1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Yargıdan üç önemli karar
Yargıdan üç önemli karar

Yargıdan üç önemli karar

Avcı yeniden yargılanacak

A+A-
BALYOZ DAVASINDA GEREKÇELİ KARAR

Anayasa Mahkemesi’nin verdiği “hak ihlali” kararı ardından aralarında emekli Orgeneral Çetin Doğan, emekli Orgeneral İbrahim Fırtına, emekli Oramiral Özden Örnek, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan ve emekli Albay Dursun Çiçek’in de bulunduğu 236 sanık hakkında beraat kararı veren Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, gerekçelerini açıkladı. 7 bölümden oluşan 816 sayfalık gerekçeli kararda sanıkların, yüklenen suçu işlediklerinin sabit olmadığı belirtilerek, darbelerin yasadışı oluşumlar olduğu vurgulandı ve “Gizlilik kuralı gereği darbe planlarının başkalarına miras gibi devredilmesi söz konusu olamaz” denildi.

Davaya dayanak olan dijital verilerde yer alan “Balyoz Harekât Planı”- nın oluşturulma tarihi olan 2 Aralık 2002’nin hükümetin iktidara gelmesinden yaklaşık 1 ay sonra olduğu kaydedilen kararda, “Henüz 1 aydır iktidarda olan hükümetin icraatlarından rahatsızlık duyulup darbe planı hazırlanması hayatın olağan akışına uygun bulunmamıştır” ifadesine yer verildi. Gölcük Donanma Komutanlığı’nda elde edilen ve sadece biri ıslak imzalı olduğu belirlenen belgedeki tarihin 12 Eylül 2002 olduğu, seçimlerin ise 3 Kasım 2002’de yapıldığı anlatılan kararda, henüz hükümet değişikliği olmadığına dikkat çekildi ve dolayısıyla bu belgenin dönemin mevcut hükümetine karşı darbe planı yapıldığının delili olamayacağı vurgulandı.

BÜLENT ARINÇ'TAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Kararda aleyhine darbe girişiminde bulunulduğu iddia edilen hükümetin, Kasım 2002’de yapılan seçimle ilk kez iktidara geldiği belirtilerek, “Seminerin yapıldığı tarih itibarıyla hükümet henüz 4 aydır görevde olup 4 ay gibi kısa bir sürede hükümetin icraatlarını göstermesi ve bu icraatlardan rahatsız olunarak darbe planı hazırlanması da mantıklı bulunmamıştır” denildi.

Kararda, kapatılan 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin mahkûmiyet kararında emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın emekli olduğu, kadroların değiştiği ifade edildi. Kararda, değişen kadrolar nedeniyle darbenin yapılmadığı dile getirilerek, “Darbenin yapılamayacağını anlayan oluşumun, mantıken ilk yapacakları şey gerçekleştiremedikleri darbe planlarına ilişkin suç delillerini ortadan kaldırmak olacaktır. Daha sonra için bunların saklanması ve güncellemenin 6-7 yıl gibi çok uzun sayılan zaman dilimi içinde devam etmesi hayatın olağan akışına uygun bulunmamıştır” gerekçesine yer verildi.

‘TOPLUMUMUZDA DARBE ÖNYARGISI OLUŞMUŞTUR’

Gerekçeli kararın değerlendirilme bölümünde ise Türk siyasi tarihinde birçok kez darbeler nedeniyle demokrasinin kesintiye uğradığı anlatılarak şöyle denildi:

“Bu darbeler gerek demokrasi, gerekse hukuk ve insan hakları konusunda ülkemizi çok geriye götürmüş, toplumumuzda derin yaralar açmıştır. Hiçbir gerekçe ve neden ordunun halkın seçimle getirdiği hükümetlere karşı darbe girişiminde bulunmasını haklı ve meşru gösteremez. Hükümetlerin anayasal düzene aykırı hareket ettiklerinin belirlenmesi halinde Anayasa’da bu duruma karşı gidilecek hukuki yollar belirtişmiş olup hukukun dışına çıkılması mümkün değildir. Dava konusu olaya da önyargılardan arınmış, tarafsız olarak yaklaşılması ve hukuki çerçevede değerlendirme yapılması gerekmektedir. Siyasi tarihimizde darbelere sık sayılabilecek sayıda rastlandığından toplumda bu konuda önyargı oluşmuştur. Dava konusu olaya önyargılardan arınmış tarafsız olarak yaklaşılması ve hukuki çerçevede değerlendirme yapılması gerekmektedir.”

