1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. TAKDİR-İ İLAH-İ
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

TAKDİR-İ İLAH-İ

A+A-

        Saygıdeğer Okurlar,

 

       Küçük yaşlarda yaşanılan ve akıllarda kalıp yaşama yön veren bazı olayları şöyle bir hatırlatmak istedim.

       Çocuk düşerek elini sıcak sobaya çarpıp yakar, büyükler hemen sobayı ah ederek niye oradasın diye sobayı döverler,

       Başını masaya veya sandalyeye çarpar, niye bu burada diye hemen onlar da ah edilir ve dövülür.

       Ondan sonra çocuk her hatasında suçunu yükleyecek birini veya bir şeyi mutlaka bulur.

       Örneğin; şimdi birilerinin veya bizlerin bulduğu gibi;

       Balkan harbinden kalan vagonlarla 160 km. hız yaptırılır,

       İlk virajda sizlere ömür,

       Suçlu, “makinist”!

       Deprem olur, 7 vilayette 50 bin kişi ölür, binlerce bina yıkılır, on binlercesi ise ağır hasarlı raporludur,

       Suçlu, “bir müteahhit”!

       Edirne de bir hastanede onlarca çocuk ölür,

       Bisküvi kolilerine konup gömülerek, araştırma yapılır,

       İhmal olmadığı belirtilir.

       Suçlu mu “klima”! 

       Rakı içerek ölümler olur, o günden bu güne ne değişir,

       Kapak ve şişesi,

       Demek ki suçlu “rakının şişesi ve kapağı”!

       Yollarda sürekli kazalar ve bayramlarda yollar kan gölüne döner,

       Suçlu “Trafik Canavarı”!

       Dolar fırlar, kriz olur,

       Suçlu “Enflasyon Canavarı”!

       Evleri su basar,

       Suçlu “şiddetli yağmurlar”!   

       Ülkemizin akciğeri olan ormanlar cayır cayır yanar,

       Suçlu “Sigara”!

       Gemi alabora olup batar, köprü yıkılır,

       Suçlu “Dalgalar”!

       İçinde ülkenin kaderini değiştirecek bilim adamlarının bulunduğu uçak düşer,

       Suçlu “Rahmetli Pilotlar”!

 

       Cumhuriyet tarihinin en büyük terör eylemi yapılır,

 

       50 Türk Vatandaşımız vefat eder,

 

       Suçlu “terör örgütü”

 

       301 Türk vatandaşımız maden ocaklarında mahsur kalır ve cenazeleri çıkarılır,

 

       Suçlu “resmi plakalı araca tekme atan işçi yakını”

 

       Çocuklar ağlamasın diye yardım toplamak amacıyla gençler bir araya gelir ve terör eylemine maruz kalırlar.

 

        32 can yok olur,

 

        Suçlu “yine bir terör örgütü”

        Bunlara rağmen hayatta kalmayı nasıl başarıyorsunuz? 

        Takdir-i İlah-i         

 

        Bunlar Takdir-i İlah-i de 

 

        Bizi yönetenler ile can ve mal güvenliğimizi korumaktan sorumlu olanlar Allah için ne iş yaparlar diye insana sormazlar mı?    

 

       Yukarıdakilerle uyumlu bir fıkra; 

       Bir gün melekler telaş içinde Allah’ın katına çıkarak;

       “Allah’ım, Allah’ım, Amerika ile İngilizler savaşa girdi yardım etmeliyiz,

        Allah, “dert etmeyin onlar işlerini bilirler, bırakın kendi hallerine” 

        Aradan iki gün geçer ve melekler yine telaşla Allah’ın katında,

       “Allah’ım, bu sefer Fransızlar da savaşa katıldı hemen müdahale etmeliyiz”

        Allah, “Karışmayın onlarda işlerini bilir”

        Aradan birkaç gün geçtikten sonra melekler bu sefer daha telaşlı bir şekilde Allah’ın katına çıkarak

       “Allah’ım, Allah’ım, bu sefer daha büyük felaket Türklerde savaşa katıldı”

       Allah, “Olamaz”!                              

       “Hemen bana tüm silahlarımı getirin ve kuşanalım, çünkü onlar her işlerini bana havale eder”

       Evet saygıdeğer okurlar,

       Yukarıda yazılı olanlardan anlaşılacağı üzere suçlu bulmada hiç sıkıntı çekmiyoruz.

       Sanal olsun, yalan olsun kendimizden başka suçlayabilecek birilerini bulabiliyoruz.

       Yani suçlu, sobanın ORTADA kurulu,

       Masa ve sandalyenin ORTADA bulunuyor olması,

       Bizleri yönetenlerin HİÇ suçlarının olmaması,

       Niye mi?

       Onlar belli zamanlar hariç zaten ORTADA bulunmuyorlar ki!

       Yıllardır onların işleri ve dertleri yandaşlarını ihalelerle ihya etmek,

       Çocuklarını ve yakınlarını zengin etmek,

       Yer altı kaynaklarının bulunduğu toprakları ve ülke değerlerini, bizi bölmek isteyen emperyalist güçlere peşkeş çekmek,

       Yıllardır kardeşçe yaşayan ülke nüfusunun rahatı ve huzuru için uğraşıp, ağrımayan başlarını niye ağrıtsınlar ki?

       75 milyon yerine kalemini ve şahsiyetini satan bir avuç satılık medyaya ulaşarak,

       Her şeyi güllük, gülistanlık gösteriyorlar ya,

       O yeter!

       Hayatları şah şahlı geçenlerin ise yaşamları bu dünyada onları mutlu ediyor,

       Onlara da o yetiyor!

       Geriye kalanlara gelince de zaten her şeyi Allah’a havale edip, 

       Takdir-i İlah-i diyoruz ya,

       Suçlu mu?

       Pardon!

       O da ne demek?

       ORTADA bulunan masa, sandalye ve sobalar ile ORTADA bulunmayan bizleri yönetenler arasında gidip geliyoruz ya, aklım karıştı kusura bakmayın.

 

       Saygılarımla,

 

       KURBAĞA İÇİNDE BULUNDUĞU NEHİRİN SUYUNU İÇMEKLE BİTİREMEZ

       AMA VATAN TOPRAKLARI PEŞKEŞ ÇEKİLDİĞİNDE ARTIK BİZİM DEĞİLDİR

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar