1. HABERLER

  2. MEDYA

  3. Yeni Akit: “Allah rahmet etsin, diyemiyorum”
Yeni Akit: “Allah rahmet etsin, diyemiyorum”

Yeni Akit: “Allah rahmet etsin, diyemiyorum”

Yeni Akit Yazı İşleri Müdürü Karahasanoğlu, usta yazar Yaşar Kemal’in vefatı ardından “Allah rahmet etsin, diyemiyorum” diyen profesörü savundu

A+A-

Yeni Akit Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, “Yaşar Kemal öldü; ancak hayatına ait ayrıntılar içinde henüz ‘Allah rahmet etsin’ diyeceğim bir ipucu bulamadım” diyen Prof. Ahmet Akgündüz’ü savundu. Karahasanoğlu, hayatı boyunca barış için çabalayan Yaşar Kemal’in, PKK’lılara “gerilla” demesinden yola çıkarak “terörist destekçisi” olduğunu ileri sürdü. Karahasanoğlu, yazısının sonunda "Teröriste ‘gerilla’ diyenlere, biz eyvallah edemeyiz... İyilik şahitliği, yapamayız” ifadesini kullandı.
 
Ali Karahasanoğlu’nun Yeni Akit gazetesinin bugünkü (3 Mart 2015) nüshasında yayımlanan yazısı şöyle:
 
 
‘Kimse kusura bakmasın riyakarlık yapamam!’  
 
Yaşar Kemal ölmüş..
 
Ardından bir ağıtlar, bir ağıtlar..
 
Sevenler ağıt okusun da..
 
Bırakın sevmeyenler de, fikrini söylesin.
 
Ona da tahammülleri yok..
 
Prof. Ahmet Akgündüz bir tivit atmış.. Dediği aynen şu: “Yaşar Kemal öldü; Ancak hayatına ait ayrıntılar içinde henüz ‘Allah rahmet etsin’ diyeceğim bir ipucu bulamadım.”
 
Vay sen misin bunu diyen.
 
Hemen solaklar başta olmak üzere.. Bizim mahalleden bazı entel-danteller de katılarak..
 
“Okumak cehaleti alır, bazı şeyler baki kalır” ile başlayan, “rektörden tepki çeken yorum”a kadar bir sürü hakaret..
 
Sizin övmenize bir şey diyen var mı?
 
Yok.
 
Ama bir müsaade edin de, birileri de kendi fikrini söylesin.
 

 
Bırakın, biz de eleştirilerimizi hatırlatalım..
 
Mesela?
 
Akgündüz Hoca gibi, “bulamadığım”la değil..
 
“Bulduğum”la söyleyeyim..
 
Önce bir girizgah..
 
Çoğunlukla höşgörülüyümdür.
 
İfadeleri, iyimser bir mantıkla yorumlamaya çalışırım.
 
Ama iyimser mantıkla yorumlayamadıklarıma da..
 
Taktım mı takarım.
 
Taktıklarım arasında Yaşar Kemal de vardır..
 
Niçin takmıştım, söyleyeyim:
 
PKK’lı teröristlere, “Gerilla” dediği için.
 
Hafızama nakşetmişim..
 
Kendisini bir sanatçı olarak takdim eden insan.. Nasıl olur da, masum insanları öldürenlere, “Terörist” yerine, “Gerilla” demeyi tercih eder?
 
Onları, övücü bir nitelemeye tabi tutar?
 
Anlamak mümkün değildi..
 
İyimser yorumla ifadeyi düzeltmek mümkün değildi..
 
Takmıştım..
 
Unutamamıştım..
 
İsmini her duyduğumda, “Terörist” yerine “Gerilla” denilmesi gerektiğine dair sözünü hatırlıyordum..
 
Cengiz Çandar’ın, “PKK bir terör örgütü değil, Kürt isyan hareketidir” ifadesini hep hatırladığım gibi..
 
Hasan Cemal’in, Kandil dağlarında teröristlerle dolaşıp, haber adı altında, örgüt propagandasına soyunduğunu hep hatırladığım gibi..
 
Ahmet Altan’ın, Selahattin Demirtaş’a ait “Çukurca-Şemdinli arasındaki 400 kilometre PKK’nın kontrolü altında” cümlesi ile örgüt propagandası yapmasını hep hatırladığım gibi..
 
Ben taktım bunlara..
 
“Yanlış yapmışız. Bizim bu sözlerimizle, terör örgütü, gariban insanları kendi yanına çekiyormuş.. Biz bilerek/bilmeyerek, terörist örgüt lehine propagandada bulunuyormuşuz.. Terörist eylemleri, gerilla faaliyeti olarak gösterme yanlışımızın, akan kanın devam etmesinde büyük rolü varmış.. Halkımızdan özür dileriz. Af dileriz” diyene kadar.
 
Bu isimlerin hepsi için kanaatim aynı..
 
Bu isimlerin hepsi, benim nazarımda, “terör destekçileri”dirler..
 

 
Toprağa verilmiş bir insan hakkında..
 
Kendisini artık bizzat savunamayacak kişi hakkında, soyut ifadelerle eleştiri yapmayalım.
 
Hemen tüm medya organlarında çıkan, Yaşar Kemal’in beni rahatsız eden o ifadesini bire bir aktarayım.
 
Hürriyet gazetesinden alıntılayayım ki..
 
“Yaşar Kemal’e muhalif bir gazeteden niye alıntılıyorsun.. Çarpıtmıştırlar” şüphenize sebebiyet vermeyeyim..
 
14 Ocak 2007 tarihli, “Türkiye barışını arıyor” konferansının açılışında, Yaşar Kemal bakın ne diyor:
 
“Gerillanın adını terörist koyduk. Bundan da bir umut bekledik. Sözcükler her zaman her koşulda değişebilir ve bir gün işe yaramaz olur.”
 
Aslında “Gerilla” imiş de..
 
“Terörist” diye, biz yanlış tanımlama yapmışız.
 
Hiç eğip bükmeden söylüyor, aslında onlar, terörist değil, “gerilla” imişler!..
 
Burda durup, biraz düşünmemiz gerekmez mi?
 
Halkın önündeki bir kişi, bunu söylerse..
 
Sürekli övgü ile takdim edilen bir edebiyatçı böyle konuşursa..
 
Gariban 16 yaşındaki gencimizin, eline tutuşturulan silah ile, gidip masum askeri öldürmesine, biz nasıl kızabiliriz ki?
 
Biz Yaşar Kemal bu lafı ettiğinde, o sözü onun ağzına tıkayamadıysak..
 
İtirazlarımız cılız kaldıysa..
 
Millet olarak topyekün bir tepki veremediysek..
 
Kurduğu bomba düzeneği ile, Ankara’nın göbeğinde, İstanbul’un Güngören’inde sivil insanları katledenlere, ne demeye hakkımız olabilir ki?
 
Terörün altyapısı..
 
Örgütün kadrosu..
 
İşte bu açıklamalarla kuruluyor..
 
Organize oluyor..
 
Yaşar Kemal’i ile.. Cengiz Çandar’ı ile. Hasan Cemal’i ile.. Ahmet Altan’ı ile..
 
Ülkücüsü.. Muhafazakarı.. Toplumun önündeki her ismi ile..
 
Teröre zamanında tepki verilseydi, örgüt bu kadar güçlenebilir miydi?
 
Onun için diyorum ki, kimse bizden riyakarlık beklemesin..
 
Teröriste “Gerilla” diyenlere, biz eyvallah edemeyiz.. İyilik şahitliği, yapamayız..

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.