1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. ZARO AĞA VE UZUN YAŞAMIN SIRRI
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

ZARO AĞA VE UZUN YAŞAMIN SIRRI

A+A-

    Zaro ağa VE  Uzun yaşamın sırrı
    Size “kaç yıl yaşamak istersiniz” deseler, ne cevap verirsiniz? Dünyada uzun yaşamak bir marifet midir? Tarih boyu hep merak edilmiştir.  Ölüme karşı hep ilaç aranmış, bir çok kişi bu yolda aldanmış ya da aldatılmıştır. “Ömrü uzatan ilaç ” ilanları insanlar için hep umut kaynağı olmuştur. Gerçekten ömür uzatan bir ilaç keşfedilmiş miydi?  Bunlar insan üzerinde denenmiş miydi? Sonuçları nasıl olacaktı? Hep merak konusu olmuştur..

                                          ZARO AĞA
KİMDİR?
   Eyüp Sultan mezarlığıyla Piyer Loti Kahvesi arasındaki bir mezar taşında şöyle yazmaktadır: "Az yaşa, çok yaşa, âkıbet bir gün gelir başa" Bu söz, uzun ömrüyle dünyaca meşhur olan Zaro Ağa'ya aittir.. 157 sene yaşamış Zaro ağayı çok kişi bilmeyebilir. Bitlis'e bağlı Mutki ilçesi Meydan Köyü'nde 1777’de hayata gözlerini açtı. Yaşamı boyunca I. Abdülhamid ile başlayan Vahdettin ile biten 10 padişah gördü.. Boğazdaki Ortaköy ve Nusretiye Camileri, Selimiye Kışlası ve Dolmabahçe Sarayı inşaatında onun amele olarak emeği vardır. Kabakçı İsyanı, 93 Harbi, Tanzimat, Meşrutiyet, İstiklal savaşı ve Cumhuriyet'in ilanını gördü. Yaşam felsefesi olarak erken yediği akşam yemeklerinde yoğurt – ayran ve ekmek prensibini değiştirmedi.. 20 kez evlendi ama çocuk ve torunlarının sayısını bilmiyordu. İstanbul'da hamallık da yaptı ve Hamallar Teşkilatı'nı kurdu. Ancak şöhret ona kötü bir sürpriz hazırlıyordu. İki Amerikalı , Zaro Ağa'yı  daha zengin bir hayat vadi ile gizlice Amerika'ya götürdü. Amerikalı’llar onu özel bir kostüm giydirip, sirklerde "dünyanın en yaşlı insanı" diye gezdirdiler. Ellerine boks eldiveni takıp "150 yaşında ama gençlere meydan okuyor" diye teşhir ettiler. Fotoğraf çektirmek 10 dolar, öpmek 15 dolardı. 150 yaşındaki Ağa'yı, eyalet eyalet dolaştırıp, sonunda beş parasız Tophane'deki tahtadan küçük evine bitkin bir halde bıraktılar. Bu seyahatten sonra 29 Haziran 1934 günü 157 yaşında iken Şişli Etfal Hastanesi'nde prostat kanserinden vefat etti. Hastaneye bütün çocuk, torun ve torunlarının torunları geldi.. Bir torunu şöyle feryat ediyordu: "Hoy hooy öldü babaam... Dünyasına doyamadan gitti..."
                                    UZUN YAŞAMANIN SIRLARI MI VAR
 Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde insan ömrüyle ilgili araştırmalar yapan  Dr. Bradley, tıp dünyasında yankı yapan ‘‘Okinava Araştırması’’ adlı kitabında 100 yıllık ömrü sağlayacak 'reçete' yi şöyle anlatıyor: Uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı gıda rejimiyle başlar. Soya mamülleri, kabak, tatlı patates, soğan, kereviz, lahana gibi sebzenin her çeşidi. Bu diyette hamur işleri ve et yok. Günlük kalori miktarı 1900'ün altında. İkinci faktör egzersiz. Yürüme, toprakla uğraşma, kemik erimesini önlüyor ve kasları geliştiriyor. Son faktör ise çevrelerinde yoksul kimselere sahip çıkıp dertlerinin psikolojik hastalık yaratmasına engel oluyor.’’ Çin’de 256 sene yaşayan ve 1933’te ölen bitki bilimci Li Ching-Yuen’e uzun yaşamın sırları için; “Temiz bir kalbin olsun, Bir kaplumbağa gibi otur. Bir güvercin kadar hayat dolu yürü ve bir köpek gibi uyu.” Şeklinde özetliyor..  Kafkasyada gurcu, azeri, cerkes, abhaz ve Ermeniler bir asrın üzerinde uzun yasamalari ile bilinirler. Nedeni de iyi beslenme, temiz hava ve dogal gıdadır.
                        HZ.  NUH (A.S) DÖNEMİNE AİT KISSA

Eski çağiarda insan ömrünün binli senelerle konuşulduğu bilinmektedir.  Yaşlı bir kadın iki gözü iki çeşme Hz. Nuh’a gelmiş, ağlayıp sızlıyormuş.  “Ey Allah’ın Resulu! Biricik oğlum gencecik ölüverdi. Ne yapayım?” Yaşı sorulunca, “Henüz 270 yaşındaydı” demiş.. Hz. Nuh(S.A)’un nasıl yanıt verdiği kaynaklarda yazılı değil ama kendisi bin yıldan fazla yaşamıştır. “Biz Nuh’u kavmine Peygamber olarak gönderdik. O da aralarında bin yıldan elli sene az kaldı.” (Ankebût, 29:14) Hz. Nuh (A.S) K. Kerime göre 950 sene peygamberlik yapmış, ama ömrünün tamamı ne kadar sürmüş bilemiyoruz. Sormuşlar “Ey Allahın resulü, bu kadar ömür sürdün, dünyadan ne anladın?” Her kesin bildiği meşhur cevabı vermiş:  “Dünyayı iki kapılı bir han gibi gördüm, birinden girdim, öbüründen çıkıyorum.”

                                DEĞERLENDİRME
  Yazımızın başındaki “kaç yıl yaşamak istersin”  sorusunun muhatabı ben olsam asırlık bir ömrü asla istemem. Tüm yaşıtlarımın  göçtüğü dünyada torunlarımın yaprak dökümünü şahit olmak ölmekten çok daha acı değil midir? Aslında yüz seneden fazla yaşayanla bir saat yaşayan belki de aynı ömrü yaşamaktadır.K.Kerim  "Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir." (Mearic Suresi, 4) bunu doğrulamıyor mu? Ama uzun da sürse ömrün geri kalan kısmı yaşlılık şeklinde devam edecektir. Ve burada Latin atasözünü unutmayalım: "Senectus İpsa Morbus!" Yaşlılığın kendisi bir hastalıktır.. Ne kadar yaşarsak yaşayalım, Kainatın Efendisinin bizim için koyduğu “huzur kuralları”nı asla unutmamalıyız. Uzun ömür, mevki , para- mal hep geçicidir. Birlikte yaşadığımız şu dünyayı hırs ve tamahla kendimize ve birlikte yaşadığımız diğer insanlara cehennem etmeyelim.
 Huzur ve esen kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum