Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

UYANMA ZAMANI

A+A-

             UYANMA ZAMANI

 

               Son sekiz yıl içinde ülke varlıklarımız ve sahibi bulunduğumuz ortak değerlerimizin büyük çoğunluğu kaybedilmiştir. Öyle ki dayanak noktalarımız olan fabrikalarımız, nehirlerimiz, limanlarımız ve daha bu sayfaya sığdırılamayacak kadar çok birikimlerimiz düşük değerlerle satılmıştır.

 

               Bu ölçüsüz ve hesapsız icraatların neticesinde ise, Anadolu insanının işi, gücü, uğraşısı, hayvancılığı, tarımı, üretme yeteneği, tohumculuğu ve yerel sanat becerileri dâhil tüm müspet figürleri yok edilmiştir. Üstüne üstlük bu fukara halkın zekâsıyla, ölçümleme ve kıyas terazisiyle de adeta dalga geçilerek, “kriz teğet geçti” denilmiştir.

 

Bu nasıl teğet geçen bir krizdir ki,

 

               Bugün dünyanın en pahalı eti bu ülkede tüketilmektedir. Dünyanın en pahalı petrolü, gazı, tüpü ve madeni yağ ürünleri bu ülkede satın alınmaktadır. Bu nasıl teğet geçen bir ülke ki, dünyan en pahalı tütün mamulleri bu ülkede tüketilmekte ve daha da sayılabilecek envai çeşit mamul fiyatları bu ülkede dünyanın en yüksek seviyelerindedir. Ekonomisine krizin teğet geçtiği nasıl bir ülkedir ki yine bu ülke, kasap dükkânları, benzin istasyonları ve tekel büfeleri azgın ve vicdansız birer tefeci gibi orantısız vergi tahsildarlığı yapmaktadır. 



               Bugün bu ülkede üretim melekelerimiz iğdiş edilmiştir. Bu ülkenin insanlarına üretim unutturulmuştur. Yani becerikli bir toplum; üretim yapamaz hale getirilmiştir.  Milletimizin övünç kaynağı ve ata mirasımız olan tarım ve hayvancılığımız bitirilmiştir. Elli yıl öncesinde bile var olabilmiş sanayimiz, tekstilimiz yok edilmiştir. Bu gün bu ülkede yurt dışından fındıklı ürünler ithal edilmektedir, canlı hayvan ithal edilmektedir. Et, süt, yumurta ve pamuk ithal edilmektedir.

               Açılım ve demokratikleşme çığırtkanlıklarının peşi sıra işi teröristle müzakere etmeye kadar ilerlettiler. Şehit annelerin yanan kalplerine ve kanayan yüreklerine inat, Habur’da göstermelik mahkemeler kurdurtarak sözde yargılamalar yapılmış gibi gösterip, “ben pişman değilim ve ben İmralı’nın emirleri doğrultusunda buraya geldim” diyen teröristleri serbest bıraktılar. Bütün bunlara ilaveten, UEFA kupası kazanmış Galatasaray takımı gibi teröristlerin üstü açık otobüsle on binlerce yandaşının takibi ve tezahüratı ile şehir turları atmalarına göz yumulmuştur.

               Bu ülkenin basını, medya kuruluşları, yazarları, çizerleri ve tüm entelektüel kesimleri siyaseten baskı altına alınmışlardır ve mahalle baskılarının allamesi yapılmıştır. TRT’yi yandaş ve kendi kanalları yapmışlardır. Yetimin, yoksulun, emeklinin, dulun ve fukara insanların kısıtlı imkânlarından cebri olarak topladıkları yüksek kesintilerle büyük fonlar meydana getirmişlerdir ve bu fonlarla da yüksek maaşlarla yandaşlarını TRT kadrolarında istihdam etmişlerdir. 

               “Ergenekon” adı altında topladıkları bilim adamlarını, gazetecileri, aydınları ve vatanseverleri üç yıla varan süreler boyu icat ettikleri yeni mahpushanelere tıkmışlardır. Elbette bunlardan gerçekten suçlular da olabilirdi. Ancak sapla samanı karıştırarak, insan hak ve hürriyetleri ve evrensel değerler yok sayılarak, Guantanamo ceza kampını hatırlatan insan hakları ihlaller gerçekleştirilmiştir.

               Siyasi tarihimizin bu hiçbir zaman unutulamayacak sürecinde, insanlarımızın kahir ekseriyeti açlığa, fakirliğe ve sefilliğe terk edilmiştir. İnsanlarımızın avutulması ve uyutulması için ise, yardım ve iaşe paketleriyle, kömür ve makarna torbalarıyla sevabı olmayan bir sadaka kültürü hortlatılmıştır. Seçim zamanlarında artan bu yardım atakları ile seçimler boyu oy toplayabilmeleri mümkün olmuştur. Ancak bu ülkede yaşayan insanların yüzde 47’sinin kandırıldığı gerçeğinin yine bu kesimler tarafından anlaşılmasının derim mecburiyeti vardır. Aksi halde onurum ömrümden uzun olsun diyen bir milletin izzetini, istikbalini ve istiklalini karanlık günler beklemektedir. Emperyalizmin kurguladığı bu düzeneği, yine bu millet behemehal bozmalıdır ve bu uyku halinden uyanmak gerekmektedir. Sevgiyle kalın.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar