1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. YAŞAM: ÇOK BOYUTLU BİR FENOMEN, YERSEN!
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

YAŞAM: ÇOK BOYUTLU BİR FENOMEN, YERSEN!

A+A-

Hak nasıl aranır? Sorun nasıl çözülür?

İnsanlık tarihinde gerek  ilk çağlarda,gerek  günümüzde ilkel kalmış gelişmemiş  topluluklarda ve gerekse eğitimsiz kişilerde , hak arama ve sorun çözme yöntemi olarak  hala şiddet ve saldırganlık sıkça uygulanan bir yoldur.
Bu kişiler genelde düşünmeye önem vermeyen, muhakeme ile değil içgüdüleri ile hareket eden kişilerdir.
Eğitimsiz bir kişi haksızlığa uğradığı zaman ne yapar? Örnek  vermek gerekirse, arabasına çarpılan bir adam, inandığı değerleri yaşaması engellenen kişi karşı saldırı ile hakkını savunmaya çalışır. Bazı kötü niyetli kişiler karşı saldırı karşısında “Bak bu kişi zaten dik kafalı, asi, bizi tanımıyor, bize dost değil, kafasını ezmeli” mantığıyla hareket ederse kavga çıkacaktır. Güçlü olan zayıf olanı ezecektir.
Haksızlığa uğrayan eğitimli kişi ise ikna ve inandırma yolunu seçecektir. Karşı tarafın kafasındaki soruları gidermeye çalışacak çözüm odaklı düşünecektir.
Fikrine güvenen kişi şiddete başvurmaz. Şiddet ve öfke acziyet işaretleridir. Zor ama uzlaşmacı bir yol olan ikna ve inandırma yöntemi en iyi hak arama yöntemidir. O halde doğruyu doğru şekilde savunmak gerekmektedir.

Demokrasinin bugün geldiğimiz düzeyi şiddetin hak arama yöntemi veya sorun çözme yöntemi olmaması gerektiğinin altına çizmektedir.
Özgür ve çoğulcu ortamda fikrine güvenen kişi fikrini ifade edebildiği için şiddete yönelmeyecektir. Fikirler çarpışacak gerçekler ortaya çıkacaktır. Alternatif fikirler, bakış açıları ve düşüncelerin ortaya çıkması toplumun olgunlaşması daha az hata yapması demektir.
Şiddete başvurma öğretisi yerini şiddete başvurmama öğretisine terk ettiği ölçüde toplumsal şiddet azalacaktır. Fikrine güvenmediği için şiddete başvuran birey ve grupların  toplumsal itibar görmeyeceği bir gerçektir.Yaşamın sadece ideolojiden, dinden, mezhepten ya da etnik kökenden oluşmayan çok boyutlu bir fenomen olduğunu gençlere göstermeye yönelik çabalar içerisinde bulunmak terörle ve şiddetle mücadelede öncelikli hedef olmalıdır. İnsanın ideolojisi, partisi, politik fikri, hayata bakışı, inançları zamanla değişebilir. Önemli olan hayattır, yaşamın bir ucundan tutmak ve yaşam mücadelesine girmektir. Bunu genç insanlara gösterebilmeyi başarmak, teröre  ve şiddete karşı savaşta, stratejik bir değer ve öneme sahiptir.Buraya kadar çok  doğru ve güzel..Fakat ne yazık ki hala tam olarak gerçek değil..Gerek ülkelerin kendi iç sorunlarını gerekse dış sorunlarının çözümünde hala şiddet , çatışma, kavga ve terör ön sırada..Bu durumda gelinen noktada ne demokrasiden ne de insan haklarından söz edilebilir yanılıyor muyum?

Önceki ve Sonraki Yazılar