1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. TAÇSIZ KRALİÇE: ANNEM…
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

TAÇSIZ KRALİÇE: ANNEM…

A+A-

Dünyayı gözlerime ilk açtığım anda sıcacık nefesiyle ve duygusal elleriyle, şefkat dolu kucağına alışıyla tanıdım onu. Narin bir kelebek işvesiyle; üzerime nasıl titrediğini, uykularını ve bütün güzellikleri benim için elinin kenarıyla itişiyle de tabi…

 

          Ben o zamanlar dünyadan habersizken, bu âlemin ne kadar acımasız olduğunu o öğretti bana bakışlarıyla. Onun güven veren sesiyle uyandım uykularımdan. Kendini benim için hoyratça sarf ederken, umursamazdım. Aldırmazdım belki; haberim dahi olmazdı bu yiğit davranışından…

 

         Ben hiç büyümedim ki, anne… Senin dünyalar güzeli gözlerinle kaç defa çakıştı gözlerim. Senin gözünle baktım yüzüme, ne kadar bebeksi olduğumun farkında değildim bakmadan önce. Kaç defa soğuk çehreli yüzlerin vahşi pençelerinden korudun beni. Ve kaç kez kolladın kem gözlerden. Söyle anne, hangi sevgilerim denk gelir bu yaptıklarına. Beyhude düşlerin etrafımı çepeçevre kuşattığında, sarsılmaz duvarlarla örülü kaleydin sen. Hangi kalem yazar sana olan sevgimi, hangi dil söyler ve hangi yürek anlatır bana olan şefkatini…

 

 

         Kokununu duyuyorum anne… Bir bahar sabahında, bir lale yaprağında. Nasıl anlatsam bilmem; anne hasretine susamış gönüllere bu eşsiz kokuyu. Belki yaz yeliyle esen harman sabahında, belki güneşin batışında, ya da güzellikleri savrulmamış yakamoz akşamlarında…

 

 

         Ben hiç eğilmedim ki anne… Menfaatlerin yoğunluğunda boğulan dünyada, virgül gibi eğilmemenin yolunu gösterdin. Tozpembe gördüğümde hayatı, zorluklarıyla sevmenin ve azla mutluluğun gerçekliğini de öğrettin. Şimdi senin önünde, dik başlı sarp kayalıklı dağlar misali eğiliyorum. Ayaklarının altında olduğunu bildiğim için mutluluğu, ulu bir çınar edasıyla yıkılıyorum ayaklarının altına. Ve tatlı bir buseyle dokunduruyorum dudaklarımı ayaklarının toprağına.

 

       

        Artık sözlerim tükendi anne… Aşkımın harflerle, kelimelerle ve cümlelerle kifayet etmeyeceğini anladım. Geçen günlerimi sevginle sınadım. Bir elimde sonsuzlukların ifadesiyle bütünleşen güller,  diğer elimde aşkına hasret yitik hatıralarım. Senin nasihatlerinle dolan yüreğimin, vasiyetiyle yaşayacak çocuklarım. Şimdi, gözlerimden dökülen damlalarla toprağını ıslattım anne. Bak ağlıyorum işte. Ağlamamı hiç istemez, belki ben ağlarken sen erirdin. Niye şaşırdın, erkeklerde ağlar anne. Bu dünyada gülmedin umarım, güzellikler diyarında kana kana gülersin anne.

 

       Seni anlatacak günü iple çektim anne… Çünkü sen günlere değil, aylara değil, yıllara değil, asırlara layıksın. İki satırı yan yana getirdiysem, sen say bunu destanlara; dostlarımda, destanlarıyla sınasın… Dostlarımda, destanlarıyla sınasın…

Önceki ve Sonraki Yazılar