1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. TANIYAMADIĞIMIZ İMAM HATİP OKULLARI
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

TANIYAMADIĞIMIZ İMAM HATİP OKULLARI

A+A-

                           TANIYAMADIĞIMIZ İMAM HATİP OKULLARI Doğduğum İnegöl 1962’de sel baskınına uğramıştı.. Ortaokul’a kayıt için rahmetli babamın verdiği 10 Türk Lirasının makbuzunu sele kaptırmış, bunun için çok azar işitmiştim. Ama kısmet bu ya, 4 ay sonra Bursa’da açılmış olan İmam Hatip okuluna kaydolarak büyük şehirle tanışmıştım. Mezun olduktan sonra Üniversite sınavlarında başarı kazandığım halde normal Lise mezunu sayılmadığım için girmek istediğim Hukuk ya da Siyasal Bilgiler Fakültelerinin kapılarına ancak acı içinde yutkunarak bakabilmiştim.. Bu sorunun çözümü, dışarıdan Liseyi bitirmekti.. Çaresiz, ben de bunu yaptım. Yıllar geçti, İmam Hatip Okulları ile ilgili tartışmaların sonu gelmedi. Kimi “ne işi var bunların memuriyette” derken, bir çok İmam Hatipli de “bu okul olmasaydı ailem beni okula bile göndermezdi” dediler. Hatta ciddiye alınmayan bu okul mezunları zaman içinde çok itibar bile gördüler.. İmam Hatip Okulları gene gündemde.. Durum o ki, ülkemizdeki pek çok insan İmam Hatip’lere önyargılı yaklaşıyor. Yıllardır kalıplaşmış, kulaktan duyma bilgilerle düşünce üretmeye çalışıyorlar. Birbiri ardına sıralanmış yanlışlar burada oluşmaya başlıyor. Öyleyse çözüme İmam Hatip Liseleri'ni tanıyarak başlamamız gerekiyor..

NEDEN HEP GÜNDEMDELER?

İmam Hatip Okulları geçen yüzyılın başında açıldı ama tartışmalar, daha sonra başladı. Neden mi? “ Evladım dini bilgilerini öğrensin” diyen mütedeyyin ama sayıları da hayli fazla aileler çocuklarını bu okullara göndermek istiyorlardı. Neden böyle düşünüyorlardı, bu bir özel araştırma konusuydu ve ama devletin bu düşünceye saygı duyması gerekiyordu.. Zira onlar, halkın bizzat kendisi idi.. Zamanın hükümetleri de halkın bu taleplerine kulak vererek doğru olanı yaptılar.. Ama madalyonun diğer ucuna baktığımızda bu okulları açanların her birinin amaçları aynı değildi. Kimilerinin iyi niyetlerine karşın diğer bazıları da “biz ne kadar okul açarsak, bir o kadar oyumuz artar” şeklinde hesaplar yaptılar. Ne acıdır ki, bu okulları ağızlarında sakız yapanların çoğu, çocuklarını İmam Hatip Okuluna göndermediler.. Okulu bitirenler Lise mezunu sayılmadılar, Subay ve polis olamadılar.. İlahiyat Fakültesine dahi alınmadılar.. Dışarıdan bitirme sınavları için okul köşelerini mesken tuttular.. Başardıklarında, eski bilgileri unuttuklarından Üniversite giriş sınavlarında kendi okullarındaki performanslarını dahi gösteremediler (*)..

İMAM HATİP’LİLERİN YAKIN TARİHTEKİ YOLCULUĞU

İmam Hatip Liseleri’nin temeli, 1913 yılında açılıp “Medresetü-l Vaazin” ile birleştirilerek” Medresetü-l İrşad” adını alan “Medresetü-l Eimmeti vel Hutaba” kabul edilir. Bu medreseler, 3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kapatılmış ve Atatürk, medreselerin yerine dört sınıflı 29 adet İmam Hatip okulu açmıştı. 1929’da İmam Hatip Okulları kapatıldı. Bu okulların kapatılmasını isteyen insanlar, bunun sonuçlarını görememişlerdir. Geçmiş dönem İHL’lerin kapatılmasıyla dini eğitimde oluşan boşluk, uzun yıllar telafi edilememiştir.. Merhum, Ahmed Hamdi Akseki İmam Hatip okullarının kapatılmasıyla meydana gelen durumu şöyle dile getirmektedir: "Bugün birçok camide mihraba geçerek halka namaz kıldıracak, ölenlerin cenaze işlerini yürütecek bir imam bile yoktur.

Çocuklarımız din terbiyesinden mahrum ve boş yetişmekte, misyoner propagandalarının sosyal ve siyasi olumsuz tesirlerinde kalmaktadırlar. Çok partili hayatın oy kaygısı başlayınca dindar kesimi yanlarına almak isteyen liderler, İHL konusunda çark ettiler. (1948).. 10 ay süreli İmam Hatip kursları ve sekiz İmam Hatip kursu açıldı.. Din dersleri müfredata konuldu ve Ankara İlahiyat fakültesi açıldı. 1950’den bu yana liderlerin açtığı okulları sayısal olarak şöyledir: Adnan Menderes dönemi 19, İsmet İnönü dönemi 7, Süleyman Demirel dönemi 327, Bülent Ecevit dönemi 33, Turgut Özal dönemi 90, Mesut Yılmaz dönemi 23, Tansu Çiller dönemi 13 ve Necmettin Erbakan döneminnde 97 İHL açıldı.. 1971’de yeni bir düzenlemeyle, İmam Hatip okullarının dört yıllık orta kısımları kapatıldı. 1982 Anayasası 24’üncü maddesiyle din eğitimi devlet güvencesi altına alındı. Seçmeli olarak okutulan din dersleri, ilk ve orta dereceli okullarda zorunlu hale getirildi. 1997-1998 döneminde İHL, Anadolu İHL ve Çok Programlı Lise sayısı 609’a ulaştı. 2002-2003 öğretim yılında, İHL sayısı 536’ya düştü. 2004 itibariyle İHL'nde bu sayı yüzde 35 gibi bir artışla 97 bine ulaştı..

GELİŞMELER VE DEĞERLENDİRME

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gayrı resmi sızan haberlere göre önümüzdeki dönem İmam Hatip Liselerinin adı “İlahiyat ya da Din Bilimleri Lisesi” olarak değiştirilecekmiş.. Ama İmam-Hatip okulları, büyük destek aldığı halkımızdan koparılmadan yeni yol haritası çizmelidir. Bu harita, masa başında birkaç kişinin vereceği kararla asla çizilemez. Bunun için Diyanet İşleri Başkanlığı, eğitimciler ve ilgili sivil temsilcilerin bir araya geleceği çalışma grubuyla belirlenecek prensipler Milli Eğitim Bakanlığınca uygulanmalıdır.. İmam Hatip mezunları ülkenin huzuru için her zaman katkı sağlamışlardır. Yaşantıda olduğu gibi İmam hatipler konusunda tüm tarafların ülke gerçeklerini ön plana alıp abartıya gitmeden çözüm aramaları huzur için en iyi yoldur. İyi haftalar.. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.