1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. YÜRÜYEN KÖŞK
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

YÜRÜYEN KÖŞK

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,

      Tarih 21.Ağustos.1929

      Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK İstanbul"dan Bursa"ya gitmek üzere Ertuğrul yatıyla yola çıkar.

      Yalova açıklarından geçerken sahildeki bir çınar dikkatini çeker.

      Ertuğrul yatını durdurarak botla sahile çıkar.

      Çınardan çok etkilenen ve altında oturan ATATÜRK oraya küçük bir ev yapılmasını ister.

      Çınarın altına iki katlı ahşap bir ev yapılmaya başlanır ve 22 gün sonra 12 Eylül 1929 tarihinde tamamlanır.

      Bir yıl sonra, 1930 yılında Atatürk"e, çınarın dalının binanın çatısına değdiğini ve kesilmesi gerektiği söylenir.

      Atatürk ise çınar ağacının dalının kesilmesi yerine köşkün biraz daha ileriye alınmasını emreder.

      8 Ağustos 1930 tarihinde İstanbul Belediyesi Fen işleri ekibi ve mimarlar, mühendisler, ustalar gözetiminde köşkün kaydırılması işlemine başlanır.

      Köşk, 3 gün içerisinde tramvay rayları üzerinde tam 4 mt. 80 cm. doğuya doğru kaydırılır. 

      O günden itibaren de köşkün adı, “Yürüyen Köşk” olur.

      1930-1937 yılları arasında da ulu önderimiz bu köşke gelip gittiği anlatılmaktadır.

      Evet, saygıdeğer okurlar,

      Bu kısacık bilgi bile, bizlere ulu önderimiz ATATÜRK"ün ne kadar büyük bir devlet adamı olduğunu gözler önüne sermektedir.

      Nasıl mı?

      Vermiş olduğu emrin 22 gün gibi kısa bir zamanda yerine getirilmiş olması, oluşan sorunun, 3 gün içinde uzun vadeli çözülmesi,

      İşte devlet adamlılığı, “Liderlik” ve “Çevre” anlayışı da budur.

      Ülkenin şu anki tablosunu göz önüne getirdiğinizde de, ölümünden sonra ülkeyi yönetenlerin devlet adamlılığını buyurun kıyaslayın,

      Ayrıca, bu bilgiden alınması gereken mesajlara gelince,

      12 Eylül 1929 tarihinde tamamlanan ahşap konutun sağlamlığı,

      Köşkü yürüten sistemin ekipmanlarının üretkenliği,

      Ve ulu önderimizin ağaca verdiği değer,

      Şimdi kıyaslayalım;

      Neyi mi?

      Ölümünden sonrakileri;

      Kim mi bunlar?

      Başa geçtiklerinde ne oldum delisi olan ve beyinlerinin belli köşelerinde tilkiler dolaşan devlet adamı görüntüsündekileri,

      Oturdukları koltuğu şahsı ve yandaşları için kullananları mı?

      Günü kurtarma politikası ile yapılan işlerle milli servetimizin çarçur edilmesini mi?

      79 yıl önce yapılan köşk, tarihe nispet sapasağlam ayakta durmakta iken, ülkemizdeki birçok resmi kurum binalarının, göbek bağı ile bağlı kişilere yaptırıldığından dökülmesini mi?

      10 tane yandaşının villası için, ormanlık alanlarının talan edilmesine müsaade edilmek istenmesi ve buna da 25 milyar dolar gelir elde edilecek diye haklılık payı çıkarılmasını mı?

      Hangisini size sayayım?

      Bence, saymama gerek yok, herkes her şeyi çok iyi görmektedir.

      Ama görmediğimiz, bizlere bırakılan bu cennet vatanın hangi şartlarla kazanıldığıdır.

      ARTIK, LÜTFEN !!!

      Onu da, tarihimizi inceleyerek görünüz, dürüst ve doğru kişilerle ülkemize sahip çıkınız.

      Bu arada, Yürüyen Köşk"ün restorasyonunu yaptırıp, halka açan Yalova Belediye Başkanı Sayın Barbaros H.BİNİCİOĞLU"nun da hakkını teslim etmemiz gerektiğini sanıyorum.

      Saygılarımla,

 

      DEVLET ADAMI KOYUNU KIRPAR

      SİYASETÇİ İSE KOYUNUN DERİSİNİ YÜZER

Önceki ve Sonraki Yazılar