1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Türk siyasetinde cesur adım!
Türk siyasetinde cesur adım!

Türk siyasetinde cesur adım!

AKP'nin Doğu ve Güneydoğu'da 'aşiret' etiketli aday göstermemesini Mardin Artuklu Üniversitesi'nden Doç. Dr. İbrahim Özcoşar yorumladı:

A+A-

Bu Cumhuriyet tarihinde bölgenin siyasi tercihlerine yapılan en ciddi müdahalelerden biri. Tayip Bey'in sadece kendisine güvenden kaynaklanan bir çıkışı değildir. Ciddi bir altyapı çalışmasına göre davrandığını sanıyorum. Aksi halde bir hezimet gelebilir

AKP'nin aşiret destekli olduğu herkesçe bilinen bazı milletvekili adaylarına Doğu ve Güneydoğu illerinde yer vermemesi bölgede tam bir şaşkınlık yarattı. AKP'ye oy verenler kadar, vermeyenler de bu tercihin nedenini ve sonuçlarını tartışıyor. Konuyu yorumlaması için bölgeyi iyi bilen akademisyenlerden Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç Dr. İbrahim Özcoşar ile bir araya geldik. Özcoşar, artan kentleşme ile dönüşen aşiret ilişkileri ve onun siyaset üzerindeki yansımalarını yorumladı: 
- Türkiye'de kaç aşiret var ve toplumsal hayat üzerinde ne kadar etkililer?
Aşiret tanımı çok değişiyor. Dolayısıyla aşiret sayısı söylemek çok da mümkün değil. Aşiretlerin birbirlerine eklemlenme, ayrılma, bazen küçük bir aile yapısının genişleyerek kendisini aşiret olarak tanımlaması gibi durumlar söz konusu. Her aşirette merkez halka var ve bu halkanın kaç kişilik bir kitleyi etkileyebileceğini söylemek zor. Aşiretleri eskisi gibi seçim paketi olarak görmek çok da mümkün değil. Her şeyden önce aşiretlerin önemli kısmında kendi içinde siyasal ayrılıklar mevcut.
- Kentleşme aşiret bağlarını nasıl etkiliyor?
Zayıflatıyor, ama tamamen koparmıyor. Çünkü, aşiret her zaman bir güç. Siyasi düşünceleri aşiret yapısına çok olumlu bakmasa da, insanlar aşireti kendilerini her dönemde destekleyecek bir güç olarak görüyor. En sağda duran ile en solda duran üyeler arasında da bu anlamda pek bir fark yok gibi. Ama bir çözünme de söz konusu. Çünkü aşiret bir kırsal yapılanma ve giderek kent-kırsal arası bir yapılanmaya dönüşüyor.
- Aşiret iktidar yanlı bir yapı mıdır?
Tarihsel süreç kenti iktidar yanlısı, aşiretleri iktidar karşıtı bir yapı olarak tanımlar. Cumhuriyetle entegre olmakta en zorlanan kesim olan aşiretler Demokrat Parti ile çok partili hayatla kendi rollerini alıyorlar siyasette. Osmanlı'da da aşiretlerle devletin uzlaştığı dönemler nadirdir.
- Bu anlattıklarınız bugün için de geçerli mi?
Çok partili hayata geçildikten sonra iktidarın önemli bir parçası haline geldiler. Kendilerine iktidar içerisinde yer bulabildiler. İktidar karşıtlığından çok kentliye benzeme hevesi ve kent-kırsal çatışması içinde kendilerini güçlü kılabilmek için iktidara ulaşabilecekleri ve onun rantından faydalanabilecekleri bir kanal açtılar. İktidarın nimetlerinden yararlanan bir yapıya dönüştüler.
- Kürt aşiretlerinin iktidar partisi kadar BDP ile de çok iç içe geçtiğini görüyoruz.
Aslında bölgede BDP'nin aşiretlerle bağı çok daha güçlü. BDP sol görüşten gelen ve klasik aşiret yapısına tümden karşı olması gereken bir parti. Ama politik düşünce belli bir noktadan sonra etkisini kaybediyor ve sol düşünce ile klasik aşiret yapısını belli bir noktada uzlaştırıyor.  

MERKEZ ARAP; KIRSAL KÜRT
- Şanlıurfa'da durum nasıl?

Şanlıurfa'da aşiret yapısı Diyarbakır ve Mardin'den daha katı devam ediyor. Aşiretler o katı kalıbı devam ettiriyor gibi görünüyor ve çok ilginç bir direnme de var.
- Aşiret destekli AKP'li milletvekilleriyle yaşanan gerilime rağmen Ahmet Eşref Fakıbaba'nın ŞanlıŞanlıurfa'da bağımsız belediye başkanı seçilmesi siyaset-aşiret ilişkileri bakımından bir kırılma değil mi?
Bölgede merkez şehirler, Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa'da şehir yapıları çok farklıdır. Diyarbakır'da çok ciddi bir nüfus değişimi oldu kırsaldan gelen göçle. Şanlıurfa ve Mardin'de kent nüfusunun büyük çoğunluğu Arap'tır ve çok farklı bir yapıları var. Her ikisinde de Arap nüfus yıllardır bölgede yaşıyor ve tabiri caizse kendilerine has adalarda yaşıyorlar.
- 'Kendilerine has adalar' diyerek ne kastediyorsunuz?
Mardin'e bakın mesela. Nüfusun çoğunluğu Arap veya Süryani. Çevresinin ise neredeyse tamamı Kürt ve hepsi aşiret. Kentle kurdukları pazar ilişkisi bağlamında kenti kendi denetimleri altına almaya çalışıyorlar. Bu nedenle, kentle kırsal arasında ciddi çatışma yaşanıyor. Ama, Mardin ve Şanlıurfa gibi yerlerde bu çatışmaya bir de etnik ayrılık ekleniyor. Her ikisinde de merkez Arap, çevre Kürt. Dolayısıyla kent ve çevre ayrılığı biraz daha derinleşiyor. Zaman içinde her şeye rağmen kenti koruma refleksi ile hareket eden bir kentli kemik yapı ortaya çıkıyor. Aşiretler göçlerle şehre de girdi. Şanlıurfa'da biraz daha fazla oldu ama Mardin'de çok daha az oldu.
- Şanlıurfa'daki aşiret yapısının ayırtedici olduğu nokta nedir?
Şanlıurfa aşiretlerinde Kürtlük bilinci çok yüksek düzeyde değildir. Mesela Milli Aşireti içinde hem Kürtler hem Araplar var. Şanlıurfa'daki aşiretler Diyarbakır ve Mardin'deki gibi politize olmamış, daha değişik bir yapıları var. Dolayısıyla kentle daha kolay ilişki kurabiliyor.  Ama Mardin'de Arap-Kürt ayrımı daha derin. Şanlıurfa'daki Arap nüfus Kürtlere, Kürt nüfus Araplara yanaşabiliyor.

asiretccc.jpg

CHP-aşiret ilişkisi zayıf
CHP'nİn aşiretlerle ilişkisi çok klasik. Mesela 2007 seçimlerine kadar burada CHP'yi destekleyen bir aşiret vardı. CHP ile ideolojik olarak uzaktan yakından alakası yok. Ailenin tüm üyeleri hacı, çok dindar. CHP'den bir aday çıkardılar. Parti içi çekişmelerle adayları elendi ve tamamen döndü aile. Aşiretin parti ile hiçbir bağı kalmadı. Sol kökenden gelmesine rağmen CHP hiçbir fikirsel, altyapısı olmayan ilişkiler kuruyor. Milletvekili çıkarmak adına siyasi çıkar üzerinden çalışıyor. Bu nedenle buradan 2007'de milletvekili çıkaramadı. CHP'nin handikapı, bölgede hiçbir karşılığının olmaması. Politikaları da görülmüyor.

Her zaman ortak hareket etmezler
Bölgede aşiret konfederasyonları var. Biz aşiretlere genellikle bir etnik kökenden gelmiş, aynı aileden gelmiş etnik yapılarmış gibi bakıyoruz ama aslında böyle değil bu. Hemen hiçbir Kürt aşiretinde yönetici olan aile aslında o aşiretten gelmiyor köken olarak. Aşiretler her zaman ortak hareket eden yapılar değil. Mardin'de mesela iki farklı ailenin olduğu, çok farklı siyasi oluşumları destekleyen aynı aşiret var. Bunlar aslında aynı aile ama siyasete farklılar. Fakat, ortak bir düşman karşısında birleşirler.

Hezimet uyarısı
- Size göre bölgeyle bağı olmayan isimlerin tercih edilme sebebi nedir?

