1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. YANDAŞLIK MODASI
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

YANDAŞLIK MODASI

A+A-

YANDAŞLIK MODASI

 

                Gelecekte tarih bu günleri tarif ederken; siyasette ikbal takipçiliğinin ve köşe kapmacılığının revaçta olduğu bir dönemi işaret edecektir şüphesiz. Yandaşçılığın ve yağcılığın sınıfsal bir saadeti bağışladığı bu dönemler; aynı zamanda milli kalitenin dejenerasyon modasına hizmet ederek, ulus devlet figürlerini planlı bir saldırı ile zayıf düşürdüğü bir süreci de tanımlayacaktır belki de.

               Demagojilerle fikirlerin süslendiği, siyasette etiğin aşağılandığı, bilim adamlığının otomasyonla takas edildiği, milli kültürümüzün yapay magazinle değiştirildiği, entellektüelitenin sadece modalaştırıldığı, liderler sultasının toplumun siyasal iradelerine kelepçeler vurduğu ve olmayan bir demokrasinin artırılması taleplerinin ve çok türlü açılımların salkım saçak toplum vicdanını derinden kanattığı ilizinasyonist bir süreçten geçmekteyiz.

                Geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğinde icat edilen ve birden bire moda bir ifade olarak dillenen küreselleşme, özellikle milli devletler ve muhafazakâr anlayışlar üzerinde önemli kaoslar yaratmıştır. Yaşanıldığı süre içerisinde teşekküllü olarak algılanamayacak ölçüde karmaşık bir baskı ile topluma hazmettirilmeye çalışılan dış etkili fikirler, millet muhakemesini neredeyse bloke etmiştir. Alışageldik toplum yaşantısı üzerinde sıkıntılar oluşturan bu sihirli sözcük “Globalizm” ile bildik insanlık düzeni askıya alınmıştır. Bilginin, emeğin, paranın, teknolojinin ve küresel sermayenin finansal gücünün sınır tanımaz bir serbestlikle yerküreyi küçük bir köye çevirmesi toplumların sosyal yapısını ve siyasal anlayışlarını da derinden değişimlere uğratmaktadır.

                Küresel emperyalizmin etkilediği siyasal yansıma, çoğu ülkelerde olduğu gibi Türkiye"nin de temel dinamiklerini derinden farklılaştırmıştır. Yakın bir zamana kadar Türkiye"nin resmi ideolojisinin hayati paradigmaları küresel rüzgârlardan çok etkilenmezken, bu gün bu durum farklılaşmıştır. Bu anlamda bu gün, Türkiye çok tehlikeli bir süreçten geçmektedir. Şimdilerde Türkiye"de cumhuriyeti savunmak garabetle eş anlama gelmiştir. Bu gün Türkiye"de milli devleti savunmak, bağımsızlıktan bahis açmak ve vatanseverlik üzerine söz söylemek en basit ithamla şovenlikle suçlanmayı icap ettirmektedir. Dini istismar edenlerin, bölücülerin, işbirlikçilerin, misyonerlerin cirit attığı ülkemizde, milli hassasiyetli olmak tutarsız bir davranış olarak tarif edilir olmuştur bu gün.

                 Sevgili okuyucularımıza AB"nin, ülkemize hiçbir kazanım sunmayacağını aksine yarar değil ama zarar vereceğini söylersek netice nereye varacaktır biliyor musunuz?  AB uyum yasalarının temel arzularında ülkemizin bölünme hesaplarının saklandığını iddia etsek, İMF politikaları ile Türkiye"nin çökertileceğini ve tüm milletimizin fukaralaştırılarak özgüvenlerinin tüketileceğini savunsak biliniz ki bizler; sürü ile birçok yandaş kalem ve aykırı işbirlikçiler tarafından Sevr paranoyası ile suçlanacak oluruz.

                Hani yaklaşık beş yıl önce AB"den tarih alarak büyük zafer çığlıklarıyla yurda dönenler, bugün bu işi hangi noktalara getirebilmişlerdir hiç düşündük mü?  Avrupa parlamentosunda oylanan ve yandaş medya tarafından sonu gelmez övgülerle ödüllendirilen iktidarın bu konu ile ilgili muktedirliğine ne olmuştur? Basiretli bir medya hadiselerin takipçisi olur. Ancak öğüt ve öğün alan yandaş besleme kalemlerin öngörüsü, balık hafızasının ve cüzdan hesaplarının müsaade alanları ile sınırlı olmuştur bu günlere kadar.

                Bu vicdandan nasipsiz kalemler, hiçbir zaman o “Yes” ve “Ja” pankartlarının gösterilmelerinin ve kameraların merceklerine sokulmalarının sebeplerini millete anlatamamışlardır. Ancak bizler biliyoruz ki; o kabul onaylarının karşılığında, Kürtçü örgütlenmeye müsaade talebi vardır. Ermenistan"ın taleplerinin dikkate alınması talebi vardır. Anayasa"mızın değiştirilmesi, Türk Ordusu"nun etkisizleştirilmesi, Kıbrıs"ın gözden çıkartılması ve Heybeli Ada Ruhban Okulu"nun açılış talebine ilişkin müsaade talepleri gibi nice milletimizin zararına emperyalist talepler vardır. Bunların bir tanesinin kabulü için bile AB bize haram olsun derken tüm milletimiz, susmaktadır zillet içerisindeki bir kısım moda takipçisi yandaş kalemler. Hoşça kalın       

Önceki ve Sonraki Yazılar