlerde beliriyor.
Evet, sokakta ve dahi toplumsal ahlakta bir kirlenme olabilir ancak bu kirliliğin ‘Devlet eliyle’ salonlarımıza buyur edilmesi gerekiyor mu? Üstelik bu kirlenmeyi her gece ekranlara taşıyan çok sayıda özel kanal varken, bir de TRT’nin bu işe soyunması niye gerekli? Hele ki bu haberin sunuşundaki o ‘Kokuşmuş üslup’ da neyin nesi? Belli ki ortada bir tezgâh var, belli ki Arda Turan üzerinden ucuz bir ortalık karıştırmacılığa soyunuluyor, belli ki her pazar gecesi kurulan ve yorumculuk adı altında faaliyet gösterilen ‘İdam mangaları’, genç bir futbolcunun sırtından sahte ahlak bekçiliğine ve reyting yarışına soyunuyor. Tamam, biliyoruz bunlar oyunun kuralı. İyi de bu ‘Kirli’ kurallara TRT niye dahil oluyor? O klişe tanımlamayı tekrarlamak zoruma gidiyor ama halkın vergileri bunun için mi çarçur ediliyor? Bu zırvalıklar yerine mesela her pazar, aynı saatte NTV’nin yayımladığı ‘Futbol Mundial’ benzeri programların yayımlanmasını istesem, çok mu saçmalarım. Her mikrofon uzatılışta, “Televizyonda daha çok kültür-sanat programı ve belgesel izlemek istiyoruz” şeklinde dillendirilen ‘Sevgili halkım’ın görüşlerine yakın dursam, fazla mı safdilli olurum? Neyse, o gece TRT’de yayımlanan bu görüntüler bence kurumun tarihi açısından bir utanç sayfası açılmasına neden oldu, bu sayfa nasıl kapatılacak bilmiyorum. Ben kişisel olarak ‘Zeki, çevik ve ahlaklı bir TRT’yi hâlâ istiyorum.. 

Yoksa ‘Endüstriyel futbol’ eleştirisi (mi?)
Bu arada Arda Turan’ın bu yorumunu, her sezon yeni bir gelir kapısı yaratmak amacıyla forma üreten zihniyete, yani ‘Endüstriyel futbol’a yaptığı bir eleştiri olarak mı yorumlasak, onu da bilemedim...

Uğur Vardan/Radikal

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.