Darbe yapılaşmasının yasadışı bir yapılaşma olduğu, bu nedenle darbe planlarının gizliliğin sağlanması amacıyla ilk aşamada çok az kişiden oluşan çekirdek kadro tarafından bilindiği ifade edilen kararda, “Darbe, yapılanmasından çok kısa süre önce diğer kişilere gizli yollarla duyurulur. Ayrıca yasadışı darbe oluşumlarında ‘gizlilik kuralı’ gereği darbe planlarının başkalarına miras gibi devredilmesi söz konusu olamaz” denildi.

‘BARANSU’NUN TESLİM ETTİĞİ CD’LER SAHTE’

Kapatılan Özel Yetkili 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen mahkûmiyet kararların dayanağı olan gazeteci Mehmet Baransu’nun teslim ettiği 11 ve 17 No’lu CD’lerin sahte olarak oluşturulduğunun kesin olarak tespit edildiği anlatılan kararda, bu belgeler arasında 1. Ordu Komutanlığı’nın “kozmik oda” olarak bilinen kontrollü evrak bürosundan çıkarılan belgeler bulunduğuna dikkat çekildi. Kararda şu ifadelere yer verildi: “Gizli nitelikte olan bu belgeleri bulunduğu yerden gizlice alarak gazeteciye teslim eden, 11 ve 17 No’lu CD’lerin sanıklarla aidiyetini sağlamak amacıyla sanık Süha Tanyeri’ye ait el yazılarının bulunduğu defterden kopyalama yaparak bu kişiye aitmiş izlenimi verecek şekilde üzerine yazı makinesiyle yazı yazan kişi veya kişilerin iyi niyetli olmadığı da aşikâr.. Askeriyeye ait kozmik odada muhafaza edilen bu belgeler buradan alınıp dışarıya çıkabiliyorsa aynı şekilde sanıklarla ilgili olmayan belgelerin de gerek Donanma Komutanlığı’na gerekse Hakan Büyük’ün evine kasıtlı olarak, bu kişilere suç isnat etmek amacıyla konulmuş olması ihtimal dahilindedir.”

Kararda sanıklardan Hakan Büyük ile ilgili de “Suç delilini evinde, üstelik ‘boş’ bir çekmecenin içinde muhafaza etmesi hayatın olağan akışına uygun bulunmamıştır” denildi.

2- YARGITAY, AVCI’NIN CEZASINI BOZDU

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’ya, “Devrimci Karargâh” örgütü davasında “örgüt üyelerine yardım” suçundan verilen hapis cezasını bozdu.

9 YIL 9 AY 15 GÜN CEZASI ONANMIŞTI

İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 75 sanıklı Devrimci Karargâh Örgütü davasını 19 Temmuz 2013’te karara bağladı. 45 sanığı çeşitli oranlarda hapis cezasına çarptırırken, 28 sanığın beraatine karar verdi. Dosya son karar için 13 Haziran 2014’te Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne gitti. Daire 6 yıl devam eden temyiz incelemesini Aralık 2014’te tamamlayarak kararını açıkladı. Avcı’ya “yasadışı silahlı Devrimci Karargâh terör örgütü ve mensuplarına yardım etmek” suçundan verilen 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasını onadı. “Ruhsatsız vahim nitelikte tam otomatik silah bulundurup taşımak”tan verilen 5 yıl hapis cezası ise 4 yıl 2 ay şeklinde düzeltilerek onandı. Böylece Avcı’nın toplam 9 yıl 9 ay 15 gün hapis cezası kesinleşmiş oldu. Avcı’ya, “Haliç’te Yaşayan Simonlar- Dün Devlet Bugün Cemaat” isimli kitabında, “terör örgütleri ve bu amaçla yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda yargı görevi yapanları etkileme” suçundan verilen 2 yıl 6 ay, “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçundan verilen 2 yıl 2 ay 20 günlük hapis cezası ise bozuldu.

DAİRENİN YETKİSİ ALINDI

Yargıtay Kanunu’nda yapılan değişiklik uyarınca 9. Ceza Dairesi’nden “terör ve örgüt” suçlarına bakma yetkisi alındı. Bu nedenle dosya, Yargıtay Başsavcılığı’na gönderildi. Kararı inceleyen başsavcılık, sanıklar Avcı, Hakan Soytemiz ve Tuncay Yılmaz yönünden karar düzeltme yoluna gitti. Başsavcılık, Avcı hakkında verilen 9 yıl 9 ay 15 gün hapis cezasının onanmasına ilişkin kararın bozulmasını ve Avcı’nın beraatine karar verilmesini istedi. Başsavcılığın karar düzeltme istemini kabul eden 16. Ceza Dairesi, 9. Ceza’nın onama kararını 3 sanık yönünden kaldırdı. Avcı’ya “Devrimci Karargâh Terör Örgütü ve mensuplarına yardım etmek” suçundan verilen 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile “ruhsatsız vahim nitelikte tam otomatik silah bulundurup taşımak”tan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası bozuldu. Daire, Başsavcılığın talebi üzerine sanıklar Hakan Soytemiz ve Tuncay Yılmaz hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin de bozulmasını kararlaştırdı. Bu karar sonrası Avcı, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanacak. Avcı’nın yargılama sonunda bu suçlardan beraat etmesi bekleniyor.

3- 4 SAVCI VE 1 ESKİ KOMUTAN ‘DARBE GİRİŞİMİ VE CASUSLUK’LA SUÇLANIYOR

Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Adana ve Hatay’da Suriye’ye giden MİT TIR’larının durdurulmasıyla ilgili soruşturmada, 4 savcı ile eski Adana İl Jandarma Komutanı hakkında tutuklama kararı verdi. “Hükümete karşı darbe girişimi ve casuslukla” suçlanan eski Adana Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık, eski Başsavcıvekili Ahmet Karaca, eski Adana Cumhuriyet Savcıları Aziz Takçı ve Özcan Şişman ile eski Adana İl Jandarma Komutanı Albay Özkan Çokay, yakalanarak mahkemeye çıkarılacak ve tutuklama kararları yüzlerine okunacak. Mahkeme, eski Reyhanlı Başsavcısı Yaşar Kavalcıoğlu ile eski Ceyhan İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Erdal Yılmaz ve eski Pozantı İlçe Jandarma Komutanı Ufuk Yörüksöz hakkındaki tutuklama talebini ise suç yerine en yakın ağır ceza olmadığını belirterek reddetti. Bu isimlerin tutuklanma talebini, o dönem görev yaptıkları yerlere en yakın ağır ceza mahkemesi değerlendirecek.

Haklarında yakalama kararı çıkan savcılardan Özcan Şişman Adana’da, Aziz Takçı Zonguldak’ta, Süleyman Bağrıyanık ise Antalya’daki evinde gözaltına alındı. Savcı Şişman hukuksuzluğun devam ettiğini belirterek, “Güce biat edenler, hukuku yok sayarak, gücün talimatını yerine getiriyorlar. Birilerinin gazını almak için bizi tutukluyorlar” dedi. Şişman, “Ben 1. sınıf savcıyım. Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 88. maddesine göre gözaltına alınamam. Neyle suçlandığımı bilmiyorum. Devletin savcısını bu şekilde derdest etmeleri suçtur. Bu suçu işleyenler cezasını çekeceklerdir” diye konuştu.

‘HUKUK YARA ALDI’

Savcı Takçı ise gözaltına alınmadan önce yaptığı açıklamada, “Yaptığımız işlemde hiçbir hukuka aykırılık yoktur. Yasalara göre hareket ettik. Maalesef suç işleyen birileri bundan hoşlanmadı. Suç işleyenler şu anda güçlüler” dedi. Savcı Süleyman Bağrıyanık da karar hakkında, “Bugüne kadar hep hukuku uyguladım. Türk hukuku, Türk adaleti derin bir yara aldı. Biz haydut, eşkıya değiliz” ifadesini kullandı.

Paylaş

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.