1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. YERİN DOLMUYOR…
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

YERİN DOLMUYOR…

A+A-

YERİN DOLMUYOR…

Hiç biri yerini doldurmuyor, hiç biri beni sen kadar anlamıyor…

Nedendir bilmem ama kafam sensiz hiç anlamıyor.

Kimlerle tanıştım, kimleri sevdim..

Kimler uğruna feda ettim bu yüreğimi.

Canlarımı yaktığım günlerimi yok saydığım dünlerim.

Hepside beni anlamıyor.

Puslu dağların ulu orta konuştuğu sözcüklerle,

Ciğerlerimi patlatırcasına koştuğum eforumla,

Gece aydınlığına gömüp yalnızlığımı,

Son umut seni aramak geri kalan hayatımda…

 Ve sen ki; kül elenmemiş yorgunluklarınla koş bana.

Koş ki, hayatımın anlamı, aklımın sonradan gelen fikri olasın.

Gelmeyen umutlarımın kapısı olasın.

Fikrimin ince gülü olasın.

 

Hayat, büklümbüklüm yolların ağındayken,

Ve ben seni susayarak aramışken,

Yollar, yıllar özlemden sıyrılamamışken,

Ne kadar anlamsız bir hayat kucağını açmışken,

Seni bulamamazlığın pençesindeyken ben,

Vuslatın kolları acıyorken, acıyorken ısırgan tohumu,

Sarmışken dut kurusu saçların bedenimi,

Unutur mu bu yürek?

Her yerde seni arayacak inan, mağrur ve ürkek…

 

Bir çisenin bahar dalına dolandığında buldum seni.

Buram buram kokan hasıl harman yerinde.

Ciğerlerimi dolduran yeşillerin ulaşılmaz rakımlarında.

Ya da bir annenin şefkat dolu kollarında.

Buldum seni bütün yollarımın sonunda.

Levhalar dilsiz, lambalar sönük, istekler külelenmemiş.

Aramak sanatımda olsa, bulmak eserim olsun.

Mahur gözlerin pusulam, nasırlaşan ellerin yolum olsun.

 

Hayat yangını sarsa da etrafımı, sarsa da ruhumu efkârımı,

Sarsa ruhum yangın yeri, sarsa bedenim iftihar ve medarımı.

Seni aramak boynumun borcu, bulmak vazifem.

Her yer cellat olsa uğruna feda olsun kellem.

Olmaz sanma aramalarım boşuna susuz,

Her şeyin bir ecri vardır hak katında sanma borçsuz.

Hatırlarım hep yadını, örümcekleşen köşelerin diyarında.

Yunsun, arınsın diye kavgam mücadelem ulu pınarlarında.

 

Yeter artık seninle geçen dünlerim, kimi bilir kimi seçer düşlerim.

Ayaklarımda mecel yok, vücudum yorgun, gönüm hüsran,

Ya gel bana, yada ayır artık düşlerimle hayatımı fürkan.

Uzadı artık bu ayrılık, zaman olsun artık vuslat.

Ağzımda artık kalmadı ne melodi ne de tat.

 

Vuslatım yakın, yerin yakın, mekanın yakın, kendin yakın…

O kadar müptelayım ki sana, bana eller yakın.

İroni olmuş her şey ve irrite olmuş hayat,

Uzatma bu maşukunun vuslatını, hayatının içine kat.

Kimbilir hangi yaban ellerin avuçlarında,

Kimbilir hangi memleketin sıcağında,

Kimbilir hangi diyarın şefkat kucağında,

Kimbilir hangi sevgilinin vuslatında,

Kimbilir hangi hengâmenin ortasında,

Kimbilir hangi ananın külelenmemiş sevdasında,

Kimbilir hangi gözyaşının düşmeyen damlasında,

Kimbilir hangi şavkı tutmuş ayın aydınlığında,

Kimbilir hangi sansasyonel hayatın batağında,

Kimbilir hangi bayağı ihanetin kapısında,

Kimbilir hangi çözümlenmemiş hatalarda,

Kimbilir nerelerde ve hangi diyarlarda.

Bulacağım. Bulacağım. Bulacağım…

 

Bulacağım seni ve senin gibi dava adamlarını.

Bir gün elbet yorulacak adımlarını,

Ortasında hayatın kalmış yarım davalarını.

Birleşip ayrılmak vuslatın hikâyesi olsada,

Pusulam, yörüngem, yolum yordamım;

Her şeyim sen ol, Onu bulamasamda…

Önceki ve Sonraki Yazılar