1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. YUKARISI..AŞAĞISI..
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

YUKARISI..AŞAĞISI..

A+A-

Bir tarafta maddi yetersizlik , bir tarafta geçimsizlik, bir tarafta işsizlik, bir tarafta terör saldırıları sonucu babasız kalan çocuklar, bir tarafta anne babası ayrıldığı ya da öldüğü için yurtlarda veya bir yakınının yanında kalan çocuklar,bu da yetmezmiş gibi ister sahipli olsun ister sahipsiz çocuğa cinsel taciz hatta tecavüz uygulanması, erken yaşta evlendirilmesi, erken yaşta anne baba olması , daha kendisi çocukken çocuk dünyaya getirmesi ve ardından geçimsizlik,şiddet, parasızlık, işsizlik , ayrılıklar, bölünen , parçalanan aileler..Çocukları koruma, kollama, eğitme ve topluma kazandırma amaçlı olması gereken yurtlarda yaşanan olumsuzluklar..Bir diğer tarafta eğitim için yanıp tutuşan fakat imkanı olmadığı için okuyamayanlar, öte tarafta iyi kötü okulunu bitirmiş, üniversiteyi binbir zorluk ve parasızlıkla tamamlamış ve işsiz dolaşan gençler..Bu gençler paspas yapıyor,çay ocağında garson, lokantada komi..İstihdam için yatırım gerek, para gerek..

Dün bir seminerdeydim, son günlerde sık sık duyduğum bir cümleyi tekrar duydum orada..”Ülkemiz Avrupa’ da gelişen 6. dünyanın gelişen 17. büyük ekonomisine sahip”

Yükseklerde durum bu sanırım , ne yazık ki vatandaş aşağılarda bu büyük ekonominin izlerini henüz hissedemedi diye düşünüyorum.

Türkiye'nin doğusunda zaten az olan imkanlar, aynı şekilde batıda da nüfusun artış hızına oranla azalmaktadır. bu gerçeği görmek için, batıda, sadece bir röntgen için 2 hafta sonraya randevu alınabilen bir hastaneye ya da sınıf mevcudu 50 kişi sınırına dayanmak üzere olan bir ilköğretim okuluna bakmak yeterlidir. mevcut olan nüfusumuz, ülkemizde hali hazırda bulunan hizmetler için fazla gelmektedir, doğu ya da batı fark etmeden.
Ayrıca şu da bir gerçektir ki, ülkemiz maalesef düşündüğümüz kadar gelişmiş ve kalkınmış bir ülke değildir. bu yüzden "oraya hastane götür, yol götür, su götür, okul götür" deyince bu hizmetler oraya gitmemektedir; lazım olan maddi kaynaklar mevcut değildir. devletin doğuya hizmet götürmemesinin nedeni "isteksizlik" değil, maddi yetersizliktir, çok uzun zaman önce bitmesi planlanan Güneydoğu Anadolu Projesinin bütçeden şu anda aldığı pay göz önüne alınarak oluşturulan tahmini bitiş süresi 2025 yılıdır.Aktütün karakolunun taşınamamasının sebebinin de maddi imkansızlık olduğunu sanırım hatırlıyorsunuz. Sadece bu gerçek bile referans alınırsa ülkemizin maddi durumu ve bölgenin geleceği ortaya çıkacaktır.
Bir başka gerçek ise personel gereksinimini karşılayacak personelin olmayışıdır. İstanbul, Ankara, İzmir gibi Türkiye'nin en büyük üç ilinde bile öğretmen ve doktor açığı varken, doğuya yapılması öngörülen okullara ve hastanelere hangi öğretmenin ve doktorun atanacağı tartışılabilir. Yapılması gereken hastaneler ve okulların yapılması inşaat işidir, ancak personel yetiştirilmesi işi tamamen milli eğitim ile alakalıdır ki, bu sistemin ülkemizde ne kadar yetersiz bir sistem olduğunu anlatmaya bile gerek yoktur.
uzun lafın kısası, ülke nüfusu İzmir Karaburun'daki bir köydeki hizmet olanakları için de, Mardin Midyat'taki bir köydeki hizmet olanakları içinden fazladır, hem de çok fazladır. nüfus planlaması işine girecek olursak, sorunu kısa vadede bölgesel olarak ele almak hem yanlış olacak, hem de sakıncalı olacaktır; zira bu, ayrımcılık olarak anlaşılması kolay bir olgudur.
sorun ne olursa olsun, Diyarbakır’da görev yapan bir yakınımın, üç karısından tam 48 (yazıyla kırk sekiz) çocuğu olan bir adamla yaptığı sohbet sırasında duyduğu şu cümlelerin hiçbir açıklaması olamaz:
- Ağa, neden 48 çocuk yaptın, ne yapacaksın  bu kadar çocukla, bu çocuklar ne yapacak büyüyünce?
- vallah ben bilmem, bizim reis ne dediyse biz onu yaptık. heç bir şey yapamazlarsa devlet baba bakar, devlet baba bakmazsa bakacak birileri elbet çıkar!
Bu konuşmanın hizmet dağılımındaki eşitsizlikle bir alakası olduğunu iddia eden birisi varsa,.

Doğuda görüyoruz ki, cahil bir adam, çocuklarını bırakın okutmayı giydirmeyi, karınlarını doyuramayacak durumda olduğu halde, sürekli çocuk yapıyor. bunun sebebi nüfus planlamasının bilinmemesi olduğu gibi ayrıca bu inanç meselesi de.. Nüfus arttıkça artıyor, doğuya yapılan yatırımların zaten batıya yapılanla kıyaslanamayacak durumda olduğu düşünülürse; yetmiyor, yetemiyor. Burda bahsedilenin 2-3 çocuğu olan aileler değil, 15 çocuklu aşiretimsi aileler olduğu da oldukça açık.
aile bir süre sonra bu bilinçsiz çoğalmayı kaldıramayacak hale geliyor. çocukları okutamıyor, besleyip giydiremiyor. o zaman ne yapıyor? mecburen çocuk yaşta evlendiriyor. ister kız olsun ister erkek..

Bir şeyin çok iyi bilinmesi gerekir, insana yatırım yapmak geleceğe yatırım yapmaktır.Yatırım ise saldım çayıra Mevlam kayıra anlayışı ile olmamaktadır..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum