1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. TÜRKİYE’ DE ÖĞRETMEN OLMAK !
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

TÜRKİYE’ DE ÖĞRETMEN OLMAK !

A+A-

TÜRKİYE’ DE ÖĞRETMEN OLMAK !

 Yurdumun daha polisinin ve askerinin tek başlarına giremediği yerlerinde ,ıssız, şehirden uzak dağlarında tek başına görev yaparlar..

Okulunun hem idarecisi olur hem de eğitimcisi..Bir sınıfın içinde birden beşe kadar her sınıftan öğrenciyi aynı ayna okutma kabiliyetine sahip olan tek insandır.

Sabah öğrencilerden önce okulda olup sobayı yakar. Karlı,soğuk ve yağışlı havalarda ayakları ıslanan ve lastik ayakkabıları içinde donma tehlikesi yaşayan öğrencilerinin ayakkabı ve çoraplarını çıkarıp, sobanın yanında kurutup, tekrar giydirir. Hele de ıslanan minicik elleri ve ayakları ile 1. sınıf olursa ,çok daha fazla içi burkulur.Teneffüslerde  bir yerlerini inciten kanatan öğrencilerine pansuman yapar.  Beslenme saatinde öğrencilerin beslenmelerini yapmaya yardımcı olan, sütlerini açan, meyvelerini soyandır.

Her koşulda farklıdır öğretmen olmak .Ülkenin batısında ayrı, doğusunda ayrı zorlukta yapılır.Okutulacak olan müfredat ülkenin her karışında aynı olmasına rağmen, insanımızın yaşam tarzları, adet ve gelenekleri yerel özellikleri birbirinden hayli farklılık gösterir.Öğretmen aradaki farkı önce kendi kapatmasını öğrenen sonra da öğrencilerine öğretmeye çalışan insandır.Kimilerine göre 3 ay tatili, 15 gün sömest tatili olan mesleğe mensup olan insan..Siz evinizde çocuklarınızın sesine, ne sesi çığlığına kaç saat katlanabilirsiniz sorun kendinize bakalım..Öğretmen bir değil, 50 hatta 60 ailenin çocuğunu eğitir.Her biri ayrı evden ayrı terbiyeden,ayrı ahlak , hatta bazen ayrı din, ayrı milletten gelen çocuklar.Hanımlar beyler, siz kapı komşunuzu tanımıyorsunuz, apartmanınızda kim var bilmiyorsunuz, o insanlar o çocukları ve sizleri ayrı ayrı tanıyor ve her birinize ayrı tahammül gösteriyor.Aldığı maaşı da hak ediyor.

Ne yazık ki geçmiş yıllarda devlet memuru olması garanti olarak görülen öğretmenlik mesleğinde son yıllarda yaşanan atama sıkıntısı ,gençlerimizi üniversitede geçirdikleri onca sıkıntıya rağmen işsizlikle yüz yüze getiriyor. Atama bekleyen 250 bine yakın öğretmen adayı boşta geziyor. Birçok öğretmen adayımız başka işler yapmak zorunda kalıyor.

Eğitimde öğretmen açığımız olduğu halde, Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen açığını ücretli öğretmenlik uygulaması ile ucuz yönden karşılamayı tercih ediyor.

Öğretmenlerin yarıdan çoğunun kredi, eş dost, akraba ya da esnafa borcu bulunuyor. Şimdi  bir karşılaştırma yapalım.Öğretmen olunur.Atanamaz işsiz kalır. Ya da kadro açılır,şansı yaver gider ,KPSS puanı tutar , okulu olmayan bir köye atanır..Gösterilen ahırdan bozma binayı köylülerle birlikte okul haline getirir geçer başına.Müdürü de o olur, öğretmeni de , hizmetlisi de..

Sonra da TBMM’  de görev yapan bakan sekreterinin veya danışmanının maaşının üçte birini alır…Allahtan reva mı?

Ya şehitler..Ellerinde ilim ,irfan , eğitim, merhamet meşalesi vardı silah değil,vuruldular..şehit oldular!!!  Reva mı?

Aydınlık yarınlar için, her türlü zorluğa karşın onur ve bilim mücadelesi veren, bilimsel özgür düşünceyi en ücra köylerimize kadar binbir zorluklar içinde götürmeyi amaç edinen; yolu, suyu olmayan köylerde emekçi halkımızın çocuklarına ışık olan öğretmenlerim, 24 kasım “öğretmenler gününüz” her şeye, tüm olumsuzluklara rağmen kutlu olsun..

Teröre ve depreme şehit verdiğimiz öğretmenlerimizi her biri için ayrı  ayrı canım yanarak saygı ile anıyorum.şuhları şad olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum