1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Üç Günlük Dünyaymış
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Üç Günlük Dünyaymış

A+A-

Bir önceki yazım Gölhisar’da eğitim ve öğretim konusu açılınca onun disiplininden, katkısından, ilkeli oluşundan bahsedilirdi. İçimizden birinden bahsetmek zordur. Çeşitli anlamlara kaydıranlar olabilir. Olsundu çekintimiz yok şükür.

 

Hayat devam ediyor. Üç günlük dünya için kardeşçe yaşamak varken insanların bu kadar kötü olmalarını anlamakta mümkün değil. Kimi insanların kazancı başkaları hakkında sarf ettikleri olumsuz sözler.

 

İnsanları karalamak kadar basitleştik. İyilik gördüğümüz kişinin kadrini bilemeyecek kadar başkalaştık. Küçücük iyilikler için geçmişteki büyüklerimizin uyguladıklarını uygulamak çok zor değildir.

 

İnsan olarak selam vermek, selam almak ne kadar güzeldir. Bir de selamın içeriğini anlayabilsek ne güzel olurdu. Fakat dilimizle selam verirken beynimizde kaç tilki dolaştığını bizlerde bilmiyoruz.

 

Yüzümüzün güldüğüne bakılırsa çok iyi insanız. Adamla konuştum çok harika birisi, onun kadar anlayışlı, onun kadar esprili insan görmedim denen kişilerin ne melanetlerine maruz kaldı bu insanlar.

 

Çoğunluğa bakacak olursak inancıyla alakası olmayan işlerin failleri olarak duymak, görmek, bilmek ne kadar acı keşke anlasalardı.

 

Ülkemizin zenginliği söz konusu olunca düşmanların yaptıklarını, içimizdekilerin yolsuzluklarıyla bile zenginliğine halel gelmedi diyenlerin, ülkemizin gelirinden pay almak için takla atma rekoruna doğru mesafe alışlarına da tanık olmak çok acı veriyor.

 

İlçede yaşamamıza rağmen sabah saat sekiz de imamlarımızın okuduğu salalara kulak versek bu kadar dünyaya bağlanmaz insanlar. Yüce Allah’a inanan insanların ölçüleri her yerde aynı olması gerekmez mi?

 

Dini okullarda öğrenim gören kişilerin bu kadar dünyaya bağlanmaları, dünyadan hiç gitmeyecekler gibi ölçü tanımadan kişisel düşünmelerini anlamak mümkün değil.

 

Her kişi mutlaka yaptıklarının hesabını zerresine kadar verecektir. Kötülük yapmayı ben istememiştim ama büyükler öyle istedikleri için yaptım mazereti geçersizdir.

 

Dünyamıza Allah’ımızın bahşetmiş olduğu nimetler yetecek kadar çoktur. İnsanlar olarak Allah tarafından verilen bunca nimeti kıskanmak kadar düşmemelidir insanlar.

 

İkili ilişkilere göre davranır kimileri, kendi ağzıyla değil, efendi kabul ettiği üstünün ağzıyla konuşur ifadedeler farklı ağızlardan çıksa da kaynak birdir.

 

Fark şudur ölürken yediklerin kul haklarının acısına dünyada ki varlıklarını verseler az gelir, ölüm acılarını yaşamaya başlayınca bu kadar acı olacağını bilseydim kendi hakkımı da o na verirdim. Derler ama geçmiş olsun.

 

Çevrede görüyoruz. Üç kuruşluk makam mevki için dökülmedik dil, atılmadık yalan, kurulmadık kişiler kalmıyor. Yazıktır okuyan bunca fakir ailelerin çektiği çilelere.

 

Hasbel kader bir yerlere donanımlı gelmişlere acıyor insanlar. Nasıl acınmasın ki, bilgi yok, donanım yok, işin hakkından gelemiyor, verim yok insan merhametsizlere karşı, daha çok merhametli olmalı ki, o durumdan o kişileri Allah kurtarsın.

 

Daha önceleri de satır aralarında yazmışımdır. Makamına güvenenler mezarlıklara giderek taşları okusunlar. Zenginle fakir, yöneticiyle yönetilen yan yana yatıyorlar. Kabrin içinde ki durumlarını Allah biliyor.

 

Kabirde ki durumları merak edenler “Dini Kitapçılardan” Kabir Hayatı isimli eserleri alsınlar, okusunlar.

 

Yine de kul hakkının yanından geçerlerse Allah ‘a havale edelim. Kabirdeki ve mahşerdeki olacaklara inananların dikkatli olacağını adım gibi biliyorum.

 

Nefsine uyanlarında hep kendinin haklı olduğunu söyleyeceğini de biliyoruz( Sadece dünyada)

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.