1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. YARDIMCI PERSONEL AÇIĞI HAD SAFHADA!
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

YARDIMCI PERSONEL AÇIĞI HAD SAFHADA!

A+A-

Okul idarecileri devletten ödenek alamadıkları için başta hizmetli ve memur yokluğundan dolayı velilerden para toplayarak, başta sözleşmeli memur ve hizmetli parası olmak üzere fotokopi çekimi, boya badana, tuvalet ve lavaboların temizliği ile genel temizlik, yakacak, temizlik ve çevre düzenlemesi gibi konularda yapacakları harcamaları, yine velilerden karşılamak zorunda bırakılmışlardır. Okullarda yardımcı personel açığının her yıl giderek arttığını, bin-ikibin bin mevcutlu okullarda bile bir tane hizmetli bulunduğunu ve yıllardır bu açığa rağmen hizmetli ve memur alımı yapılmadığını söyleyen
Eğitim ordusu sürekli artan ülke nüfusuna orantılı olarak her yıl kan kaybına uğramaya devam etmektedir. 100 binleri aşan öğretmen açığı ve 10 bin dolayında bir sayıda da yardımcı personel açığımız bulunmaktadır. Bugün öğrenci sayısı binlerle ifade edilen köklü ve büyük okullara bile bir hizmetli ve bir memur zor düşmektedir.
Eğitim hizmetlerinin görünmez kahramanları olan memur ve hizmetlilerin, ortalama 630 YTL maaşla, haftanın hemen her günü, ek bir ücret almadan çalışmaktadırlar.
Yaptıkları zor ve yıpratıcı işlere karşılık oldukça düşük ücret almakta olan memur ve hizmetlilerin ezilen bir kesim olduğunu, yöneticiler ve iktidarlar tarafından görmezden gelindiklerini ve horlanmaktadırlar.
800 bin kişilik eğitimci ordusunun yüzde 15`ine yakınının hizmetli, şoför, bekçi, teknisyen, kaloriferci, memur ve üniversitelerde ki idari personelden oluşturmaktadır.
Bu kişiler olmadan kaliteli bir eğitim hizmeti verilmesi mümkün değildir. Bu arkadaşlarımız eğitim ordusunun ayrılmaz bir parçasıdır. Eğitim hizmetlerinin etkin, verimli, kaliteli bir şekilde sunulmasının bu vefakar arkadaşlarımızın sorunlarının çözülmesi ile eşanlamlı olduğu hatırlanmalıdır. Hizmetli arkadaşlarımız haftanın hemen her günü, ek bir ücret almadan çalışmaktadır. Yaptıkları zor ve yıpratıcı işlere karşılık oldukça düşük ücret almaktadırlar. Kaldı ki, her okula yeteri kadar hizmetli verilememekte hatta, bazı okullara hiç hizmetli verilememektedir. Bu durum karşısında okul yönetimleri, yine öğrencilerden toplayabildikleri paralar ile, dışarıdan kadrosuz ve asgari ücretle çalışacak kişileri çalıştırmak ve okulun ağır işlerini yaptırmak zorunda kalmaktadırlar. Aynı okulda ya da yakın okullarda biri Milli Eğitim Bakanlığının diğeri okul yönetiminin asgari ücretle çalıştırdığı iki tür çalışan aynı işleri değişik ücretlerle yapmak durumunda kalmaktadırlar. Üstelik, asgari ücretle çalıştırılan hizmetliler, birtakım sosyal yardımlardan yararlanamamaktadırlar.
Bu yüzden önerilerimiz; Öğrenim yılı başında yalnızca idarecilerin ve öğretmenlerin aldığı eğitim-öğretim ödeneği memur ve hizmetlilere de ödenmelidir.
Sabah 7.30`dan, akşam 7.30`a kadar eğitim kurumlarında çalışan memur ve hizmetlilere her fazla saat için ek ders ücreti oranında ödeme yapılmalı ve bunun yanında sarf malzemesi ve iş elbisesi ücreti verilmelidir.
Öğretmen ve idarecilere tanınan indirimli otobüs bilet hakkı bunlara da verilmeli, kurumların servis araçlarından faydalanmaları sağlanmalıdır.
Hafta sonlarında ve bayram tatillerinde göreve gelen idarecilere verildiği gibi memur ve hizmetlilere de mesai ücreti verilmelidir.
Eğitim kurumlarında çalışan memur ve mutemetlere iş takibi dolayısıyla harcadıkları yol ücretlerine karşılık yolluk ödenmelidir.
Memur ve hizmetlilere bilgisayar, iletişim, mesleki ve kişisel gelişim v.b. alanlarda hizmet içi kurs imkanları sunulmalı ve teşvik edilmelidir.
Kadrosuzluktan dolayı iki-üç kişinin yapacağı işi tek başına yapmak zorunda kalan bu arkadaşlarımızın sağlıklı ve hijyenik ortamlarda çalışmaları sağlanmalı, tozlu, kirli, mikroplu ortamlarda çalıştıkları için iş önlüğü, maske, duş alma olanağı v.b.gibi imkanlar yaratılmalıdır
Kayıt parası ve yıl boyunca öğrencilerden farklı isimlerle toplanan paralar, eğitimi devlet okullarında adeta paralı hale getirmiştir. Eğitimde gelinen durum "Paran varsa oku, paran kadar oku" acı gerçeğidir. Bugün on binlerce çocuğumuzun zorunlu eğitimden faydalanamamasının ana nedenlerinden biriside budur.

Önceki ve Sonraki Yazılar