1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. SEÇİM DÖNEMİ
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

SEÇİM DÖNEMİ

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,
      
       Bu haftaki köşe yazımın konusunu seçerken tercih yapmam gereken birkaç konu vardı, fakat gelen bu küçük hikaye sıralamayı etkiledi.
       Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür diye başlayan bir şarkı vardı.
       Yıllar önce ilkokul öğrencisi iken bu şarkıyı söylediğimizi çok iyi hatırlarım.  
       Bu bahsedeceğim köy ise o köy değil.
       Evet bir varmış bir yokmuş,
       Köyün birinde eşekler köyün semercisinden çok şikayetçilermiş.
       Çünkü hiç iyi semer yapamıyor ve sırtları da sürekli kanlar içerisinde yara bere doluymuş.
       Bu acıya dayanamayan eşekler bir gün toplanarak yeni bir semerci gelmesi için birlikte dua etmeye başlamışlar.
       Hikaye bu ya, duaları kabul olmuş ve köye yeni bir semerci gelmiş.
       Ne var ki, bu semerci de eşekleri rahatlatacak semerler yapamadığı gibi yaralarını daha da artıyormuş.
       Eşekler tekrar toplanarak dualar etmişler, yine duaları kabul olmuş mevcut semerci köyden ayrılmış, başka bir semerci gelmiş.
       Yeni semercinin gelmesi ile sevinmişler fakat bu sevinçleri de fazla sürmemiş,
       Gelen semercinin yaptığı semerler daha da kalitesiz ve yaralarını daha da kötüleştiriyormuş.
       Bunun üzerine dualar tekrar yapılmış semerci gitmiş yerine yenisi gelmiş değişen bir şey olmamış.
       Nihayet bir gün eşeklerin en yaşlısı onları toplayarak,
      “Semerciler değişiyor ama sırtımıza koydukları semerler kalitesizleşiyor yaralar daha da kötü oluyor.”
       “Bu yüzden eşeklikten kurtulmak için dua edelim ki, semer ve semercilerden kurtulalım” demiş.
       Teşekkürler Ayşegül arkadaşım,
       Evet saygıdeğer okurlar,
       Şöyle bakıyorum da son çeyrek asrımıza damga vuran iktidarların ülke topraklarında açtığı yaralar az ve uz değilmiş.
       Yani hikayeye uyarlarsak, semerciler değişmesine rağmen ülke topraklarına biçtikleri semerlerin şehit kanları ile sulanmış toprakları kan ağlattıklarını görmemek için kör olmamız gerekiyor.
       Çeyrek asırdır, özelleştirme adı altında Cumhuriyet kazanımlarını, yandaşlarına veya emperyalist güçlere peşkeş çekerek,
       Bu ülke için canını veren atalarımızın kemiklerini sızlatmakta, onların çocukları ve torunları olan bizlerin de kan ağlamasına sebep olmaktadır.
       Bunlara dolaylı yoldan veya direk alet olan hiç kimse de, kardeşim ne yapıyorsunuz,
       Yeter artık nefsinize hakim olun ve halkımıza bir şeyler verelim demiyor.
       Yılbaşından sonra ABD nin başına geçecek Obama, yapılan ekonomik paket programında 2 yıl sonunda 2.5 milyon kişiye istihdam yaratacağını söylüyor.
       Bizlere bakıyoruz, çeyrek asırdır özelleştirme adı altında peşkeş çekilen yerlerden çıkarılan işçilerin sayısı en az bunun kadar,
      Ülke genelinde1000’ne yakın fabrikalar, iş yerleri, atölyeler, iş sahaları, gayri menkuller, binalar v.s.        
      Merak edenler varsa bazılarını şöyle bir sıralayalım;
      Çimento, yem, şeker, süt ve süt ürünleri fabrikaları, et, et-balık kombinaları, pamuk ve yün sanayileri, SEKA T.D.İşletmeleri, limanlar, Tüpraş, TÜRK Telekom, demir madenciliği sahaları, Sümerbank, Turizm sahaları,v.s.
       Hepsi yandaşlarına veya emperyalist güçlere peşkeş çekilerek satılmış.
       Şimdi sizlere soruyorum:  
       Canları pahasına bunları kazanma uğruna mücadele veren ulu önderimiz ATATÜRK’e, Laik Cumhuriyetimize, devletimize ve milletimize karşı bunlar ihanet değil de nedir?
       ABD’nin ve AB’nin isteklerini emir sayan bu işbirlikçi yönetimlerin ülkemize maliyeti sadece bununla mı sınırlı sanıyorsunuz?     
       Yaratılan işsizler ordusu, emperyalist güçlerin savaşla alamadıkları yerlerin sırıtılarak peşkeş çekilmesi,
       Kendi ve yandaşlarını düşünmekten başka, ülke insanını düşünmeyenlerin pişkinlikleri,
       Daha sayayım mı?
       Ama benim üzüldüğüm, bu ülkede yaşayan fertlerin, kendisini sorumlu fert veya kamu görevlisi gören tüm kişilerin oturup başını elleri arasına alarak geleceklerini düşünmemesidir.
       Bu şekilde devam edildiğinde, sizlerin özgürlüğünüz, rahatınız ve günlük mutluluğunuz uzun yıllar devam edecek SANIYOR MUSUNUZ?
       Özelleştirme adı altında, onlar kendilerini veya yandaşlarını zenginleştirirken,
       Sizler hayat şartlarının zorluğunu daha da çok hissederek yaşadığınızda,
       Kendinizin ve çocuklarınızın nefislerini frenleyebilecek veya hakim olabilecek misiniz?
       Merkez bankası başkanı biraz işsizlik artabilir (1.000-10.000-100.000-1.000.000 kişi,)derken,  
       Bu rakamlardan hangisi?
       Veya piyangonun size vurmayacağının garantisi var mı?
       İnsanların başının en büyük belası nefis deyip, nefislerini çocuk ve yakınlarının geleceğini zenginleştirmede kullananların yalanlarına daha ne kadar inanacaksınız?
       Kaşıkla dağıtarak, bir ekmeğe muhtaç ettiği insanları, oy potansiyeli olarak esir edenlerin kepçe ile götürdüklerini hala göremiyor musunuz? 
       Günlük düşünüp, günü kurtaranların yıllarını heba, geleceklerini ipotek ettirdiğini ne zaman fark edeceksiniz?
       Hani seçim dönemi yaklaşıyor ya!
       Ben bir hatırlatmak istedim.
       Bu arada eşeklerin, semer ve semercilerden tamamen kurtulmak için, yaptığı son dua neticesinde, eşeklikten kurtuldular mı kurtulmadılar mı inanın onu da bilmiyorum.
       Saygılarımla,
                
       AHLAK İNSANIN ZİHNİNDE OLAN DEĞİL
       DAVRANIŞLARI İLE İLGİLİ YAPTIĞIDIR

                                                                                                  dost.kosesi@hotmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar