1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. TAŞA DEĞİL, BAŞA YATIRIM YAPMALI..
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

TAŞA DEĞİL, BAŞA YATIRIM YAPMALI..

A+A-

Kasetler, tapeler,tutuklamalar, dinlenen telefonlar,ayakkabı kutuları,krizler,şikeler, iftiralar, teşvik primleri,iptal edilen milli bayram kutlamaları, terör,din, dil, ırk ayrımı, çeşitli adlar verilen operasyonlar,kredi kartları, GSM şirketlerinin,içecek markalarının ve bankaların reklamları.. Ne yorulduk değil mi? Bıktık yani…Yalnız şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, millet olarak bünyemiz bayağı kuvvetli.. Hala tahammül edebiliyoruz.Tahammülümüz sınırsız..Umman yanında solda sıfır kalır..

Ne günler geçirdik ama..Seçimden önce , seçim sırasında ve sonrasında..Uzun uzun düşünüldü, kim nerede ne kadar prim yapar, kim nerede ne kadar oy kaldırır, koca koca bakanlar, milletvekilleri belediye başkanlıklarına aday gösterildiler.

Siyasi tansiyon bayağı yükseldi. Adaylar ve partiler hem nalına hem mıhına vurdular, dezenformasyon bütün çirkinliğiyle ortaya döküldü. “Her yer yeşillendirilecek!... Rüşvet, nüfuz suiistimali, alavere, dalavere kalkacak!... Adalet her kesime eşit davranacak, hukukun üstünlüğü sağlanacak!... Cukkacılık, peşkeşçilik tarihe karışacak!... Ne kadar ucuz bir politika değil mi?

Türkiye'de 1950 den bu yana yapılan on beş genel seçimde olduğu gibi "var olan kötüdür, biz iyiyiz" anlamındaki klasik konuşmalar yapıldı.

Vaatler bol keseden atıldı, insanların iyi niyetleri kullanıldı, akılları çelindi, menfaat beklentileri içerisine sokuldu ve mühür ele geçirildi..Sonrası malum..Sonrasında söylenen , vaad edilen, söz verilen her şey unutulur.

Seçim konuşmalarında adaylardan sık sık “Temizlik, yol, su, kanalizasyon” ile ilgili yapmayı düşündükleri hizmetleri dinledik.

Belediyecilik hizmetleri açısından bir kentin, bir bölgenin temiz tutulması, suyunun devamlı ve temiz akması, yollarının düzenli ve güzel olması gibi esaslar elbette ki vazgeçilmezdir, öyle de olmalıdır.Ama vizyon, sadece bunlarla sınırlı tutulmamalıdır bence..

Partiler adına kıran kırana geçen, şaibelerle, iptallerle,itirazlarla dolu bir yerel seçim maratonunun ardından sormak isterim, acaba başkan seçilen isimler kapasite, nitelik, bilgi birikimi, beceri, yaratıcılık, cesaret, kararlılık, toplumsal duyarlılık , toplumsal öncülük ve küresel entegrasyon alanlarında yerel halkını ikna edebilecek yeterliliğe sahip mi? Şimdi bana “ İlahi diyeceksiniz biliyorum, Sandığa giderken bütün bunları kim düşünüyor , kim sorguluyor” Hiç kimse!

Belediyecilik hizmetleriyle alakalı olarak, o belediye sınırları içinde yaşayan insanların en büyüğünden en küçüğüne kadar tüm toplum kesitlerinin niteliksel gelişimine uygun olarak faaliyetlerin çeşitlendirilmesi gerekir. Yani bir belediyenin sorumluluk alanı sadece su, kanalizasyon ve temizlik değildir. İnsanın niteliksel gelişimine dair her şey belediyeciliğin sorumluluk alanı olarak düşünülmelidir. Akraba, partidaşlık, ahbaplık, yandaşlık değil; Dürüstlük, işinin erbabı olmak , alçak gönüllülük,zekâ, kültür, emek, gayret, birikim, akıl, diyalog kurabilmek, cesaret, şehrin sıkıntılarına vakıf olmak, bunlarla ilgili ekip çalışması yapabilmek gibi özellikler ön planda olmalı.Ne emek ne de servet boşa gitmemeli..Taşa değil, başa yatırım yapmalı..

Zaman hem lehte hem aleyhte bir ölçü birimidir.Hizmette ise lehte olabilmesi için “Zaman kaybetmemelidir..”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.