1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. YÜRÜ..KİM TUTAR SENİ..
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

YÜRÜ..KİM TUTAR SENİ..

A+A-

Ne çabuk ta dolduruşa gelen bir milletiz. Kanımız hemen alevlenmeye müsait, düşüncelerimiz sabun köpüğü gibi uçucu..Bir diyoruz bir demiyoruz..Biz bunu hep yapıyoruz..

    Hele hele  10. yıl marşının etkisinden bir kurtulsak zaten, cumhuriyetin  85. yılını idrak edeceğiz ..

    Yani acayip motive olma yeteneğimiz var.. Hatta bazı kurum ve kuruluşlar, müziğin motivasyonunu kullanarak, insanlarının din, devlet ve inanç duygularını kabartıyor. Onlar bunu hep yapıyor.

      Seçim dönemlerinde, şu kelimeden hiç hoşlanmıyorum ya  kaos dönemlerinde müziğin o müthiş  hatta  ısrarlı ikna kabiliyetini keşfetti insanlar..

Hatırlar mısınız “ Hasan Mutlucan” ı .. 12 Eylül" ün kadrolu motivasyon sanatçısı idi.

Milli maçlarda, dört büyüklerin maçlarında çalınan ve söylenen şarkılar, marşlar taraftarı bir gaza getirir ki.. Yürü be..Kim tutar seni!!!

     Tecrübe ile sabittir, hep derim ya.. İşte bu gün o gün..Bu gün bir damla daha eklendi bu haneye. Yaş bu yaş yok mu, “yıl” şelalesinin altından kaç sefer geçmişiz, her geçiş bize bir damla  tecrübe olarak geri dönmüş.. Bunlardan biri de” yaşamadan öğrenilmez” gerçeğidir.

      Hapishaneler dolu..Be kardeşim, görüyorsun, duyuyorsun, yapma işte..Yok yapacak, belki  yakalanmam,hapse girmem umudu var. Hırs gözü kör eder. Yakalanmazsa bile vicdan hapishanesinden kurtulamaz.

     Ya da  bir konu hakkında o kadar nasihat ettiğin kişi, dinlemez yine bildiğini okur.

 

  Devletler bir takım değişim süreçlerinden geçer. demokratik devletten söz edilebilmesi için gerekli dört temel özellik vardır; Milli egemenlik, serbest seçimler, çok partili siyasal yaşam, insan haklarına saygılı olma.. Laik devlet, toplum ve devlet hayatının akıl ve bilime dayandırıldığı devleti ifade eder. Laik devlet düzeninde devlet her dine, inanca ya da inanmayanlara eşit mesafededir. Devlet herhangi bir din ya da inancı esas alarak düzenleme yapamaz. Devlet dinin varlığını ve toplumlar için gerekliliğini kabul eder. Din insanlara özgü bir inanç kurumudur. Bu nedenle devletin resmi bir dini de olamaz.

  "Laiklik" dinsizlik demek de değildir. Bu nedenledir ki, devletin dini inanç ve ibadetlere karışmaması, onları engellememesi ve engel olmaya çalışanları önlemesi de gerekir. Nitekim Anayasamız 24 ncü maddesinde "herkes, vicdan ve dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14 ncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir. Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz" demek suretiyle bunu sağlamaktadır.

    Yıllar önce  yapılan hataların bedelini şimdiki nesil ödüyor.Hep böyle değil midir?

Babanın hatasının bedelini oğlu öder ..

Bir alev, bir ateş, bir dolduruş hemen her şey altüst olur.Birileri kalkar, inançlarını başka insanlara kabul ettirmeye çalışır.Olmaz işte..Geldiğimiz duruma bakın..

“Güven Ortam”" ı arıyorum .Tanıyor musunuz?

Ne yazı ki güven ortamının  kalmadığını görüyoruz. Ne gerek var kargaşaya , kavgaya, Fikirlerinizi,inançlarınızı kardeş kardeş yaşayın, işte ülke, işte vatan..İşte devlet, işte millet.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse eğer, millet olarak gösterin iradenizi o zaman. Birkaç çapulcunun inançlarınızı kullanarak, sizi kullanarak prim yapmasına izin vermeyin.Dolduruşa gelmeyin..

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar