1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. Seçim Kampanyası
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

Seçim Kampanyası

A+A-

                                                           SEÇİM KAMPANYASI


      Saygıdeğer Okurlar,


      Seçim haftasına girmiş bulunmaktayız.
      Öncelikle bu seçimlerin ülkemize hayırlara vesile olmasını ve tüm siyasi partilerin ders çıkarabileceği sonuçlarla neticelenmesini temenni ediyorum. 
      Geçen Cuma günü namaz öncesi cami hocasının emanetin ehline verilmesi konusundaki konuşması sanki seçimlerle ilgili bizlere bir uyarı idi.
      Emanet edilene sahip çıkmak ne kadar önemli ise bizlerin verdiği oyların da bir emanet olduğu bilinmelidir.
      Bunun için, oy verdiklerimiz bizlerin rahatı, huzuru ve mutluluğu için çalışmak zorundadır.
      Peki, şu ana kadar böyle miydi?
      Yaşananlara ve çevremize baktığımızda yanıtın iç açıcı olmadığını görebilmekteyiz.
      Namazdan çıktıktan sonra bir akrabamla buluşacağımdan kestirme olduğu için mahalle aralarından geçmem gerekiyordu.
      Karşıma mavi önlüğü ile bir ilköğretim öğrencisi çıktı.
      Amca bozuğun var mı diye bana seslendi.
      İşte o an sanki başımdan kaynar sular döküldü.
      Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızın, gençlerimizin okula giderken ceplerine koyabileceğimiz harçlıklarını veremiyorsak onlardan bu ülke için ne bekleyebiliriz?
      Refah ve huzurumuz için oy verdiklerimizin çocuklarımızı bu durumu düşürmesi, emaneti ehline verdiğimizi mi yoksa verdiğimiz emanete ihanetlerini mi göstermektedir?
      Bir küçük hikaye ile toparlayalım.
      Bir devlet büyüğümüz trafik kazası geçirir ve vefat eder.
      Cebrail tarafından hoş geldiniz diye karşılanır ve ona
      “Bazı devlet büyüklerine nadir olarak yapılan uygulama ile ufak bir sorunu halletmeliyiz, çünkü size ne yapacağımız kesin değil”
      “Sizin konumunuzdaki kişiler bir gün cehennemde, bir gün cennette günlerini geçirir ve sonsuzu kadar kalacağı yeri kendisi seçer” demiş.
      Devlet büyüğü fakat ben cennette kalmak istiyorum der.
      Cebrail üzgünüm kurallar kesindir diyerek onu cehenneme götürür.
      Cehennemin kapısı açıldığında içeride yemyeşil mükemmel bir golf sahası ve uzakta golf sahasının muhteşem binası görülmektedir.
      Binanın önünde tarikat liderleri, şeyhler, ülkelerinde diktatör olan liderler başbakanlar durmaktadır ve onu görünce koşarak yanına gelip hoş geldin diyerek yanaklarından öperler.
      Bütün bu insanlar mutlu, sevinçli bir yüzle ve iyi giyimleri ile eğlenmektedirler.
      Dostane bir golf partisi yaparlar, bu arada şeytan buzlu içecekler ikram eder.
      Devlet büyüğü ben içki içmemeye yeminliyim diyerek verilen ikramı geri çevirir.
      Şeytan, çocuğum burası cehennem burada sakınmadan her şeyi yiyebilir ve içebilirsin der.
      İçkiyi içen devlet büyüğü şeytanı daha sempatik bulmaya başlar, anlattığı hoş fıkralar ve şakalar ile o kadar iyi eğlenir ki zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmaz.
      Nihayet cehennemden gitme zamanı gelmiştir, arkadaşları ile vedalaşır asansöre biner göğe çıkar ve Cebrail onu çıkışta beklemektedir.
      Şimdi göğün güzelliklerini görme zamanı geldi 24 saatliğine cennete gidiyorsun der.
      24 saat boyunca ülkesi için her türlü fedakarlıkları yapan liderler, şairler, yazarlar diğer ülkelerin güzel ve dürüst insanları ile birlikte olur.
      Bu arkadaş canlısı iyi insanlar paradan çok önemli konulardan bahsetmekte ve kendine karşı da büyük tevazu göstermektedirler.
      Yemek için normal bir resturant da yemek yiyerek vakit geçirirler.
      Bunların hiçbiri kendisinin tanıdığı zengin insanlar olmadığı gibi cennettekiler onun dünya değerlerinin farkında bile değildirler.
      Gün biter ve Cebrail gelip şimdi kararını vermek zorundasın der.
      Devlet büyüğü bir dakika düşünür ve şöyle yanıt verir.
      Hiç böyle bir karar vereceğimi sanmıyordum.
      Cennet güzel bir yer ama ben yine de kendimi arkadaşlarımla cehennemde daha rahat hissedeceğim için cehennemi tercih ediyorum der.
      Cebrail ona asansöre kadar eşlik eder ve cehenneme inen asansöre bindirir.
      Şeytan onu kapıda karşılayarak hoş geldin diyerek kapıyı açar.  
      Kapıdan içeriye bakınca kendisini yanmış kıraç bir ovanın ortasında vidanjörlerin boşaltıldığı ve endüstriyel atıkların bulunduğu bir alanda bulur.
       Arkadaşlarını gördüğünde ise hayal kırıklığına uğrar, hepsi zincirli prangalı, kara torbalara koymak üzere çöpleri toplamaktadırlar.
       Acıdan inlemekte, başlarına gelenlerden şikayet etmekte, elleri ve yüzleri kirden simsiyahtır.
       Şeytan gelir kolunu boynuna dolar.
       Şok içinde olan devlet büyüğü mırıldanarak, anlamıyorum dün geldiğimde burada golf sahası ve kulüp evi vardı, istakoz ve havyar yedik içki içip sarhoş olduk, tavşanlar gibi sıçrayıp oynayıp eğlenmiştik.
       Şimdi ise pislikle dolu bir çöl görüyorum ve her şey sefil bir halde görünüyor.
       Şeytan ona bakar, gülümser ve kulağına eğilerek der ki;
       DÜN SEÇİM KAMPANYASI VARDI
       BUGÜNSE SEN BİZE OY VERDİN

      Evet saygıdeğer okurlar,
      Aylardır seçim kampanyaları içerisinde her şey bizlere güllük gülistanlık gösterilmeye çalışıldı.
      Ama kazın ayağının o olmadığını da sanıyorum biliyorsunuzdur.
      İntihar edenleri, iflas edip işyerini kapatanları, üretimlerini durdurun fabrikaları, sokaklarda başıboş şekilde kara kara düşünüp dolaşanları da görmektesiniz. 
      Evet seçim kampanyaları hafta sonu bitmekte bu yüzden hocanın anlattığı gibi emaneti ehline vermek için herkesin iyi düşünmesi gerekmektedir.
      Ya ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bu ülkeyi emanet ettiği gençlerimize ve çocuklarımıza yakışan bir ülke bırakma yolunda emaneti ehline vereceğiz.
      Ya da cami çıkışında karşılaştığım ilköğretim öğrencisi gibi okul harçlığını yoldan geçen tanımadığı kişiden istemeye muhtaç edenlere yani emanete ihanet edenlere vereceğiz.
      Saygılarımla,
 
       İNSANLAR KÖTÜLÜKLER KARŞISINDA
       SESSİZ KALMA HAKKINA SAHİP DEĞİLDİRLER

                                                                                                      dost.kosesi@hotmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar