1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. SUS PUS DÖNEMİ
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

SUS PUS DÖNEMİ

A+A-

 SUS PUS DÖNEMİ

                Bu kalem sayısız kere satırlarında PKK tehdit ve tehlikesi üzerine kalem kullanmıştır. Şimdi ilk kez PKK ve önderlerinin namertliklerinden bahsetmeyip hatta bir doğrunun tecellisine yardımcı olduklarından dolayı bu makalenin  satırlarında bir hakkın teslimi yapılmaktadır. PKK ve önderlerinden Murat KARAYILAN bu defa doğru olanı yapmıştır. Çünkü orta yerde büyüyen bir kargaşamıza neşter vurmuştur ve Reşadiye"deki katliamı kendilerinin yapmış olduğunu açıklayarak hepimize büyüklük göstermiştir.(!)  Demek ki namerde de zaman gelir hak verilirmiş ve hakkı teslim edilirmiş. Sağ ol, Murat KARAYILAN.

                Reşadiye"deki alçak pusunun hemen saatler sonrasında, devletin zirvesindeki en yetkili ağızlardan kargaşaya yol açan provokasyon iddiaları içeren yaylım bombardımanları başlamıştır o günlerde. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan"ın ilk aklına gelenler, PKK değil ama başka odaklar olmuştur. Hatta PKK hiç akıl edilmemiştir ve Ergenekon ve TSK iması yapılmıştır. Yine Bülent ARINÇ, Beşir ATALAY ve Nihat ERGÜN"e kadar devletin zirvesindeki çoğu isimler, katliama provokasyon yaftasını yapıştırmayı kendilerine ve makamlarına yakıştırmışlardır.

                Reşadiye hadisesini nemli gözlerle izleyen Anadolu insanının yürekleri büyük bir azapla titrerken, neyse ki beklenen reel ve hak haber Kandil"den gelerek millet vicdanını rahatlatmıştır ve diğer taraftan milli hissiyat fukarası kara vicdanlar ise sus pus edilmiştir. Kandil"den Murat KARAYILAN, gururunu duymakta(!) olduğu katliamın başkalarına fatura edileceğinin rahatsızlığı ile hop demiştir ve katliamın sahibinin kendileri olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Devletin tepesi ve yandaş medya ve malum kalemler o gün bugündür bir “sus pus dönemi”ni yaşamaktadırlar.

                 Anlayacağımız bir vaziyet meşrulaşmıştır ki, Türkiye uzunca bir süreden beri bir “sus pus dönemi”ni yaşamaktadır. DTP kapatılmıştır. Sine-i millete döneceklerini beyan eden Ahmet TÜRK, yönlerini Abdullah ÖCALAN"ın talimatı ile sine-i meclise çevirdiklerini açık seçik belirtmiştir. Bu beyanlarında bir yafta, bir benzetme ve bir ima yoktur. Direkt olarak İmralı"dan talimat aldıklarını söylemektedir. Ancak ima ustaları ve çifte standartlı takiyye sanatkârları, 40 bin kişinin ölümünden sorumlu bir kişinin talimatına ilişkin, bir “sus pus dönemi”nin sessiz aktörlerini oynamaya devam etmektedirler.

                Devletimizin içine bir devlet ve bir dini ekümenikliği kondurmaya çalışan bir Fener Patriği vardır İstanbul"da. Bu zaat, tüm dünyaya Türkiye"yi şikâyet etmiştir. Tarihi, dini zümrelere gösterdiği üstün müsamahaların örnekleri ile dolu olan milletimize çamur atmıştır bu kadirşinas olmayan adam.  “Türkiye"de çarmıha geriliyiz” diyerek haysiyetsiz bir davranış sergileyen bu kişiye karşı ne Abdullah GÜL, ne Tayyip ERDOĞAN, ne de mukaddesatçı Bülent ARINÇ tek bir kelâm etmeyerek bir “sus pus dönemi” vaziyetlerini sürdürmektedirler. 

               Özelleştirme kapsamında kapatılan işyerlerinde çalışan ancak şimdi ise, işlerini kaybeden işçilerin haklı seslerini duyurma eylemleri Ankara"da devam etmektedir. Yaklaşık on günden beri Abdi İpekçi Park"ında ve AKP Merkez Binası önünde toplanarak kapatılan işyerlerinin doğurduğu neticelerden kaynaklanan sebeplerle mağduriyetlerini anlatmaya çalışan Tekel işçilerine karşı aynı çevreler, yine bilindik “sus pus dönemi” hallerini sürdürmektedirler. 

               Meydanlarda emekçilerin, Eczacıların, Demiryolu işçilerinin, Tekel işçilerinin, İtfaiyecilerin ve öğrencilerin insan gibi yaşamak için devletinden talepte bulunan bu kesimlerin haklı eylemleri günlerdir sürmektedir. Anayasal haklarını kullanarak haklı isteklerini talep eden yığınların karşısında hükümetten tek bir muhatap dahi bulunamamaktadır. 

               Bu ülkenin yetkilileri sus pus haleti ile bir devleti yönetemezler. Bu ülkede asayiş sağlanmalıdır. Vatandaşın can ve mal emniyeti sağlanmalıdır. Bu millet; güven içinde dükkânını açabilmeli, can güvenliğinden emin olarak otobüsüne ve minibüsüne binebilmelidir. İnsanlar güvenle araçlarını evlerinin önüne park edebilmelidirler. Bu ülkede işsizlik, fukaralık ve yolsuzluk çözülmelidir. Bu ise, üç maymunu oynayarak ve pandomim sanatıyla sağlanamayacaktır. Bir an önce bu “sus pus dönemi” sonlandırılmalıdır. Hoşça kalın.   

Önceki ve Sonraki Yazılar