1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. VESİKASIZLAR
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

VESİKASIZLAR

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,

      Bu haftaki köşe yazımı yıllar önce yaşanmış gerçek bir hayat hikayesine ayırdım.
      Malatya"nın en canlı sokaklarından biri de, genelev sokağıdır.
      Gündüz Cumhuriyet bayramı kutlanmıştı. Gece saat 12"ye yaklaştığı sırada içeriye ağızlarında pipo, sarı saçlı, uzun boylu iki kişi ile beraber şık giyinmiş şişman bir adam girdi.
      Bu iki yabancı, “Uzman” sıfatıyla bir dost ülkeden getirilmişlerdi.
      Bir yıldır yakındaki 15.000 nüfuslu bir Anadolu kasabasındaydılar. Kasabanın genç kaymakamından talep etmelerine rağmen onun böyle bir şey olmayacağını söylemesiyle onlarda tercümanlarını yanlarına alarak önce Malatya"ya oradan da faytoncunun rehberliğinde buraya gelmişlerdi.
      Yani Malatya Genelevine!
      İlk dakikalarda yadırgadıkları bu yer git gide hoşlarına gitmişti. Bu arada akşamdan beri en az 25 müşteri savmış olan Kezban, gramofona oynak bir plak koymuş, kırmızı mayosunun içinde dönüp duruyordu.Yabancılar Kezban"ı seyretmeye başladılar ve sonunda Kezban"ı işaret ederek tercüman aracılığı ile onu istediklerini belirttiler.
      Tercüman Çaça kadına
      Mösyöler bayanı istiyor.
      Tercümanı duyan Kezban, adamlara şöyle baktı ve müthiş yorgunum beni mazur görsünler dedi.
      Tercümanın çevirisinden sonra yabancılardan uzun boylusu sertleşen sesi ile, ne demek oluyor böyle yerlerde müşteri reddedilmez diye diklendi.
      Kezban hiddetlenerek “yorgunum efendim! Laftan anlamaz mısınız?” diye çıkıştı.
      Tercüman “bu mösyölerin kim olduğunu bilmiyorsun galiba! Hem bir O…… müşterisinin arzusunu yerine getirmeye mecburdur!
      Kezban “Evet ben O…."yum ama bu mösyöler kim olursa olsunlar, arzularını yerine getirmeyeceğim.”
      Diğer kadınlar o güne kadar hep para canlısı olarak düşündükleri Kezban"a şaşkın şaşkın bakmaktaydı.
      Tercüman yediği hakareti hazmedememişti. “Senin gibilerin hakkından polis gelir.”
      ”Buyurun efendim, polis iki adımlık yerde”
      Şişman tercüman dışarı çıkarak yaşlı bir polisle içeri girer.
      Ecnebilere karşı daima nazik olmayı, onlara kolaylık göstermeyi vazifesinin mühim bir düsturu sayan polis, Kezban"a
      ”Mösyöler seni çiftetelli oynarken bulmuşlar, demek ki yorgunluk bahane, o halde sebep ne Kezban?”
      ”Sadece istemiyorum”
      ”Fakat vazifeni unutuyorsun, bunlar çok para verirler, ayrıca sonra senin içinde fena olur”
      Genelevinin dilberi Kezban adete deliye döner,
      ”Bana hiçbir şey olmaz, polis bey, beni nihayet buradan başka bir yere sürebilirsiniz, fakat süreceğiniz yer gene Türk memleketi değil mi? Ben gavurlara O…."luk yapmam polis bey yapmam”
Herkes susuyor, iki yabancı alık alık bakıyor, Kezban ise yumruklarını sallayarak söyleniyordu.
      ”Ben gavur O…."su değilim, polis bey! Ben Türk O…"suyum!”
      Diğer kadınlar başlarını önlerine eğmiş, yaşlı polis ise gözlerindeki ıslaklığı göstermemek için bahçeye çıkarken Kezban hala bağırıyordu.
      ”Ben gavurun altına yatmam, polis bey! Ben Türklerin O…"suyum! Gavurun değil!!!
      Evet Saygıdeğer Okurlar,
      Kaderin sillesini yemiş vesikalı Kezban"ın cılız elleriyle ülkemizi işgal etmek isteyen gavurlara atmış olduğu yaman tokadın gerçek hikayesi bu!!
      Yıllardır birkaç dolar kazanabilmek için, yabancıların önünde eğilen, yasaları onların istekleri doğrultusunda değiştiren, memleketi karış karış satan, önemli kurumlarımızı yabancılara peşkeş çeken;
      Oturduğu koltuğu vatanından, gelecekteki nesillerinden daha çok düşünen Bütün Politikacılarımıza…!
      Gün geçtikçe çığ gibi büyüyen işsizimiz varken istihdam yaratmayıp keyif çatan İş adamlarımıza…!
      Kendine verilen makamı şahsı ve yalaka yandaşları için kullanan Bürokratlarımıza..!
      Eline aldığı kalemle kendini aydın sayan beyin özürlü yalaka Medya mensuplarına…!
      Ülkeyi geriye götürecek zihniyete çanak tutan din istismarı Dindar geçinen dini bütün yobazlara…!
      Velhasıl, Kadın-Erkek bütün vesikasız gavur yandaşlarına ithaf olunur.

      
Saygılarımla,

      HALA GİDECEĞİNİZ YERİ BİLMİYORSANIZ
      NEREYE VARACAĞINIZ YER ÖNEMLİ DEĞİLDİR
      YA YERİN BİR METRE ALTI
      VEYA DÜŞMAN AYAĞININ ALTINDAKİ PASPASI

Önceki ve Sonraki Yazılar