Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

YORUM YOK!

A+A-

YORUM YOK!

     İnsan, görüşleri ile hayatına yön çizer. Kendi görüş ve düşünceleri ekseninde hareketlerini sınar. Bakış açısına göre zihninde objeler oluşturur. Hayatın labirentleri arasında yol bulmak için düşünür, konuşur, yorum yapar. Kendi yol planını çizerken bazen başkalarının görüş ve yorumlarından faydalanmaya çalışır. Öylede yapar. Benimsemekte güçlük çektiği zihincelerini terk ederek; değer verdiği insanların fikir ve düşüncelerine öne çekerek boğuştuğu problemlerini çözmeye çalışır.

     Buraya kadar anlatılanların tümü normal. Ancak gelin görün ki, görüş verme tarafında iseniz yandınız demektir. Çünkü insanoğlu çok menfaat perest olduğundan mıdır bilinmez; görüşünü aldığı insanı eğer danıştığı konu çıkmaza girerse suçlamaya başlar.”- Bak. Bu iş senin yüzünden böyle oldu. Sen iyi fikir vereydin bu iş böyle olmazdı. Keşke kafamdan şaşmasaydım. Kimseden aklına bakmasaydım.”gibi yakınmalarla görüşünü paylaştığı insanı zor durumda bırakmak suretiyle problemine veya sorununa suçlu aramaktadır. “-Sen bu aklı vermeseydin bu iş böyle olmazdı. Keşke öbür seçeneği deneseydim.” Olayın sonuçlarına ulaşmadan söylenen sözlerin arasında yerini almaktadır. Bazen insan bıkıveriyor hayattan. Sırf bu yüzden. Üç maymun mu olmak lazım? Görmedim! Duymadım! Bilmiyorum deyiveren. Yada sağır ve dilsiz bu kelimeleri dahi söylemeyen.

Aslında kimsenin işine karışmaya gelmiyor. Kendi aklınızı, kendi kafanıza sığmayan derya dizginli düşüncelerinizi kendi işinizde kullansanız; kim bilir ne kadar mutlu olurdunuz? Tabi ki; istişare, görüş alışverişi çok güzel şeyler… Ama değerini bilen insanlarla, paylaşımını yaptıktan sonra. Tarih bu olayların yaşandığı güzide örneklerle dolu. Görüş alışverişi ya da eski tabirimizle fikir teatisi uygulanabilirse ne mutlu bir sosyal olgudur. Bu sosyal olgunun en eşsiz örneğini Peygamberimizin hayatında görüyoruz. Uhut savaşında ashabının görüşü ile meydan savaşına katılması bunun en bariz örneklerindendir. Uhut Savaşı öncesi, meşveretten “meydan savaşı”kararı çıkınca Resulullah (asm) evine gidip zırhını giyer. “Meydan savaşı” isteyenlerin bir kısmı gelip, görüşlerinden vazgeçtiklerini söyleyince de, Resulullah (asm) “-Bir peygambere, zırhını giydiğinde, artık geriye dönmesi yakışmaz.” diyerek isteklerini geri çevirir. Hâlbuki Peygamberimiz (asm) Uhut"un hazin sonucunu bir gün önce rüyasında görmüştü. Ama istişareyi esas aldı. Ve 70 güzide sahabe şehit oldu. Harbin sonunda, Peygamberimiz (asm), “-Şimdi ne oldu?” diye kimseyi azarlamadı, bilâkis istişare kararlarına sahip çıktı ve o genç sahabelerden hayatta kalanları teselli etti. Fikirler elbette ki çok değerlidir. Fikir veren mesabesinde iseniz alan kişiye çok dikkat etmelisiniz ki; o insan fikir sirkülasyonu hususunda değerini bilen biri olmalı. Geçenlerde bir muhabbet esnasında dost meclisinin birinde, kulak misafiri oldum arkadaşların konuşmalarına. Biri diğer arkadaşını görüşünü aldığı için ayıplıyor onu suçluyordu. Diğeri de bu işin sonucunun olumsuz olacağını nereden bilebilirdim diye hayıflanıyordu. Özür dileyerek, konuşmalarına katıldım. “-Bakın dostlar birbirinizin fikir ve görüşlerine saygılı olmalısınız. Bir iş veya probleminizi aşmak için arkadaşınızın düşüncelerinden istifade ettiğinizde; o işin sonunda olumsuz bir hal meydana geldiğinde arkadaşınızı suçlamamalısınız. Nasıl ki başkalarının fikirlerinden faydalandığınız olumlu sonuçları kendinize mal ediyorsanız, bunu da üstlenerek bu işte sorumlu aramamalısınız. Bu insan olmanın bir gereğidir. Hele ailevi konulardaki sorunların çözümünde, yardım alacağınız kişilerin sahasında uzman kişiler olmasına azami özen gösterin. Ve aldığınız bu fikirlerin sonucunda meydana gelen sonuçları; ister müspet ister menfi olsun sahiplenerek kimseyi suçlamayın. Yoksa aksi hal ve davranışlar, ileride karşılaşacağınız sorunların karşısında zım zırtlak(kimsesiz ve çaresiz) ortada kalmanıza sebep olacaktır.

   Hayatın sizi daraltmadığı, meşveret dairesi içinde güzide dostlarla doyumsuz anlar geçirmeniz dilek ve temennilerimle…

Sağlıcakla kalın efendim…

Yüzünüz Hep Gülsün!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar