1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. ŞİDDETİN GÖLGESİNDEKİ AİLELER
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

ŞİDDETİN GÖLGESİNDEKİ AİLELER

A+A-

Temel, iş için gittiği İstanbul'dan eve dönünce karısı Fadime’ye İstanbul'lu hanımların, "Hoş geldin kocacığım, üşümüşsün, günün nasıl geçti." gibi nazik laflarla eşlerini karşıladıklarını anlatmış. “ Sen da oyle edemez misun Fadime? Demiş.. Ve ertesi akşam Temel eve gelmiş. Mevsim kış, tabii, her yer buz gibi.. Kapıyı açan Fadime seslenmiş; “Kocacuğum, celdun miii?, İt gibi titreysun”…

BAKAN ŞAHİN’İN AÇIKLAMALARI

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, bir yazılı soru önergesini yanıtlamak üzere geçenlerde yaptığı açıklamada aile içi şiddet olayları sonucu 2009 yılında 171, 2010 yılında 177, 2011 yılında 163, 2012 yılında 155 kadının yani toplam 666 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Boşanmalara ilişkin soruya da “2008 yılında gerçekleştirilen 'boşanma nedenleri araştırması' ile evlilik ilişkilerinde eşleri anlaşmazlığa götüren geçimsizlik nedenlerinin detaylı olarak ortaya konulması ve buna karşı kalıcı ve etkili politikaların üretilmesi amaçlanmıştır.” Şeklinde yanıt verdi. Biz de bu konuya ışık tutalım dedik..

AİLE İÇİ ŞİDDET NEDİR VE ÇEŞİTLERİ

Aile içi şiddet aile üyelerinden biri tarafından aynı ailedeki bir diğer üyenin yaşamını fizik veya psikolojik bütünlüğü veya bağımsızlığını tehlikeye sokan, kişiliğine veya kişilik gelişimine ciddi boyutlarda zarar veren eylem veya ihmaldir. Genelde bunu sosyal bilimciler beş grupta değerlendirirler: 1. Fiziksel şiddet: Dövme, tokatlama, tekmeleme, yakma gibi eylemler.. 2. Cinsel şiddet: Seksüel motivasyona bağlı yapılmış şiddet türü. 3. Duygusal istismar: Sevgi göstermeme, aşağılama, kıskançlık ve reddetme.. 4. İhmal: Çocuk ve yaşlıların sosyal ihtiyaçlarını gidermede ihmal.. 5. Ekonomik istismar: Yaşlılara ait paranın kullanılmasına engel olmak..

DÜNYA'DA VE TÜRKİYE’DE AİLE İÇİ ŞİDDET NASIL

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'nün 2002 yılı raporlarına göre dünya genelinde her dört kadından 1'i ve her 6 erkekten 1'inin yaşamlarının bir döneminde aile içi şiddete uğradığı belirtiliyor. Buna göre her üç kadından biri yaşamlarının bir döneminde dövülüyor. Japonya'da, istismar yaşamış 613 kadının % 57'sinin fiziksel, duygusal ve cinsel şiddetin hepsine birden maruz kalıyor. Kore'li kadınların üçte ikisi, Kenya’lı kadınların % 41'i kocalarından düzenli olarak dayak yiyor. İngiltere ve Galler'de kadınların % 42'i, erkeklerin % 4'ünün katilleri eşleri (2000/2001).. Aile içi şiddete uğrayanların ancak % 35'i bu durumunu başkalarına söyleyebiliyor. Ülkemizde yapılan araştırmalara göre ise: aile içi şiddetin ülkemizde de yaygın olduğu, fiziksel şiddete ailelerin % 34'ünde, sözlü şiddete % 53'ünde rastlanıyor. Başka bir araştırmada; görüşülen 695 kadından % 54'ünün evde şiddet gördüklerini, bunların % 42,3'ünün dayak % 40,1'inin tehdit ve küfür oldukları anlaşılıyor.

AİLE İÇİ ŞİDDETE HANGİ NEDENLER YOL AÇAR?

Ekonomik sorunlar ve işsizlikten patlamaya hazır ailelerin birbirleriyle sağlıklı iletişim kuramamaları şiddetin en önde gelen nedenleri arasındadır. Taraflardan birinin aşırı aile bağımlılığı, alkol - madde bağımlılığı, psikopatik kişilik bozukluğu gibi problemler olması.. Kurtlar Vadisi türü şiddet içeren dizi filmler, Tv , gazete ve radyolarda her gün yayınlanan şiddet haberleri.. Devlet yöneticileri ile muhalefetin birbirlerinesürekli yüksek dozda kişisel eleştiriler yapmaları.. Toplumumuza ”kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin” şeklindeki sözler aile içi şiddetin artmasına neden olmaktadır.

İSLAM KADININ DÖVÜLMESİNE İZİN VAR MI ?

İslam dininde kadının rast gele dövülmesine cevaz veren bir ayet ya da hadis

yoktur. Bu konuda Kur'ân-ı Kerîm “Şiddetli geçimsizlik yaşadığınız eşlerinizle önce oturup konuşun.. olmazsa yataklarında yalnız bırakın.. Yine olmazsa bir müddet ayrılın.. Tarafların ailelerinden birer hakem çağırın” şeklinde beyan etmektedir (Nisa; 4/34-35).. Peygamberimiz (S.A)"Kadınlarınıza iyi davranın, onlar size Allah'ın emanetidir, kadınlarını dövenler hayırlı kimseler değildir" buyurmaktadır. Hz. Âişe (R.A), Resulullah’ın hayatında kadına bir fiske bile vurmadığını ifade etmektedir (Müslim, Fezâil 79).. Erkeklerin kıskançlıktan kaynaklanan süphe nedeniyle eve anî baskınlarla gelerek rahatsız etmesini, yasaklamıstır. Kadınlara verilen değer bir toplumun medeniyet düzeyini belirleyici kriterler arasınadır. Milletimizin binlerce yıllık geçmişinde kadına hep değer verilmiştir. Orta Asya Türk imparatorluklarında kadın, hakanın hemen yanında otururdu. Osmanlıda kadına verilen değer, bu gün dizilerde bile senaryo konusu olmaktadır. Cumhuriyette kadınlarımız Avrupa’nın birçok ülkesinden önce temel haklara kavuşmuşlardır.

DEĞERLENDİRME

Böyle bir geçmişe sahip olduğumuz halde nasıl oluyor da bu gün kadına şiddet bu boyutlara gelebilmiştir? Bunları şapkamızı çıkararak düşünmemiz, bunu kendimize dert edinmemiz gerekmektedir. Devlet ve millet olarak, işbirliği halinde işin uzmanlarının göstereceği yolda üstümüze düşen görevi yapmaktan kaçınmamalıyız. İyi haftalar..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.