1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. SEVGİNİN BİTTİĞİ YER
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

SEVGİNİN BİTTİĞİ YER

A+A-

SEVGİNİN BİTTİĞİ YER

 

      Saygıdeğer Okurlar,

 

      Ara verdiğim köşe yazılarıma dostlarımın ısrarı üzerine bir küçük hikaye ile tekrar başlayayım dedim.

      Bu küçük hikayeyi onlara ve kalbinde İNSAN SEVGİSİ olan herkese ithaf en yazıyorum.

      Bir gün evin hanımı kapı önünde duyduğu gürültü üzerine dışarıya bakar.

      Kapının önünde oturan 3 tane nur yüzlü ihtiyarla karşılaşır.

      Onlara selam vererek bir ihtiyaçları olup olmadığını sorar.

      Yaşlılardan biri, yorulduklarını ve biraz dinlenmek için oturduklarını söyler.

      Bayan içeride dinlenebileceklerini söyleyerek onları içeriye davet eder.

      Yaşlı adam evde kimsenin olup olmadığını sorar.

      Bayan çocuklarının okulda, eşinin de iş"te olduğunu söyler.

      Bunun üzerine yaşlı adam onlar döndükten sonra bizde burada isek davetinizi kabul ederiz diye teşekkür eder.

      Akşam vakti aile bireyleri evde otururken bayan sabah olanları eşine anlatır.

      Eşi, hanımına bak bakalım eğer dışarıda iseler onları içeriye davet edelim der.

      Hanım dışarıya çıkar, yaşlıların orada olduğunu görerek onları içeriye davet eder.

      Yaşlılardan biri benim adım BAŞARI, diğerlerinin adları ise birinin SEVGİ, birinin de ZENGİNLİK ancak birimizi davet edebilirsiniz diye yanıt verir.

      Bayan içeriye girerek durumu evdekilere anlatır ve hangisini davet ederlim diyerek sorar.

      Eşi BAŞARIYI davet edelim ve hepimiz bundan sonraki yaşamında başarılı olalım der.

      Hanım hayır ZENGİNLİĞİ davet ederlim de bizlerde zengin olalım der.

      Bu arada konuşmalara şahit olan çocuklar ise hayır hayır SEVGİYİ içeri alalım da evimiz ve çevremiz SEVGİ ile dolsun diye itiraz ederler.

      Göz göze gelen anne ve baba çocuklarını kırmayarak içeriye SEVGİNİN girmesine karar verirler.

      Evin hanımı dışarıya çıkarak, biz aile olarak SEVGİNİN içeriye alınmasına karar verdik bu yüzden BAŞARI ve ZENGİNDEN özür diliyoruz diyerek SEVGİYİ davet eder.

      Bunun üzerine SEVGİ ayağa kalkarak içeriye girmek için kapıya yönelirken ardından BAŞARI ve ZENGİNLİK de onu takip ederek kapıya doğru yönelirler.

      Şaşkınlıkla bu gelişmeyi izleyen evin hanımına SEVGİ şu açıklamayı yapar.

      Eğer BAŞARI veya ZENGİNLİĞİ davet etseydiniz sadece birimiz eve girebilecekti.

      Beni davet ederek onları da davet etmiş oldunuz.

      Çünkü SEVGİNİN olduğu yerde BAŞARI ve ZENGİNLİĞİN olmaması mümkün değildir.

      Evet saygıdeğer okurlar,

      Bu hikayeyi, Cumhuriyet tarihimiz de yaşananlarla bir kıyaslamak istedim.

      Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK"ün vatanına ve üstünde yaşayan halkına olan SEVGİSİ ile yakalanan BAŞARI ve arkasından gelen ZENGİNLİĞİMİZ sizce şu an ne durumdadır?

      Bu konuda, kendi şahsi görüşüm fazlaca iyimser olmadığımdır.

      Çünkü, geriye dönüp baktığımızda, onun ölümünden sonra şu ana kadar onun bıraktığı mirasın yavaş yavaş değil, hızla kaybolduğunu görebilmekteyiz.

      ATATÜRK"ün yarattığı ülke insanının birbirine olan sevgisinin yerine makam ve şahsi çıkar sevdası olanlar önce SEVGİYİ sonra BAŞARIYI ve ardından Cumhuriyet kazanımları ile elde edilen ZENGİNLİĞİ yok ettiler.

      Şimdi baktığımızda insanların birbirine olan SEVGİSİNİN yerine KORKU,

      BAŞARININ yerine tembel, çalışmayan ve ÜRETMEYEN bir toplum,

      ZENGİNLİĞİN yerine ise Cumhuriyet ile kazanılan değerlerin yandaşlara peşkeş çekildiği ve gün geçtikçe FAKİRLEŞEN bir ülke insanları görülmektedir.

      En çok zoruma giden ise, bu duruma düşerken %99"u Müslüman olan ülkemiz insanının tertemiz ve saf dini duygularının suiistimal edilerek yapılmasıdır.

      Halkı fakirleşirken ülkeyi yönetenlerin kısa zamanda mal varlıklarının kat ve kat artmasının sizce başka izahı olabilir mi?

      Bir de, son yıllarda Laik Cumhuriyetin en önemli koruyucusu TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZİN yıpratılmak istenmesine izahat bulamıyorum.  

      Sanki bu ülkenin varlığını ve bütünlüğünü koruyacak başka kurumlar varmış gibi halkın onlara olan SEVGİSİ ve GÜVENİ belli kesimler tarafından bilinçli olarak azaltılmaya çalışılmaktadır.

      Amaç nedir?

      Demokrasi araçtır diyenlerin kendi zenginliklerine zenginlik katarak o bir dünyaya götüremeyecekleri dünya nimetlerine doyumsuzluğu ve bundan nemalanmalarıdır.

      Saygılarımla,

      

      BASİT İNSANLAR ZAMANI NASIL ÖLDÜRECEĞİNİ

      DEĞERLİ İNSANLARDA NASIL KAZANACAĞINI DÜŞÜNÜR

 

                                                                                                       dost.kosesi@hotmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar