1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Suriye’yi Zorlu Çıkmaza Götüren İçsel Dinamikler
Suriye’yi Zorlu Çıkmaza Götüren İçsel Dinamikler

Suriye’yi Zorlu Çıkmaza Götüren İçsel Dinamikler

Suriye’yi anlamak isteyenlere tarihten günümüze Suriye'nin siyasi yapısı ve iç dinamiklerin siyasete etkisi.

A+A-

Emine Hançer, Çankaya üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, tarafından kaleme alınan Suriye konulu analiz yazı Suriyeyi anlama konusunda  önemli değerlendirmeler içeriyor.

Orsam.org.tr sitesindeki yazı şu şekilde:

 Arap Baharı ile başlayan siyasi ve toplumsal değişim süreci Orta Doğu’da hakim olan siyasi rejimlerin kimi yerde devrilmesine kimi yerde sarsılmasına neden olmuştur. Tunus’ta Muhammed Buazizi’nin kendini yakması ile başlayıp Mısır’a sıçrayan ve bütün Orta Doğu’yu saran isyan dalgasının son durağı Suriye olmuştur. Mart 2011’de başlayan Suriye krizi diğer Arap ülkelerinde meydana gelen isyanlarla karşılaştırıldığında farklı bir karakteristiğe sahiptir. Çünkü sorun sınır aşarak bölgesel ve küresel nitelik kazanmıştır. Krizin çıkmaza dönüşmesinde başta İran olmak üzere bölgesel güçlerin ayaklanma başlar başlamaz sürece  dahil olması etkili olmuştur. Krizin daha sağlıklı anlaşılabilmesi için rejimin ve muhalefetin karakteristik özelliklerinin ve içsel faktörlerin bilinmesinde fayda vardır.

 

Suriye’nin siyasi yapısı 1963 darbesiyle başa gelen Baas Partisi üzerine kurulmuştur.1970’de Hafız Esed parti içerisinde gerçekleştirdiği iç darbeyle iktidarı ele geçirmiştir. Üst düzey yetkililerin de desteğini alan Hafız Esed 1971’de devlet başkanı seçilmiştir. Böylece ailesi, aşireti ve diğer grupların da desteğini alarak kendi üzerinde şekillenen bir iktidar yapısı oluşturmuştur. Yani tek parti, tek kişi ve onun çevresindeki belli bir grubun uzun süreli iktidarına dayalı rejimin temelleri atılmıştır. Rejimde liyakatten ziyade sadakat ve bağlılık belirleyici bir unsur olmuştur. Sadakatte ise kimliksel yakınlık aranmaktadır. Bu sebepten dolayı devletin kritik noktalarındaki isimler Hafız Esed’in kendi kabilesinden, kendi aşiretinden veya kendi bölgesi olan Lazkiye bölgesinden seçilmiştir. Yani bu kişiler Arap Alevi toplumdan seçilmiş kimselerdir. 2000 yılına kadar yönetimde kalan Baba Esed gücünü sadece Nusayrilere dayandırmamış aynı zamanda gücünü sağlamlaştırmak için izlediği stratejik politikalarla Sünni tabanın da desteğini almıştır. 30 yılda Hafız Esed tarafından kurulan Baas rejimi baba Esed’den sonra oğul Esed’ a kalmıştır. Tek parti iktidarından ziyade zaman içinde tek kişi iktidarına dönüşen rejime yıllardır bir tepki vardı fakat farklı toplumsal grupların veya ideolojilerin siyasi arenaya yansımasına izin vermeyen iktidar bir korku toplumu yaratmıştı. Dolayısıyla birlik ve beraberlik halinde hareket eden bir muhalefet söz konusu olmamıştır. Muhalefet dağınık bir yapıdadır. Hafız Esed kendi döneminde muhaliflerin bir araya gelmesini ve siyasi bir zeminde birleşmesine her zaman engel olmuştur. Bu durum Beşar Esed döneminde de devam etmiştir. Mesela Hafız Esed döneminde ortaya çıkan Müslüman Kardeşler karşıtlığı Beşar Esed döneminde de devam etmiştir.

 

Suriye toplumu hem etnik hem dini hem de mezhepsel bağlamda heterojen bir toplumdur. Bu heterojenliğin sebebi bu coğrafyanın tarih boyunca farklı dinleri, ırkları ve mezhepleri barındırmış olmasıdır. Toplumun çoğunluğunu Sünni Araplar oluşturmaktadır. Ülke içerisindeki diğer etnik gruplar ise Kürtler, Ermeniler, Çerkezler ve Türkmenlerdir. Suriye toplumunun büyük bir çoğunluğu Müslüman’dır. Arap Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler, Yediziler, ve İsmailler toplum içindeki diğer dini gruplardır. Baas rejimine kadar ekonomik ve siyasi alanda hakim grup Sünni Araplar olmuştur. Sünni Arapların hakim olduğu bu dönemde Arap Aleviler dağlık bölgelerde yaşayan köylü kesimdir fakat Baas rejimiyle birlikte hakim güç dini ve kültürel bir yapı olan Arap Aleviler olmuştur. Yine Baas rejimini fırsat bilen Arap Aleviler ordu, ekonomi, bürokrasi ve siyasette önemli bir güç haline gelmişlerdir. Baas rejimi Dürzilere ekonomik ve siyasi arenada güç elde etme imkanı sunmuş olsa da onlar özerkliklerini korudukları alandan çıkmamayı tercih etmişlerdir. Kürtler ise geleneksel kabile yapılarını bozmayarak kendi kültürel varlıklarını devam ettirme gayreti içinde olmuşlardır. Kürtler dışında Arap olmayan diğer azınlıklar Ermeniler, Türkmenler,, Çerkezler toplum içinde çok az orana sahip oldukları için siyasi alanda çok etkin bir rol oynamamışlardır. Parçalanmış bu toplumsal yapı her zaman farklı etnik gruplar arasında bir gerginliğe sebep olmuştur. Suriye krizinde de zamanla çatışmanın etnik ve mezhepsel boyutu çok belirginleşmeye başlamıştır. Yani, Sünni Arapların, Arap Alevilere karşı bir başkaldırısına dönüşmüştür. İsyana önderlik eden grupların başını Sünni Araplar çekerken, rejimi korumaya çalışan toplumsal grupların başında ise Alevi Araplar gelmektedir.

 

Suriye’nin ekonomik yapısına bakacak olursak devletçi bir ekonomik sistemin hakim olduğu görülecektir. Bankacılık, savunma sanayi, enerji, iletişim gibi büyük öneme sahip sektörlerin kamu elinde olduğu görülmektedir. Suriye diğer Körfez ülkeleri gibi büyük petrol rezervlerine sahip değildir. Fakat ekonomisinin yaklaşık olarak yarısı doğal kaynaklardan sağlanan gelirlere dayanmaktadır. Ülkede ciddi anlamda refah sorunu vardır. Gelir dağılımındaki eşitsizlik de halk içindeki huzursuzlukların başlamasında önemli bir yere sahip olmuştur. İşsizlik, rüşvet ve yolsuzluk, adam kayırma, insan hak ve özgürlüklerinin göz ardı edilmiş olması ve basın özgürlüğünün söz konusu olmaması hiç şüphesiz isyan sürecini hazırlayan temel faktörlerdir.  Bu açıdan Suriye halk ayaklanmasını sadece siyasi ya da toplumsal ayrımcılığa tabi tutulmuş kesimlerin değil aynı zamanda ekonomik olarak da ayrımcılığa maruz kalmış halk yığınlarının başkaldırısı olarak değerlendirmek mümkündür.

 

 

Kaynaklar

 

1)http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/

2011126_orsamreportt_46_tr.pdf

2) http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2012823

_hediye.pdf

3) http://setav.org/tr/suriye-devrim-mi-bolunme-mi/analiz/15837

4) http://arsiv.setav.org/public/HaberDetay.aspx?Dil=tr&hid=81

501&q=suriye-arap-bahari-nin-neresinde

5) http://arsiv.setav.org/ups/dosya/116617.pdf

6)http://file.setav.org/Files/Pdf/20131009145306_suriyedeaktorle

rrejimmuhalefetdiniyapivemedya.pdf

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.