1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Siyaset taşları yerine oturuyor
Siyaset taşları yerine oturuyor

Siyaset taşları yerine oturuyor

Dikkatler eski merkez sağ isimlerde ama, her parti geleneksel oy tabanını genişletmek için her yöne doğru hamle yapıyor.

A+A-

Ankara’da haftalardır partilerin milletvekili listeleri üzerine tutulan nefesler, kimi aday adayının derin bir ‘oh’, kimisinin de derin bir ‘of’ sesiyle bırakıldı.
Seçimlere doğru, özellikle son hafta ara verilmiş görünen söz düellosu da kaldığı yerden devam etti.

Başbakan Tayyip Erdoğan, her üç muhalefet partisini de tutuklu sanıkları dokunulmazlık zırhından yararlanmak üzere Meclis’e almaya çalışmakla suçladı. Erdoğan özellikle CHP ve BDP dokunulmazlıkların sınırlandırılmasından yana olmalarıyla çelişir gösterdi. Gerçi CHP, başvuruları alırken her aday adayına ‘Dokunulmazlıkların kaldırılması için’ peşinen imza attırmıştı, ama 12 Haziran seçimlerine doğru mücadele başlamışken bu ayrıntılara kimsenin dikkat çekecek hali yoktu.
Erdoğan’ın kastı, BDP’den aralarında Hatip Dicle’nin de bulunduğu 6 KCK tutuklusu, CHP’nin Mustafa Balbay, Mehmet Haberal ve Sinan Aygün’ü, MHP’nin de emekli Korgeneral Engin Alan’ı aday göstermesi idi.

Kemal Kılıçdaroğlu, listeler nedeniyle yalnızca Erdoğan’dan değil, kendi partisi CHP içinden de aldığı eleştirilere dün ‘CHP’deki değişimi gösterdiği’ yanıtını verdi.

İşin ilginç yanı, Kılıçdaroğlu’na içeriden gelen eleştirilerde de Haberal ve Aygün söz konusuydu. Her ikisi de hayatlarının hiçbir döneminde haydi sol da demeyelim, CHP’ye sempatiyle bakan isimler olmamıştı.

Merkez sağ isimler neden rağbette?

Tepki sadece bu iki isme de değildi. Daha önceki yılların merkez sağ partileri olan DYP ve ANAP kökenli bazı isimler de CHP listesinde yer alıyordu.
Ankara’da Aygün’ün yanı sıra Bülent Kuşoğlu vardı örneğin. Bursa’da Refahyol döneminin DYP’li Savunma Bakanı Turhan Tayan, ANAP kökenli Aydın Ayaydın vardı.

Ama eski merkez sağdan isim alan sadece CHP değildi ki...

MHP de örneğin Sümer Oral, Bahattin Şeker, Nevfel Şahin gibi daha eski merkez sağ isimleri listesine aldı.

AK Parti daha önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçim listesine de yalnız eski ANAP ve DYP kökenli değil, eski sol, liberal ve ülkücü isimleri dahil etti. CHP’den transfer Ertuğrul Günay ve Haluk Özdalga’nın yanına Erdal Kalkan da geldi, MHP kurucu lideri Alparslan Türkeş’in oğlu Ahmet Kutalmış Türkeş de.

Hatta BDP bile listesine (aslında sağcı bir politikacı olan) Şerafettin Elçi, İslamcı kökenli Altan Tan gibi isimleri alarak yalnızca Kürt ve Türk solu ile sınırlı olmayan bir çeşitliliğe gitti.

Görülebileceği gibi, dikkatler eski merkez sağ isimlerde olsa da siyasi partiler kendi geleneksel oy tabanlarının dışına çıkmak, yalnızca bir yöne değil, her yöne genişlemek için hamle yapıyorlar.
Bütün bu hamlelerin amacı aslında bir çeşitliliği yakalamak. İyi ama neden?

Her partinin seçim hedefi ayrı

Bunun cevabı aslında Türkiye’de siyasette taşların yerine başka türlü oturmaya başlamasında yatıyor.

Partiler, belli bir ideolojinin etrafında toplanmış kadro partilerinden kitle partilerine dönüşmenin sancısını çekiyorlar.

Tabii bu çeşitlilik arayışının bu seçime özgü nedenleri de bulunuyor. Her partinin 12 Haziran seçiminden beklentisi farklı.

AK Parti, milletvekili sayısının 330’dan az olmamasını istiyor. Bu, Erdoğan’ın görmek istediği, başkanlık sistemini dışlamayan terzi işi anayasayı en azından halkoylamasına götürebilmesi için gereken eşik.

CHP’nin hedefi, üzerindeki ‘siyasi laneti’ kırarak yüzde 30 psikolojik eşiğine yaklaşmak ya da yakalamak. Bu Türkiye’nin siyasi coğrafyasını değiştirecek bir gelişme olur.

MHP’nin hedefi, AK Parti tarafından üzerine yapıştırılmaya çalışılan ‘yüzde 10 barajının altında’ yaftasını boşa çıkarmak ve Meclis’te daha tecrübeli ve mücadeleci bir ekiple yer almak.

BDP’nin hedefi ise Kürtler için özerk anayasa hakları hedefi için mücadele eşiğini yükseltmek. Bu Meclis’teki anayasa fırsatı kaçarsa, bir daha yakalamak zor olur diye düşünüyorlar.

Görülebileceği gibi Meclis’e girmesi muhtemel partilerin dördü de, farklı amaç ve hedeflerle de olsa oy tabanlarını, üstelik bir yöne değil, olabildiğince birden fazla yöne genişletmek için çalışıyorlar. Bu seçimlerin Türkiye’de siyasi hayata getirdiği en önemli yenilik bu olsa gerek.

Murat Yetkin/Radikal

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.