1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Türk Milletinin haberi yok: "Türkiye'ye sahip çıkmak için geldim"
Türk Milletinin haberi yok: "Türkiye'ye sahip çıkmak için geldim"

Türk Milletinin haberi yok: "Türkiye'ye sahip çıkmak için geldim"

'Başkanlık' sistemine geçiş ile ilgili Deniz Baykal önemli açıklamalarda bulundu. Baykal "Türkiye'ye sahip çıkmak için için geldim" dedi. İşte konuşmasının detayları...

A+A-

"Milletin egemenliği ve Meclisin üstünlüğü anlayışını temel alan bir asırlık siyasi geleneğimizi tahrip edecek, milli siyasi kültürümüzü çökertecek, millet egemenliğinin yerine şahıs hegemonyasını ikame edecek bu teklif, bugün önümüzde duruyor"

CHP Eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal TBMM'de yaptığı konuşmada; "Türkiye'ye sahip çıkmak için için geldim. 'Buna ihtiyaç mı var?' derseniz, evet, buna ihtiyaç var. 'Bu sana mı düşer?' derseniz, hepimize düşer, evet, bana da düşer. Buraya seçilerek gelmiş siz milletvekilleri gibi ben de bütün siyasi ömrümü bu kutsal çatı altında geçirmiş bir kişi olarak milletime karşı bu noktada konuşmak zorunda olduğumu düşünüyorum. Ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisinin İstiklal Madalyası'yla onurlandırılmış bir istiklal gazisinin oğlu olarak, babamın helalliğini kazanabilmek için burada konuşmak zorunda olduğumu düşünüyorum. Belki bir daha böyle bir şans hiçbirimiz için olmayacaktır." dedi.

Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Ne yazık ki böyle bir tarihi karar anına bizi taşıyan, müellifi bilinmeyen ama daha içeriği belli değilken boş kağıt imzalatılarak önümüze getirilen bir projedir. Bu projenin müellifi belli değildir ama arkasındaki siyasi irade bellidir. Bu proje alelacele, telaşla hazırlanmış, hukuki ve siyasal olgunlaşmaktan uzak bir sipariş projedir. Milletin egemenliği ve Meclisin üstünlüğü anlayışını temel alan bir asırlık siyasi geleneğimizi tahrip edecek, milli siyasi kültürümüzü çökertecek, millet egemenliğinin yerine şahıs hegemonyasını ikame edecek bu teklif bugün önümüzde duruyor." 

 

"BU TEKLİFTEN TÜRK HALKININ HABERİ YOK" 

Baykal, vatandaşların konu hakkında bilgilendirilmediğini, teklifin toplum kesimleriyle tartışılmadan hazırlandığını belirtti.

Baykal, "Hatırlarsanız daha önce iktidar Çözüm Süreci diye PKK'yla anlaşmanın halka izah edilip kabul ettirilebilmesi için çırpınıyordu. Akil adamlar icat edip, onları bütün Türkiye'de seferber etmişti, aylarca çabalamıştı. Söyler misiniz şimdi, anayasa değişikliğini millete anlatmak için en küçük bir çaba, gayret sergiliyor musunuz?" diye konuştu. 

Teklifin görüşmelerinin TBMM TV'den canlı olarak yayınlanmamasının anlaşılabilir bir durum olmadığını kaydeden Baykal, bunun milletin haber alma hakkını engellemek olduğunu öne sürdü. 

Baykal, "Bu, doğru değildir. Bu, sizin, teklifinize güvenemediğinizi gösterir. Karda kışta, zemheride bu telaş niye, bu acele niye? Bırakın millet gerçekleri öğrensin. Acele etmeyin, acele işe şeytan karışır."

"Milletvekillerine boş kağıdı imzalattırıp, milletin anlayıp öğrenmesine fırsat vermeden anayasayı değiştiremezsiniz, cumhuriyeti tahrip edemezsiniz. Bu işler böyle olmaz. Eğer oldurmaya çalışıyorsanız bu işin içinde bir çapanoğlu var demektir, olmaması gerektiğini siz de bilirsiniz çünkü. Öyle yapmak zorunda kalmışsanız eğer bu işin içinde bir çapanoğlu var, bir sıkıntı var. Gümrükten mal mı kaçırıyorsunuz? Eğer size birileri 'Uzatmayın, bir an önce bitirin bu işi' dedi diye yapıyorsanız, ona söylemeniz gereken şey şuydu; 'Size saygı duyarız ama millete ve Meclise daha çok saygı duyarız. Onun için önce millete bu işi anlatmanız lazım'. Bunu söylemenizi beklerdik. Milletin arkasından talimatla oyun çevirmek kimseye yakışmaz."

