1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. SEÇİMLER, ETİK SİYASET VE BÜROKRATLAR
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

SEÇİMLER, ETİK SİYASET VE BÜROKRATLAR

A+A-

SEÇİMLER, ETİK SİYASET VE BÜROKRATLAR

2015 Haziran seçimlerine adım adım yaklaşırken tüm siyasi partilerde bürokratların adaylıkları ile ilişkin tartışmalar başladı. Gerekli izni almadan milletvekilliği için başvuruda bulunan bürokratların aday listelerine girememeleri halinde geri dönüşlerinde zorluklar çıkabilir. Buna rağmen bürokratlar arasında milletvekilliği adaylığı için büyük bir talep var.. Şimdi bürokratların adaylıkları sırasındaki sıkıntıları ve kapı aralamaya çalıştığı siyasetin haline bir göz atalım.

BÜROKRASİ VE SİYASET İLİŞKİLERİ

Siyasete bulaştığım günlerde bürokratların particilikle ilgili çok toz yutmaları gerektiği şeklinde söylemler çıkarılıyordu. Gerçi bunlar hala devam ediyor ya.. Bahsi geçen efendiler, babalarının şirket yönetim kurullarında daha 10 senelerini dahi doldurmadan aday olabilecekler. Bu süreçte işleriyle ilişkisi kesilmeyecek, kaybettiklerinde geriye dönüşle ilgili bir kaygıları olmayacaktı. Oysa bürokrasiden gelen kişiler, yıllarca devlete hizmet verdikten sonra aday adayı olduklarında işleriyle ilişkileri kesilecek, maaşlarını alamayacak ve kaybettikleri zaman ise işlerine dönebilmek için göbekleri çatlayacaktı. Hiç devlet deneyimi olmadan siyaset yapmak için siyaset yapan insanlarla yaşamlarını devlet hizmeti için adayan bürokratlar arasında adaylık sürecinde böyle bir orantısız güç söz konusu idi. Peki ülkemizde siyaset, genelde nasıl yapılıyordu?

TÜRKİYE’DE SİYASETİN İŞLEYİŞ TARZI

Siz hiç devleti ya da insanları zarara uğrattığı için Türkiye’de intihar ya da istifa eden bir devlet adamı duydunuz mu? Tabi ki duymadınız. Çünkü böyle bir olay hiç olmadı. İşte bu yüzden siyaset, “ben yaptım oldu” felsefesi yüzünden her geçen gün ”yalancılık” ve “hırsızlık” gibi sevimsiz sözcüklerle tanımlanıyor. Aslında siyaset, "Yaşadığı ülke sakinlerinin yaşam biçimini, inancını, değerlerini, imanını ve kalbini yaşatmak, onu gelecek nesillere güzelleştirerek, aktarmak" değil midir? Devlet yönetimi sırasında yanlış uygulamaları nedeniyle kamu oyunda zan altında kalanlar, kendilerini ibra edecek yolları açmak yerine, görevlerine hiçbir şey yokmuş gibi devam ediyorlar. Belleklerimizi bir yoklayalım: Büyük deprem sonrası Japonya'daki Kobe Belediye başkanının, kentin imarını, söz verdiği tarihte yetiştiremediği için intihar ettiğini, İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher'ın, Muhafazakar Parti'nin kamuoyu yoklamalarında oyları düştüğü için seçimlerden hemen önce istifa ettiğini, ABD’de 1972’de ortaya çıkan Watergate skandalı nedeniyle Başkan Nixon'ın istifa ettiğini hangimiz unuttuk? Oysa ülkemizde skandallar, ve suiistimaller önce sıcak bir 'haber' olup, kısa zaman sonra unutuluyor. Geçmişte itibar kaybıyla iktidardan düşenler, sonradan hiçbir şey olmamış gibi tekrar büyük vaadlerle seçim kazanarak, yüzleri kızarmadan “6 kere gittim, 7 kere geldim” diyerek halkın huzuruna çıkmadılar mı?

DEĞERLENDİRME

Yukarıda ifade ettiğim nedenlerle siyasete etik kuralların yerleşmesi pek kolay olmayacak gibi görünüyor.. Zira halkın geçmişteki olumsuzlukları unutmak gibi özellikleri, bu tür siyasetçilerin yollarına devamları için en büyük fırsat oluyor.. Kime sorsanız her kes dürüst siyasetten yana.. Hatta en çok bunu ağzına alanlar da haklarında en çok konuşulanlar.. Hani derler ya eskiden hal vardı, şimdi hal gitti kal kaldı” Yani eskiden yaşanır konuşulmazdı. Şimdi konuşuluyor ama yaşanmıyor. Dilerim temiz siyaset sadece konuşulan değil, yaşanan değerler olsun.. Bu bağlamda, iyi aile terbiyesi ve idealist öğretmenlerle eğitilmiş bürokratların duruma katkısı olabilir mi diye düşünmeden edemiyorum. Allah’ım, geleceğimiz olan evlatlarımızı emanet edeceğimiz ülkemizi ve milletimizi sen koru..İyi haftalar

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.