Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Taziye

A+A-

Taziye

Ölümler de farklı olmaya başladı. Tabi biz günümüze göre konuşuyoruz. Kimi uzun süre yatar, kalkar, gezer hiç aklımıza gelmeyen sevdiklerimizden birileri ayrılır gider. Falanca ölmüş olmasın diye de hayıflanırız.

Okunmakta olan salayı dinleriz. Salanın Arapça tarafı tamam anlaşılıyor. Rahmete giden kişinin adını soyadını ne yazık ki, anlayamıyor halkımız. Ses düzenine bakılmalıdır.

Hiç ummadığımız sağlam, yıllarca yaşar dediğimiz kişiyi zar zor duyduğumuzda ”Allah Allah “deriz.

Olayların sıcağında görevini yaparsa insan eşine dostuna, tanıdıklarına karşı mahcup olmuyor. Fakat olay soğuduktan sonra ise zaman arayı açıyor. Fırsat bulsa bu sefer insan utanıyor hatasından dolayı. Cenazesi olan tanıdıklarında taziyelerini geciktirmemek gerekiyor.

Ölümü bekleyen birçok insan var. Hatta geçenlerde teyzenin biri “ oğlum ölümü parayla alınabilecek bir eşya olsa, alacak çok kişi var “dedi. Bu durum beni üzdü. Bu insanların elbette kızı, oğlu vardır. Demek ki, evlatlarda da hayır yok anlamı çıkıyor.

Elbette her evlat aynı değildir. Farklı hayırlı evlatlar da var dünyada. Çağdaş burdur gazetesinin 9. Kuruluş yılı dolayısıyla düzenlenen kokteylde gazetemizin sahiplerinden Celal Öztaş Bey yoktu. Tanıyanlar gelmemiş, acaba, niçin, soruları soruldu?

Orada öğrendik ki celal beyin annesi rahatsızmış. Onun hastalığıyla uğraşmasından dolayı da sahibi olduğu gazetesinin en önemli anında katılamadı. Annenin duasının ne anlama geldiğini bilenler önce annelerine hizmet eder.

Annelerin rızası Allah’ın rızası olarak kabul edilir. Bu düşüncede olanlar önce annelere hizmet edilmeli derler. Fakat anneyi saygı duyulması gereken büyüğümüz olarak düşünmüyorsak huzurevlerine götürürüz. Evlat dediğin hastalıkta, sağlıkta atasının yanında olmalıdır.

Celal Bey’e annesinin vefatından dolayı taziyelerimi sunarım. İşler, güçler yakında olsak maalesef ziyaret imkânı olmuyor. Çok geç oldu ama fırsatı ancak bulabildim. Taziyede bulunamamanın mahcubiyetini yaşıyorum zaten.

Trafik

Kazalarda sevdiklerimizi aramızdan almaktadır. Trafik kazalarının da en önemli etkenin insan olduğu bilinen gerçektir. Trafik kazasının sebeplerinin başında sürücü kusurları başı çekmektedir.

Hepimizin küçük ihmalinden çok büyük acıların yaşanacağını bildiğimiz halde kuralları ihlal ediyoruz. Araç. Kullananlar telefon görüşmesi yapmamalı biliyoruz. Fakat telefon çalar çalmaz kulağımıza götürüyoruz. Kural ihlalini hatırlatsanız “bir şey olmaz cevabını alırsınız”.

Sürücünün meşgul edilmeyeceğini bilerekte hususi sohbet için yanına gideriz. Dikkatini yola ve aracına vermesi gereken kişi konuştuğu için dalabilir. Bazen hiç umulmadık acılar yaşanabiliyor. Trafik kazasına kimse sebep olmak istemez.

Karşımızın suçu olabilir. Hatalı olabiliriz. Denizli’de sağ şeride geçiş olanlara ayrılan şeride girmişim. Benim o şeridin devamına gitmem gerekmiyor. Hatalı girmişim. Genç biri korna çaldı. Camı açtım, arkadaş kusura bakma bizler ilçelerde yaşıyoruz. Yanlış girmişim kusura bakma dedim. O da medenice “ olsun “ dedi.

Bazen ışıklarda duruyorsunuz. Yeşil ışık yanar yanmaz korna çalınıyor. Hatalı sollamayı fark edenler genelde araçlarının hızını azaltıyorlar. Karşımızda ki hata yapmış, bizim telafi etme şansımız varsa, aracımızı ona göre sürmeliyiz. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.