1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. YERDE – GÖKTE, SURİYE İLE İT DALAŞI
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

YERDE – GÖKTE, SURİYE İLE İT DALAŞI

A+A-

 İki yıl önce Suriye’nin Halep kentine gittiğimde halkın Türkiye’ye karşı sıcak ilgisine bizzat şahit oldum. Gittiğim elliye yakın ülkede böylesi bir candanlığı Tunus ve Mali’de de hissettim. Aynı sıcaklığın her iki devlet yöneticilerinde de var olduğunu medyadan hep birlikte izledik. Bizleri “can” olarak karşılayan Suriye’lilerle bu günlere geleceğimiz aklıma dahi gelmezdi. “Olmaz olmaz” demeyelim, ama oldu işte.. İki ülke 877 kilometrelik bir sınıra, ortak kültürel ve tarihi değerlere sahip olmakla birlikte, şu günler ciddi sıkıntılılar yaşamaktadır.. En son olay da daha önce meydana gelen başka bir olaya misilleme olarak meydana gelmiştir. 16 Eylül Pazartesi günü sınırda tehlikeli uçuş yapmakta olan bir Suriye helikopteri, radarlarla belirlenerek takibe alındı. Saat 14.20’de Türk hava sahasını ihlal ettiği için iki kez uyarıldı. Ancak helikopter hava sahamızı terk etmeyince, harekat merkezinin yönlendirdiği bir F-16 uçağı tarafından Hatay Yayladağ Güveççi Hudut Karakolu yakınında vuruldu. Helikopter, Suriye toprağına düştü. 

               TÜRKİYE SURİYE HELİKOPTERİNİ NEDEN VURDU? 

    Suriye’ye karşı olan hudut angajman kuralları 22 Haziran 2012’de Türk F-4 savaş uçağı doğu Akdeniz’de Suriye tarafından düşürüldüğü zaman Türkiye tarafından değiştirilmişti. Başbakanlık, olaydan 4 gün sonra 26 Haziran 2012’de bundan böyle Suriye tarafından sınıra yaklaşan her askeri unsurun tehdit ve askeri hedef muamelesi görmeye başlanacağını açıkladı. Yeni angajman kuralları Türkiye’nin, “Suriye askeri unsurları, sınırı geçmese dahi, düşmanca hareket içinde olduğu varsayılarak, sınıra yakın bölgede vurulmaları için olanak sağlayacaktır” şeklinde yorumlandı. Bu değişiklikten 4 ay sonra yani 3 Ekim 2012 Cuma günü Suriye tarafından Akçakale (Şanlıurfa) ilçesine düşen top mermisi ile 5 Türk vatandaşı hayatını kaybettiğinde, yeni angajman kuralları uygulamaya konulmuş ve Türkiye anında misilleme olarak Suriye’de tespit edilen askeri bölgeleri top atışına tutmuştu..   

       SURİYE NE DİYOR?  

    Suriye Genelkurmay Başkanlığı, Lazkiye'nin Bidama beldesi yakınlarındaki Türkiye sınırına yakın Yunusiye sınır bölgesinde “sınıra sızmaları denetleyen ve silah taşımayan” bir askeri helikopterin kısa süreliğine Türkiye hava sahasına girdiğini, kontrol merkezinden yapılan uyarıyla helikopterin derhal Suriye hava sahasına dönüş yapmasının sağlandığı, ancak Türk uçaklarının "aceleci" bir tepki ile ateş açarak helikopteri düşürdüğü belirtildi. Suriye, bu durumu Türk hükümetinin “tansiyonu yükseltme ve gerginliği artırma” yönündeki niyetlerinin kanıtıdır” şeklinde yorumladı        

     YABANCI BASINDA SURİYE İLİŞKİLERİ 

  New York Times gazetesinde, Türkiye'nin Suriye helikopterini vurması için "Türk hükümetinin Suriye'deki iş savaşa daha güçlü bir uluslararası yanıt verilmesi çağrılarını kuvvetlendirmek için yapılmış bir eylem gibi gözüküyor" denildi. Financial Times "Ankara ile Şam arasındaki tansiyon yükselmeye devam ederken, Türkiye, Suriye helikopterini vurduğunu açıkladı” denilerek iki ülke arasındaki gerginliğe, iki ülke arasında 900 kilometreye yakın ortak sınıra dikkat çekildi.. TIME dergisinde "Bu olanlar, Türklerin aklına gelmezdi. 2009 yılında Tayyip Erdoğan hükümeti Suriye vatandaşları için vize uygulamasını kaldırmış ve gelecekteki enerji işbirlikleri, ortak yatırımlar, serbest ticaret bölgesi için planlar yapmıştı" şeklinde yazdı. The Telegraph gazetesinde ise helikopterin düşürülmesinden çok önce Türkiye’nin Suriye'den açılan ateş sonucu angajman kurallarını değiştirdiği hatırlatıldı. Los Angeles Times,

