1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. 'Terör Türkiye'nin prangası'
'Terör Türkiye'nin prangası'

'Terör Türkiye'nin prangası'

Efkan Ala'dan çözüm süreci açıklaması

A+A-

İçişleri Bakanı Efkan Ala, gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İşte Bakan Ala'nın sözlerinden önemli satır başları: 

'ÇÖZÜM, BAŞÖRTÜSÜ SÜRECİNE BENZİYOR'

- Çözüm süreci, başörtüsü sorununun çözülmesi sürecine benziyor. Bir zamanlar hatırlarsanız başörtüsünden dolayı sürekli 'irtica geldi, geliyor' diye ne kirli işlere örtü yapıldı. Arkasından bizim özgürlüklerimizi, başörtüsü özgürlüğünü kısıtlayarak, millete bizi öcü gibi göstererek, 'bunlar gelecekler, şöyle yapacaklar, böyle yapacaklar' diye, bazı kişiler arkada bir sürü yolsuzluk, bir sürü hırsızlık yaptı. Biz, millet olarak geldik, başörtüsünü serbest bıraktık. Bir şey geldi mi? İrtica falan nereye gitti onlar? Demek ki onların hepsi sanal, uydurulmuş yalanlardı. Eksilen ne? Eksilen strestir, yalandır, hırsızlıktır, dolandırıcılıktır, bunlar perde yapılarak.

'SÜRECİ BAŞLATTIK VE DEVAM ETTİRİYORUZ'

- İşte bu alan da aynı din özgürlükleri gibi önemli bir alanımız. Türkiye'nin ayağındaki ikinci büyük pranga. Bunu da çözdüğümüz, yani Türkiye'de terörü bitirdiğimiz, gelişmiş demokrasiyi inşa ettiğimiz, yeni bir anayasa yapıp milleti, memleketi rahatlattığımız zaman, aynen bugün din ve vicdan özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırdığımızda oluşan zihinsel konforumuz, burada da oluşacak. Türk kardeşimiz de Kürt kardeşimiz de Çerkez de Laz da hepimiz, 78 milyon, memleketi nasıl kalkındırır, ilk 20 içindeyiz, G-20'nin başkanlığının yapıyoruz, ilk ona nasıl gereriz, 2023 hedeflerine nasıl varırız diye çalışacak. Olup bitecek bu. Bunu gerçekleştirmek için biz bu çözüm sürecini başlattık ve devam ettiriyoruz.

'DESTEK YÜZDE 80'DEN FAZLA'

- Sürece yönelik çok sayıda sabotaj girişimi oldu. Ama bunların hiç biri bizi yıldırmıyor çünkü halk bize bu desteği veriyor. Doğu ve Güney Doğu'da bu meseleden huzursuz olmuş, bu kadar ağır maliyetler ödemiş, -ki hepimiz ödedik- insanların yüzde 80'inden fazlası çözüm sürecine destek veriyor.

'VİCDANI MERKEZE KOYALIM'

- Analar aynı dilde ağlar. Biz, analar aynı dilde sevinsin istiyoruz. Çünkü onların sevinçleri de aynı dildedir. Onlar çocuklarına sarılırken de aynı dilde sevinirler, arkalarından ağlarken de aynı dilde ağlarlar. Biz onların gözyaşını işin merkezine koyalım. Vicdanımızı işin merkezine koyalım.

'ARTIK TÜRKİYE'Yİ KORKULARA DAYALI PARADİGMA YÖNETMİYOR'

- Biz yeni Türkiye derken, yeni paradigmadan bahsediyoruz. Eski Türkiye'nin korkulara odaklanmış paradigması yönetmiyor ülkeyi. Eski Türkiye'nin olmasa da düşman üreterek onun içinden statükoyu devam ettiren paradigması yok yeni Türkiye'de. Yeni Türkiye'de yeni paradigmalar, gelişmiş demokrasi, kimseyi düşman ilan etmeme, herkesi vatandaş olarak tanımlayıp bunun gereğini yapma var. Şimdi bu çözüm sürecini de nihayetlendirelim. Bu terör meselesi bitsin. Siyaset devreye girsin ve biz 78 milyon insanımızla 2023 hedeflerini, 2071 vizyonunu gerçekleştirmeye çalışalım

'CİZRE'DE 'ALALIM BELKİ İÇİNDEN BİRKAÇ SUÇLU ÇIKAR' DENİLMEDİ'

- (Cizre olayları) Bu işi organize edenlerin, yakıp, yıkıp vatandaşa zarar verenlerin önemli bir kısmı tespit edildi. Vatandaşı da rahatsız etmeden, eskisi gibi 'Ayrım yapmaksızın alalım. İçinden belki birkaç suçlu çıkar' demeden. Gerçekten titiz bir çalışmayla bu işi organize edenlerden tespit edilenler gözaltına alınıp tutuklandı.

- Cizre'de hendekler belediyenin araçlarıyla açıldı. Belediyenin işi nedir? Sokakları kazmak değil. Belediyenin araçlarıyla kazılmış. Orada bir güvenlik sıkıntısı varsa yerel yönetimden destek isteyecek. Onların güvenliği sağlanacak ve bu işi yapacaklar. Belediye ol, yetkiyi al, kaynağı gönderelim ama işini yapma. Millet de bunu görür. Kimse kusura bakmasın. 

'FAİLİ MEÇHUL OLMAMALI'

- (Cizre'de, 12 yaşındaki Nihat Kazanhan'ın öldürülmesine ilişkin soruşturma) Müfettişler ilk bulguları açıkladı ve sonunda bir güvenlik görevlisi tutuklandı, 3 kişi yargılanıyor. Yani faili meçhul olmamalı. Biz devlet olarak elimizden geleni bütün açıklığıyla ortaya koyarız. Kime karşı yapılmış olursa olsun. Güvenlik birimleri ilk önce 'Burada bir çatışma olmadı' diye bilgi verdiler. Bir sıkıntının olduğu ve güvenlik birimlerinin hatasıyla çocuğun öldürüldüğü ortaya çıktı. Bunu da gönderdiğimiz müfettişlerle yine biz ortaya çıkardık.

'VATANDAŞA YAPILAN YANLIŞI ÇIKARMAK İŞİMİZ'

- Biz şöyle bir sorumluluk içindeyiz: Bir vatandaşımıza karşı, ister teröristlerden, ister oradaki başka vatandaşlardan, ister çete, ister mafya, ister güvenlik birimlerinden gelsin, bir yanlış yapılmışsa onu bulup ortaya çıkarmak bizim işimizdir. Bizim vatandaşımıza karşı bir saldırı olmuş. Vatandaşımız ölmüş, yaralanmış. Biz oradan bakıyoruz. 'Kim yaptı' diye gidiyoruz. Sonunda kim çıkarsa çıksın. Ne örtme var... Böyle bir şey olamaz. Devlet memurlarının da suç işlemeyeceğini garanti edemez tabii ama şunu garanti ederiz: Mutlaka şeffaf bir biçimde, açık bir biçimde, saklısı, gizlisi olmadan soruşturulup, açığa çıkarılıp vatandaşla paylaşmak. Demokratik tutum bunu gerektirir. Bizim inancımızın, değerlerimizin bize söylediği de budur. Bunu yapıyoruz. 

'SABOTAJI GÖRÜP GEREĞİNİ YAPAN YİNE DEVLET GÖREVLİSİ'

- (Kobani olayları sırasında Van'da park edilmiş araçları panzerle alevlerin içine sürükleyen bir komiser ve iki polis açığa alındı. Hakkari'de emniyet görevlileri açığa alınarak haklarında soruşturma başlatıldı. Bu olaylarla ilgili son durum nedir?" sorusu üzerine) Vatandaşın aracını koruması gereken polis görevlileri, orada onun için varlar. Orada kendi aracını bile, daha çok araç yakıldı, 'çözüm süreci dediniz işte böyle oluyor' diye nasıl bir sabotaj var, götürüp itiyor. İyi olan da şu: Bunu gören yine devletin görevlisi, yine başka bir polis. Hemen orada gereği yapılıyor, bildiriliyor ve ondan sonra görevden alınıyorlar.

'BAZI POLİSLER RAPOR ALIYOR, BÖYLE İHANETLE İŞ YÜRÜMEZ'

- Eskiden bunlar kapalı kalırdı, üstü örtülürdü. Bizim farkımız bu. Hakkari'de, bizim kardeşlerimiz onlar, bizim annelerimiz, hanım kardeşlerimiz. Bir yerde toplu halde bulunuyorlar. Biz onları korumak için oradayız. Yani oradan geçen zırhlı aracın içinde, bu nedenlerden dolayı yerleri değiştirilmiş o yapıya ait birkaç kişi, koymuşlar patlayıcıları ve oraya atıyorlar. Bu tam bir ihanettir. İhanet çetesidir bu. Kimse kendini 'sadece ben' diye tanımlamasın. Tanımlarsa o hale düşer. Bakın ne hale düştüler. Onların üçünü de görevden aldık. Soruşturma yürüttük. İhraç edilecekler tabii. Yargılanacaklar.

- Başka bir yerde de olaylar çıktığında bazı polisler göreve gitmemek için rapor alıyor. Böyle kurnazlıkla, ihanetle iş yürütülmez. Onlar açığa çıkar. Gereği yapılır, yapılıyor.

'YENİ KİMLİKLER TEK RENK, TAKLİT EDİLEMEZ'

- (Yeni kimlikler) Kimlik belgeleri tek renk olacak. Üzerinde bir çip var. Bunlar TÜBİTAK tarafından geliştirildi. Taklit ve tahrif edilemeyecek biçimde. Birçok bilgi içerisinde gizli olacak. Vatandaşımız bunu taşıdığında birçok işlemi buradan yapabilecek.

- Sürücü belgelerine ilişkin çalışmalar da devam ediyor. Kısa zamanda faaliyete geçireceğiz. Kimliklerle ilgili yasa çıktığı zaman bir düzenleme var yasamızda. Onu bekliyoruz. O madde çıkınca kimlikler de dağıtılmaya başlanacak. 3 yıl içinde bunun bitirilmiş olacağını düşünüyoruz. Ehliyetler için de biz nüfusa devreceğiz. Onun için bir zaman alacak, bir yıl gibi. Orada da yeni düzenlemeler yapacağız. 

AA


HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.