AK Parti'nin kendine ciddi güveni var. Bu bir anlamda olumlu bir şey. Çünkü 'Aşiret refleksiyle oy veren insanlar yok gibi' diye düşünülüyor. Ama gerçeği seçim sonrasında göreceğiz. Bölgenin en ideolojik davranan ve en iyi örgütlenmiş yapısı BDP. Çok farklı ve değişmeyecek bir kitlesi var. Ama o bile aşiretleri dikkate alıyor ve onlar üzerinden ciddi planlama yapıyor. AK Parti'nin yaptığı çok ciddi bir iş, cesur bir çıkış. Sonucu ne olur göreceğiz.
- Bölgenin gerçeklerinden uzak, çok delice bir tercih mi bu?
Bu Tayyip Bey'in sadece kendisine güvenden kaynaklanan bir çıkışı değildir. Çok ciddi bir altyapı çalışması yaptığını ve ona göre davrandığını sanıyorum. Yoksa, çok ciddi bir hezimete uğrayabilirler.
- Şayet aşiret destekli adaylar seçilmezse, aşiretlerin çözülmesini hızlandıran önemli bir faktör olur mu?
Aşiretler gittikçe siyasal nedenlerle bir araya gelen yapılara dönüşüyor. Bunda bile kırılmışsa, aşirette ciddi bir tükenme gündemdedir demek ki diyeceğiz. Önemli bir süreç, önemli bir test. 
- Sizin şahsi beklentiniz nedir?
Ne aşiret yapılarının tümüyle göz ardı edildiği ne de AK Parti'nin gücünün tümüyle küçümsendiği bir sonuç ortaya çıkacaktır.

Bölgenin siyasi tercihlerine yapılan en ciddi müdahale
- Aşiret destekli bazı isimler AKP'nin milletvekili listelerinde yer almadıkları için tepki gösterdi ve bağımsız aday oldu. AKP'nin bu seçimler için daha teknokrat ve aşiret bağı olmayan isimler seçmesini nasıl yorumluyorsunuz?

Seçim sonuçlanmadan bu tercih doğru mu, yanlış mı anlamak çok kolay değil. Herkeste 'Ne olacak?' diye bir şaşkınlık var. Ama buradan bakınca iktidar partisinin bölgede hiçbir bağı olmayan isimleri bölgeden birinci sıraya yerleştirmesi şaşkınlığa ve iktidarın oy kaybedeceği yorumlarına yol açtı. Ama herkeste bir tedirginlik de var. Burada 'Oy anlamında aslında karşılığı olmayan isimler Tayyip Bey'in sürükleyiciliğiyle ipi göğüsleyebilir mi?' diye bir şüphe de var herkeste. Bu aslında, Cumhuriyet tarihi boyunca bölgenin siyasi tercihlerine yapılan en ciddi müdahalelerden biri. Diğer yandan, yerel dinamikleri hiçbir şekilde dikkate almayıp, parti liderinin sadece kendi gücüne güvenmesi olarak okumak da mümkün.

DENEME TAHTASI
- Aşiret ilişkileriyle ünlü olan Şanlıurfa'yı deneme tahtası olarak mı kullanıyor sizce AKP, aşiret bağlarının halen ne kadar belirleyici olduğunu anlamak için?

AK Parti tarafından hem Şanlıurfa'da, hem Mardin'de ilginç bir deneme yapılıyor bu seçimde. Şanlıurfa'da 'Faruk Çelik aday oldu' diye AK Parti'ye oy vereyim diyecek kimse yoktur. Mardin'de öyle şu anda. Mesela Muammer Güler'in Mardin'de karşılığı yoktur. Mardin'de bunun için AK Parti'ye oy verileceğini sanmıyorum.

YARIN - Bölgenin yükselen yıldızı Şanlıurfa

- Son 30 yılın projesi GAP'ta   sona yaklaşılırken, bölgenin çehresi nasıl değişecek? GAP İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil anlattı.
- 'Antibakteriyel' lakaplı Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba Şanlıurfa'da yatırımlar için sıra oluştuğunu anlatıyor.
- Şanlıurfa'nın turizmden aldığı pastanın büyütülmesi için kentsel dönüşümde atılan adımlar neler? Ve bir ilk: Yemek Müzesi.

Şenay YILDIZ/ Akşam

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.