1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. UMUTLU OLMAK… VE BAĞIMSIZLIĞIMIZIN UMUT TERCÜMANI MEHMET AKİF ERSOY:
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

UMUTLU OLMAK… VE BAĞIMSIZLIĞIMIZIN UMUT TERCÜMANI MEHMET AKİF ERSOY:

A+A-

UMUTLU OLMAK… VE BAĞIMSIZLIĞIMIZIN UMUT TERCÜMANI MEHMET AKİF ERSOY:

Mehmet Akif ERSOY konuşurken ve yazarken, kelimeler manalarıyla birlikte adeta özgürlük çığlıkları atar, fikirler zindanlara kapatılsa bile, düşünceler çağlayan ırmakların boşluğa boşanması gibi özlenen hürriyetine kavuşurdu.

Kullandığı kelimelerle hayal âleminin sınırlarını zorlayan, derin anlamlı mısralar üretebilen, görünenin ardını araştıran, hayatı yazmakla özdeşleştiren, eşyaya ruh veren, edebiyat tarihinin ender sezgi yeteneğini liyakat portföyünde barındıran Mehmet Akif ERSOY, eserleri, fikirleri, şiirleri ve çile dolu hayatı ile edebiyat tarihimize sadece damgasını vurmamıştır. Mehmet Akif EROY aynı zamanda çaresizlik ve umutsuzluk tohumlarının milletimizin ve tüm ezilen toplumların sinelerinde hızla filizlenip yükselmesine de mihmandarlık yapmıştır.

O’na göre umutsuzluk ve yeis bir gulyabanidir. Umutsuzluk; kutlu bir gayeye tutunmuş hiçbir insanın sinesinde barındırmaması gereken bir illettir. Müslüman bir insanın lügatinde umutsuzluğun yeri hiçbir surette olmamalıydı.

O’na göre umut; zulmün, sömürünün, kanın, gözyaşının, adaletsizliğin, çaresizliğin ve fukaralığın masum halk yığınlarının ve özellikle de Müslüman toplumların kaderleri haline geldiği çağımızda sığınacağımız son inanç kalemizdir.

O’na göre umutsuz toplumların dirilişi ve direnişi olmaz. O’na göre, karşımızdaki her haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin, zalimliğin ve zulmün top yekûn olarak küçülmesini istiyorsak, umutlarımızı çoğaltmalıyız. Tarih boyunca birçok zalimin, birçok hukuksuzun, birçok gaddarın ve birçok insan hak ve hürriyet tanımaz yöneticilerin uzun süreli iktidarda kalmalarına, gerçekte mutluluğu ve refahı hak edenlerin umutsuzlukları neden olmuştur.

O’na göre umutsuzluk; haksız düzenlerin ve adaletsiz idarelerin yegâne sermayeleridir. Umutsuz bir nesil; sesi kısılmış ve ölüm uykusuna yatmış milletlerin zekaret habercileridir. Ölüm uykusuna yatmış milletlerin ise, tarihten silinmeleri mukadderdir.

O’na göre umutlarımızı daima ayakta tutmak ve behemehal yenilememiz ve büyütmemiz; her inançlı insanın vazgeçilmez vazifesi olmalıdır. Unutmayınız ki, bizler umutlarımızı büyütürken, zalimler ve zulümleri küçülmeye mahkûm olacaktır. Bu sebepledir ki umutlu olmak; insanlığa hizmet ve nefislerimize ibadet hükmündedir. Umudunu kaybetmiş toplumlar; adil olanların değil, zalim olanların idarelerini kabul etmiş bahtsız milletlerdir.

Kelimeler eğer manalara giydirilen elbiseler ise, Mehmet Akif ERSOY; kelimeler âleminin bir usta terzisidir. O, ifadelerinde duygu zirvelerinin en yüksek noktalarını keşfedebilmiş bir edebi kâşif ve kelime dağlarından oluşan zor yamaçların usta bir tırmanıcısıdır.

Bu muhteşem bu müstesna bağımsızlık savaşçısının, mecalsiz dizlerin ve ağlayan gözlerin bu umut tercümanının zulme ve zalime karşı duruşunun, tarih yaprakları arasında hiç eskimeyen ve yıldızlar kadar parlak bir şiiri ile bu yazımıza nokta koyalım.

Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım!
Boğamazsın ki! — Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşığım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
İrticaın şu sizin lehçede manası bu mu?
 

Önceki ve Sonraki Yazılar