1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. ŞEKİLDEN ŞEKİLE GİRMEYİN…
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

ŞEKİLDEN ŞEKİLE GİRMEYİN…

A+A-

     İnsanlar sayamayacağımız kadar değişik karakterdedirler. Değişmeyen tek olgu, bu karakterlerin üzerlerinde etkisini sürdürmeye çalışan doğruluktur. Doğruluğun tarifi her ne kadar kişiler arasında değişse de, genel özellik bakımından tekdir. İnsanlar hayatları boyunca bu doğruları kendi menfaatleri doğrultusunda değiştirmişler, değiştirmekle de kalmamışlar doğru olan bu olayları kendi bakış açılarına göre yorumlayıp yanlışa sürüklenmişlerdir. Hemen hemen hayatın her safhasında karşınıza çıkabilecek bu tür insanların kalıtsal bir takım özellikleri vardır. Bu özellikler onların sıfatlarını da içine alan bir ehl-i hayvan türünü aklınıza getirebilir. Ne mi? Bukalemun…

 

******

 

     Neden bukalemun’u seçtiğimi anlamışsınızdır umarım. Gözden saklanma ve sık renk değiştirme yeteneğiyle bilinen bukalemunun, kuyruklu sürüngenler takımında ayrı bir yeri vardır. Tıpkı kendine benzeyen insanların türlerinde ayrı bir yere sahip oldukları gibi. Yani bulunduğu ortama göre renk değiştirebilirler. Şekilden şekle girebilirler. İnsanlık tarihi kadar eski olan bu renk değiştirme furyası günümüzde nedendir bilinmez biraz daha fazla artar oldu. Siz buna ikiyüzlülüğü ima etmesinden dolayı hiç çekinmeden Münafıklık diyebilirsiniz. Her ne kadar münafıklık, imanın kalitesi ile alakalandırılsa da; bu türde inceleyebileceğimiz davranış bozukluklarından olduğu kanısındayım. Alamet-i farikaları çok olan bu sınıf insanların; belli başlı özelliklerini Peygamber efendimiz bakın bizlere nasıl haber veriyor:”Münafıklığın belirtileri üç tanedir. Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz, kendine bir emanet verildiğinde o emanete ihanet eder.”(Buhari)

     Biz bu özelliklere âcizane birkaç tane daha özellik eklesek bir şey kaybetmiş olmayız. Bu tür insan tiplemelerinde bulunan kişiler, egoist yapılı, gördükleri bu dünyayı sadece maddiyat çerçevesinden bakan, ilişkilerinde samimiyetsiz veya kurulan ilişkilerini amaçlarına ulaşmak için birer araç olarak gören, bayağı(bazı durumlarda seviyesiz, basit )yaşamayı rehber edinmiş, hayatın zevk ve lezzetini sadece para da gören, karşısındaki arkadaş ve dostlarına karşı hiçbir şekilde güven beslemeyen, güven duygusu bir tarafa ilişkilerinde hep bir şüphecilik içinde olan, yaşamı karikatürize etmekten uzak, karşısındaki birey konuşur veya nasihatler verirken dinler gibi davranış sergileyen, ancak kendi kafa ve düşünce olgusu içinde hareket etmeyi benimseyen, yorumsuz birlikteliklerin perçeminde boğulan tiplemelerdir.

 

******

     “ŞEKİLDEN ŞEKİLE GİRMEYİN” başlığı sizi hiç şaşırtmasın! Sözüm; şekilden şekle girmeyi bir menfaat köprüsü yapanlar için. İki tip maskeyle çarşı Pazar gezenler için. Sözünün eri, dostluğu her dem güven veren, arkasını döndüğünde cengâver savaşçı edasıyla arkadaşlarını savunanlar, aranası yiğit olan, yaren kardeşliği hayatla katık yapan dostlara söylenecek ne sözümüz olabilirki… Mevlana’yı anmak için kolları sıvadığımız şu günlerde bakın aşk eri bu yazıyı yüzyıllar öncesinden nasıl özetlemiş. Fazla söze ne hacet…

 

Sevgide güneş gibi ol…
Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol…
Hataları örtmede gece gibi ol…
Tevazuda toprak gibi ol…
Öfkede ölü gibi ol…
Her ne olursan ol;
Ya olduğun gibi görün! Ya göründüğün gibi ol!
           

     Hayatın size darılmadığı anlar geçirmeniz dilek ve temennilerimle; sağlıcakla kalın efendim.

Yüzünüz Hep Gülsün…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar