1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Uzmanlardan Ramazan ayında beslenme uyarısı
Uzmanlardan Ramazan ayında beslenme uyarısı

Uzmanlardan Ramazan ayında beslenme uyarısı

Ramazan ayının uzun yaz günlerine denk gelmesiyle birlikte uzmanlar oruç tutacaklara beslenme konusunda önemli uyarılarda bulundu.

A+A-

Ramazan ayında öğün sayısı azaldığı için gün boyu alınması gereken besin ihtiyacını da sadece iftar ve sonrasında yenilen besinlerle sağlamanın mümkün olmadığını dile getiren Altın, “Sahur öğününü kesinlikle atlamamak gerekiyor. Sahurda yumurta, peynir ve bir bardak süt ya da yoğurt gibi uzun süre tok tutan protein grubuna ve kompleks karbonhidratlara ağırlık verilmesi gerekiyor. Ekmek olarak tam buğday ya da çavdar ekmeği tüketmeli.

Yeşillik sahur sofrasında mutlaka olmalı. Bunun yanı sıra; kuru meyve veya meyve yenmeli. Ceviz ya da kavrulmamış fındık gibi yağlı tohumların da tüketilmesinde fayda var. Sahurda fazla yağlı, kızartma, hamur işi gibi besinler önermiyoruz. Ramazan ayında dengeli beslenmeyip, sahur öğününü geçiştiren kişilerde kan şekeri düşüklüğü, mide problemleri, şişkinlik ve tansiyon sorunu görülebiliyor. Öğün sayısının azalması yorgunluk ve halsizliği de tetikliyor” diye konuştu.

ÖLÇÜYE DİKKAT EDİLMELİ

Uzun oruç süresince insanların aşırı derecede acıktığını ve iftar sofralarında açlığın da etkisiyle çok yemek yediğine dikkat çeken Merve Altın, iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan güllaç, pide, şarküteri ürünleri, hamur işi gibi yüksek kalorili besinlerin kararında tüketilmediğinde vücuda ciddi zararlar verdiğini vurguladı.

Orucu açmak için bir hurma ya da zeytinin yeterli olduğunu belirten Altın, “İnsanlar alt tarafı hurma ya da zeytin diyerek çok sayıda hurma ve zeytin yiyor. Bu tükettikleri zeytin ve hurma aslında diğer tüketecekleri gıdaların eksilmesine neden oluyor. İftar sofrasında mutlaka salata ve yoğurt bulunmalı. Ana yemek olarak haftanın iki günü kuru baklagil, 2 günü deniz ürünü, 2 günü kırmızı et ve 1 gün tavuk öneriyoruz. Bunların yanında muhakkak sebze bulundurmaları şart.

Çok tuzlu, çok şekerli ya da çok yağlı beslenme ve hamur işi tüketmeleri susamayı artıracaktır. Kızartma ve kavurma yerine ızgara, buğulama, haşlama ve tencere yemeklerini tercih etmeliler. Şekersiz yapılmış meyve kompostoları susuzlukla mücadelede yardımcı olur. Böbrek ve ya tansiyon hastası olmayanlara bir şişe maden suyu tavsiye ediyorum; çünkü yazın mineral kaybı yaşanıyor. Tatlı tüketenlere ise uyarım, tatlılarını iftardan en az iki saat sonra yemeleri” ifadesini kullandı.

SU TÜKETİMİN ÖNEMİ

Çok az yemek yenildiği ve az aktivitede bulunulduğu için insanların Ramazan’da kilo almaya yatkınlaştığına vurgu yapan Merve Altın şunları söyledi: “Metabolizma yavaşladığı ve su alımı azaldığı için kabızlık problemleri çok sık görülür. Bu yüzden sahurda meyveyi tavsiye ediyoruz. Orucu açmamızdan sonra sahura kadar çok az bir vakit kalıyor. Halkımız arasında çay ya da kahvenin sudan yapıldığı için su yerine geçeceği gibi yanlış bir kanı var. Kahve ve çay çeşitleri vücuttan suyu uzaklaştırma etkisine sahiptir. Bu yüzden kahve ve çayı çok tavsiye etmiyorum. Zaten çok az bir aralık mevcut, bu aralıkta da mutlaka su tüketilmesi gerek. Vücutta su azalınca migren gibi baş ağrıları, halsizlik ve el titremeleri başlıyor. Ben oruç tutanlara günde en az on bardak su tüketmelerini tavsiye ediyorum. Eğer içebiliyorlarsa 2 buçuk 3 litre su içmeleri gerekiyor.”

İftardan bir ya da iki saat sonra minimum yarım saat tempolu yürüyüş yapılmasının faydasına da değinen Altın; diyabet hastaları, ağır kalp hastaları, böbrek yetmezliği yaşayan hastalar, gebeler, çocuk emzirenler, yaşlılar ile kanser hastalarının oruç tutmadan önce doktorlarına danışmaları gerektiğini hatırlattı.

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.