1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. YÜKSELİŞİ ÖNLENEMEYEN MESLEKLER
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

YÜKSELİŞİ ÖNLENEMEYEN MESLEKLER

A+A-

YÜKSELİŞİ ÖNLENEMEYEN MESLEKLER

   Krizde yükselişi önlemeyen birkaç meslek var.. Sanırım dikkatinizden kaçmamıştır. Seyyar satıcılık, pazarlamacılık ve  dilencilik…Tabii tüm bu saydıklarımı ben de dahil bir çoğumuz meslek olarak görmüyoruz bunu da biliyorum.Aslında sektör desek daha mı anlamlı olurdu dersiniz? Seyyar satıcılar şehircilik yönünden kabul edilmesi mümkün olmayan bir zümredir demek pek yanlış olmasa gerek.. Diğer taraftan hiçbir olay tek taraflı olmadığı gibi buna da tek taraflı bakılmaması gerektiği kanısındayım.

Seyyar satıcıların vergisi yoktur , kirası yoktur, ruhsatı yoktur , Bağ-Kur , işçi, sigorta, elektrik, su gibi giderleri yoktur  tabii ki malını, dükkanı olan esnaftan daha ucuza satar ve sattığı malın garantisi de yoktur zaten..

Memnun kalmazsanız bile bir daha yerinde bulamayacağınız için değiştiremezseniz, bulsanız bile değiştirmez ki! Çünkü satmıştır bir kere!! Daha iyisini istiyorsan gidip dükkandan alsaydın deyiverir sana, alırsın ağzının payını oturursun aşağı!! Eminim ki,kimisine iç geçirerek acıdığınız, kimisine ise inanılmaz sinir olduğunuz olmuştur.

Seyyarın  tek düşmanı zabıtadır fakat o kadar başa çıkılmaz bir durum haline gelmiştir ki zabıta da artık seyyar satıcıları kendi haline bırakmanın daha uygun olduğu kanaatine varmış olmalılar ki ceza kesmek şöyle dursun, seyyar gördüklerinde , “saldım çayıra mevlam kayıra” der gibi uzaktan seyrederek geçtiklerine tanık oluyorum.

 Pazarlamacılardan ve  kapıdan satıcılardan  alınıp ta memnun kalınan bir ürüne rastlamadım , duymadım ben şimdiye kadar..Hatta birçoklarının da dolandırıcı olduğunu bilmeyen yoktur sanırım..

Kuran" ı Kerimde dilencilikle ilgili tek bir kelimenin dahi geçmediğini biliyor musunuz? Fakat , Peygamberimiz  "Dilenci at üzerinde de gelse ona sadaka verin." Der. Bu da  size el açan, sizden yardım bekleyen kim olursa olsun, insanlık için, insanlık adına yardımda bulunun, yardımlaşın, paylaşın demek oluyor .. Yani anlayacağınız,hakaret etmeden ve hakaret nazarıyla bakmadıktan sonra güzel bir söz ile mazeret bildirerek dilenciyi reddetmekte bir günah yoktur . Artık bir çoğunun sadece milletimizin dini ve vicdani duygularına oynayarak dilendikleri aşikardır ve bunu kesinlikle bir kolay kazanç kapısı haline getirmişlerdir.

Türkiye'de aşılamayan ve hatta aşılması pek te mümkün görülmeyen bir uçurum var..Gelirler arasındaki apansız uçurum.. Gelirden elde edilen miktarın halka  dağılımı eşit değilse, bir başka deyişle; pastadan alınan pay sabit gelirli yurttaşın cebine az yansıyor ya da hiç yansımıyorsa ,yoksulluk sürüyor demektir. Halk yoksullaştıkça, iddaa gibi, loto, toto, piyango gibi şans oyunlarına rağbet gösteriyor. Bir taraftan birden köşe dönmeye çalışıyor diğer taraftan karşısındaki dilenciyi de geri çevirmiyor. Bir anlamda, dünyalığı için piyango alıyor, ahiret için de dilenciye yardım ederek sevap işliyor.
Açıkça görülen o ki, sosyal devlet anlayışı ile yardım almaya alıştırılan halk ,çalışmaktan daha kolay olduğu için bu uygulamanın bitmesini istemeyecektir. Hazıra alışan toplum sosyal devletin başını eninde sonunda ağrıtacaktır. Apartman ve otomobil sahibi olupta yeşil kart alanları da  biliyoruz. Hal böyle olunca, devlet tarafından yapılan tüm uygulamaların hem çalışanlar tarafından hem de yurttaş tarafından suistimale uğraması kaçınılmaz olmaktadır. Bu hatalı uygulamaların halka olan yansımasında bir dilencinin parasını alamadığında gaspa doğru giden davranışını da görmek artık normal bir davranış gibi görülmeye başlaması ne acı değil mi? Diğer yandan , evimize giren hırsızların karakollarda serbest kaldığını bilmekte hayli tedirgin edici bir durum ..!!

Sebep mi? Uçurum demiştik değil mi? Gelirler arasındaki apansız uçurum..

Önceki ve Sonraki Yazılar