1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. SARI-TURUNCU GÜNLER..
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

SARI-TURUNCU GÜNLER..

A+A-

  Sonbahar aylarının sonuncusu ..Kasım..Evet , yine aylardan Kasım..Bir şarkı gibi şiir gibi ahenkli,bir tablo gibi rengarenk geçecek iki gün..Kasım ayının 19-20 ‘ si Mersin ‘ de turuncu geçecek..Sarı ve turuncu..Limon ve portakalın , greyfurt ve turuncun o sımsıcak renkleri, Kasım ayının serin hatta soğuk günlerini ve gecelerini iki gün boyunca ısıtacak..

Portakal,mandalina,limon ,turunç ve greyfurt..Mis gibi  de kokarlar.Çiçekleri ayrı bir güzeldir.Meyveleri lezzetli oldukları kadar şifalı da..Kış günlerimizin vazgeçilmezi C vitamini depoları..

Yemesi ayrı güzel, suyunu sıkıp içmesi apayrı bir güzel..Reçeli de süsler kahvaltı sofralarımızı ..

Tekerlemelerimizde de yerini almıştır portakal..

“Portakalı soydum, başucuma koydum”

Silifke’nin halk oyunudur Portakal Zeybeği

Türkiye'nin toplam narenciye üretiminin yüzde 30'u, limon üretiminin ise yüzde 70'i Mersin’ de gerçekleşiyor. Özellikle limon üretiminde Mersin, sadece ülkemizin değil, dünyanın en önemli üretim merkezlerinden biri. Bu Mersin için çok önemli bir tanıtım fırsatı .

Çok sayıda paketleme tesisi, kamu ve özel sektöre ait üç adet analiz laboratuvarı, gelişmiş lojistik hizmetleri ile Mersin, narenciye sektöründe önemli bir kent...

Bu yıl ikincisi gerçekleşecek olan Narenciye Festivali için çalışmalar tamamlandı. Festival için değişik ülkelerden 500'e yakın konuk kentimize geldi.Yarın ve Pazar günleri değişik ülkelerden gelen misafirlerimiz aynı geçen yıl ki gibi kendi coğrafyalarına ait gösterileri sergileyecekler.

Adnan Menderes Bulvarına sanırım bir- iki ton  narenciye taşındı. Kasım ayının başından beri hummalı bir şekilde çalışıldı.Emeği geçen kurum , kuruluş ve kişilerin ellerine , emeklerine sağlık.. Narenciyeden filimiz var, zürafamız var, mantarımız var..Mersin'in tanıtımı için bulunmaz bir fırsat olduğunu söylemeden geçmeyelim ..

Yıllar önce Mersin’in merkezinin de  limon ve portakal bahçeleri ile dolu bir kent olduğunu anlatır eskiler...Hatta güzel de bir anım var bununla ilgili..

Mersin’ e ilk geldiğim senelerde caddelerde gördüğüm turunç ağaçlarını , portakal ağacı sanıp “ Ne kadar güzel, bu ağaçlarda bu kadar portakal varken kimse koparmıyor “  dediğimde yanımda bulunan Mersin’ li arkadaşlarım basmışlardı kahkahayı..Bu ağaçlar turunç ağacı da ondan..Değil mi ya , ne kadar çok olsa da dalda durmaz portakal..

Geçen sene festivalin amacının Mersin’in kent kimliğinde limon ve turunçilin de öne çıkmasının sağlanmasının yanında kişi başına düşen turunçgil tüketiminin arttırılarak Avrupa standartlarının yakalanmayla birlikte iç piyasanın canlandırılması olarak açıklanmıştı. Oysa   süsleme için tonlarca narenciye kullanılmasına rağmen bir damla meyve suyu dağıtılmadı, promosyon olarak birkaç portakal dahi verilmedi.Yakından takip ettiğim festivaldeki vatandaşlar, bundan hayli rahatsız oldu..Festival komitesinin aklında bulunsun bizden sadece iletmesi ..Elçiye zeval olmaz..Vatandaş daima haklıdır değil mi?

Bu yıl festival 530 bin liralık bütçe ile hazırlandı . 2010 yılında Mersin’ den 355 bin ton narenciye ihraç edildi.. Bu yıl daha rakamlar belirlenmedi ya yine de geçen sene ki rekolteyi baz alalım biz..Hadi bakalım 335 bin ton narenciyeden belki bir tonu halka dağıtılır ha ne dersiniz?

Önceki ve Sonraki Yazılar