2/2

helikopterin düşürülmesinin, zaten gergin olan Türkiye – Suriye ortak sınır hattındaki son gelişme olduğu vurgulandı..     

                  İKİ ÜLKE İLİŞKİLERİNİN KISA ANALİZİ 

    Suriye, Osmanlının 400 yıla yakın hakimiyeti altında kaldığı Osmanlı Devletine gelişen Arap milliyetçiliği etkisiyle olumsuz bakmaktadır. Oysa iki ülke arasında ilişkiler millet olarak her zaman iyi olmuştur. Karşılıklı ticaret, kız alıp vermeler gibi sosyal ve ekonomik nedenlerle Türkiye’de Suriyeliler, Suriye’de de Türkler milyonları aşkın düzeyde karşılıklı yerleşmişlerdir. İki ülke arasındaki ilişkileri 3 temel sorun üzerinden incelemek daha doğru olacaktır; Hatay, Fırat ve Dicle ve PKK .. 60 sene önce (1953) Suriye Devlet Başkanı Edip Çiçekli, Hatay’ın Suriye’ye ait olduğunu iddia etmiş, bastırdığı haritalarda Torosların güneyini Suriye topraklarında göstermişti. Ağustos 1957’de de Sovyetlerle Teknik ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması imzalayınca iki ülke savaşın eşiğine bile gelmişti. 1998 Sonbaharında Türkiye Kara Kuvvetleri Komutanı Atilla Ateş, PKK elebaşısı Öcalan’ı Şam’da barındırdığı için Suriye’yi tehdit etmiş, sonuç alamayınca kara ve denizden Suriye’ye karşı harekât hazırlıklarına başlamıştı. Bunun üzerine Öcalan, Suriye’den çıkartılmış ve Kasım 1998’de Adana Mutabakatıyla iki ülke ilişkileri tekrar düzelmişti.         

                              DEĞERLENDİRME 

   Günümüzde Suriye-Türkiye ilişkilerinin bozulmasında kuşkusuz Esad rejiminin payı çok büyüktür.. Ancak, uluslar arası stratejistler bazı sorulara yanıt aramaktadırlar ; Suriye ile tüm köprüleri atmak noktasında Türkiye “acül” mü davranmıştır? Milyonlarca Türk ve Suriye vatandaşı karşı ülkede ikamet ettiğinden, bir savaş halinde durumları ne olacaktır? Muhalifler ülkeyi ele geçirdiğinde, 50 kadar birbirinden farklı yapılardaki marjinal grubu disipline ederek ülkesinde bütünlüğü ve Türkiye ile ilişkilerinde de istikrarı nasıl sağlayabilecektir?  

                                 SONUÇ 

   Genel bir perspektiften baktığımızda Başbakan Erdoğan’ın işi pek kolay gözükmüyor.. ABD – Rusya arasındaki ikili görüşmelerdeki strateji ve İran’ın son yıllarda gelenekselleştirdiği “kontrollü gerginlik” politikasını Rusya ve Çin ile koordineli olarak kurarak burada da sürdürmeye çalışması durumu daha da karmaşık hale getirmektedir. Diğer taraftan Suriye’ye askeri müdahaleye çeyrek kala çark eden İngiltere sadece ABD’i zor durumda bırakmamış, Suriye hükümetinin kendi halkına karşı acımasızca tutumuna karşı etkin politika yürütülmesinde ısrarcı olan Türkiye’yi şok etmiştir. Üstüne üstlük Rusya ve ABD arasında Suriye'nin elindeki kimyasal silahların yok edilmesi konusunda anlaşmanın yapılmış olması, işin cabasıdır. Türkiye hükümeti de gelişmeleri sabırla izliyor ve bekliyor.. Ne diyelim? Allah ülkemize zeval vermesin ve bölgedeki mazlum insanları korusun.. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.