 

"Bu Meclisin arkasında millet var, milli irade var. Tümüyle Türkiye milleti TBMM'nin arkasında, yüzde 100'üyle. Her siyasi görüşten parti varız, her kimlikten, her etnisiteden, her inançtan, her mezhepten insanlarız, çünkü Türkiye böyle, o Türkiye de buraya yansıyor. Onun için burası egemen, onun için bütün organların üzerinde olmak durumunda. Ama şimdi ilk kez bir seçim yapacağız; yüzde 51'le bir Cumhurbaşkanı seçeceğiz; seçeceğimiz Cumhurbaşkanı bu milletin yüzde 100'ünü temsil eden organın temel yetkilerini alacak, yasamanın bir kısmı dahil, denetlemeyi tümüyle ortadan kaldıracak, yargıyı alacak ve yeni bir anlayışla bir devlet mekanizması ortaya çıkacak. Herhangi bir demokratik ülkede bunun bir benzeri var mı Allah aşkına? Böyle bir ortamda bu kadar köklü bir anayasa değişikliğini zorlayarak geçirmeye çalışmak yapılabilecek en büyük yanlıştır, en büyük hatadır. " 

"Tüm Türkiye'nin temsilcisi olması gereken kişi, bir siyasi partinin genel başkanı olacak, grup toplantısına katılacak, MYK toplantısına katılacak, o partinin yararlarını, çıkarlarını savunacak, takip edecek. Cumhurbaşkanı AKP Genel Başkanı olacak, AKP Genel Başkanı da yargıyı belirleyecek, Anayasa Mahkemesini belirleyecek, HSYK'yı belirleyecek. Değerli arkadaşlarım, sağduyumuzu mu kaybettik Allah aşkına? Bir siyasi parti genel başkanına Anayasa Mahkemesinin üyelerini belirleme hakkı verilebilir mi? Cumhurbaşkanına parti genel başkanı olma yetkisini, imkanını tanıdığınız anda işte siz bunu yapmış oluyorsunuz ve bu, hiçbir şekilde kabul edilebilir, sürdürebilir bir olay değildir. Tarafsızlık yemini edecek Cumhurbaşkanı, 'Ben tarafsızım' diyecek. Kimi aldatıyoruz? Ne bu samimiyetsizlik? Anayasa'ya yansımış bir samimiyetsizlik. Parti genel başkanı tarafsız olarak yemin edecek. Yani aynı kişi Cumhurbaşkanı Köşkü'nde tarafsız olacak, parti genel merkezinde AKP'li olacak, Başbakanlıkta Başbakanlık yapacak. Bunlar yanlış. Bu, parti devletini oluşturmak demek, siyaseti devletin temeline sokmak demek." 

Baykal, "Kim, kimi feshediyor? Yüzde 50, yüzde 100'ü feshediyor. Yüzde 51'le seçiliyorsun, yüzde 100'ü feshediyorsun." ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanının, Anayasa Mahkemesinin 15 üyesinden 12'sini cumhurbaşkanı sıfatıyla atayacağını, 3'ünü de iktidar partisinin genel başkanı olarak Meclisteki oylamalarla belirleyeceğini dile getiren Baykal, ihtiyaç duyulması halinde o mahkemenin cumhurbaşkanını yargılayacağını kaydetti. Baykal, "O mahkemenin hükmüne derler mi adalet? Anayasa Mahkemesini ne hale getiriyoruz?" dedi. 

Baykal konuşmasını şu şekilde bitirdi:

"Bu teklif Mecliste reddedilirse Türkiye'nin önünde büyük ufuk açılacağına ben içtenlikle inanıyorum. Türkiye çok rahatlayacaktır, siz rahatlayacaksınız. Yani siz kimliğinizi kazanacaksınız. Biz Dolmabahçe Sarayı'ndan egemenliği Ankara'ya Meclise getirdik, şimdi siz Ankara'da Meclisteki egemenliği götürüp Beştepe'deki saraya emanet ediyorsunuz. O egemenliği siz saraya emanet edebilirsiniz ama şunu herkesin bilmesini isterim ki biz kapı kulları değiliz. Orada bir saray olabilir ama bu Meclis kapı kullarının Meclisi olamaz, olmamalıdır. Bu Meclisin çatısını bombalayan generaller ve pilotlar akıllarını birisine emanet etmişlerdi, kiralık akıl sahibiydiler. Siz aklınızı kimseye emanet etmeyin. Siz aklınızı kimseye kiralamayın."

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.