1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Sakıp Sabancı Araştırma Ödülleri verildi
Sakıp Sabancı Araştırma Ödülleri verildi

Sakıp Sabancı Araştırma Ödülleri verildi

2015 Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri “Türkiye’de Çeşitlilik İçerisinde Birlikte Yaşamak, Diyalog ve İşbirliği konusunda verildi.

A+A-

Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı:

 

“Hepinizin bildiği gibi, farklılıkların demokratik bir şekilde bir arada var olmasını sağlamak adına atılması gereken adımlar, Türkiye’nin en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Yapılan tüm çalışmalarda sunulan analizler ve çözüm önerilerinin, diyalog ve iş birliğinden beslenen bir iklim oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum”

 

Sabancı Üniversitesi Onursal Başkanı merhum Sakıp Sabancı’nın vasiyeti üzerine verilen “Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülü”, Sakıp Sabancı Ailesi, Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ve Rektör A. Nihat Berker’in evsahipliğinde, 10 Nisan 2015, Cuma akşamı, Sabancı Center’da gerçekleşen törenle sahiplerini buldu.

 

Bu yılki konusu “Türkiye’de Çeşitlilik İçerisinde Birlikte Yaşamak, Diyalog ve İşbirliği” olarak belirlendi. Bu konunun belirlenmesinde, Türkiye’nin; ekonomik, siyasi ve toplumsal hayatta cinsiyet eşitsizliğini azaltmaya yönelik önemli çabalara ve ilerlemelere rağmen, birçok standart açısından bu hedeflerinin gerisinde kalması etkili oldu.

 

Jüri Özel Ödülü’ne University of Utrecht’ten Emeritus Profesör Martin Van Bruinessen layık görüldü. Profesör Martin Van Bruinessen, 1970’li yıllardan bu yana Ortadoğu ve Türkiye üzerine çalışmaya başladı. Antropolojik saha araştırmasına dayanan “Ağa, Şeyh ve Devlet” (Agha, Shaikh and State) adlı kitabı daha o zamanlar adı bile olmayan Kürt çalışmalarında çığır açıcı bir kitap oldu. Martin van Bruinessen’in halen devam eden araştırmaları Kürtlerden Alevilere, İslamdan heterodoksiye, Evliya Çelebi’den Osmanlı tarihine, Ortadoğu’dan Avrupa’ya ve Endonezya’ya büyük bir çeşitlilik gösteriyor. Son yıllarda özellikle ulus aşırı alanda din ve İslam konusuna eğiliyor. Martin van Bruinessen; antropoloji bilimini tam da çeşitlilik içerisinde birlikte yaşamak, diyalog ve işbirliğine olan inancı bağlamında kullanmış ve yaşamını buna adamış başarılı bir araştırmacı olması nedeniyle Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

 

Eşit ağırlıklı verilen üç “Makale Ödülü”nü ise;

 

“Hoşgörünün Ötesi: Antakya Medeniyetler Korosu Örneğinde Dini Farkların Temsili” başlıklı makalesiyle University of Waterloo’dan Mahiye Seçil Dağtaş,

“Savaş Gölgesinde Karşılaşmalar: Türkiye'nin Kürt Bölgesi” başlıklı makalesiyle University of Michigan’dan Haydar Darıcı

“Arşiv Olarak Harabe: Anadolu’da Toprak ve Bellek” başlıklı makalesiyle University of California, Los Angeles’tan (UCLA) Anoush Tamar Suni layık görüldü.

 

Profesör Martin Van Bruinessen ödülünü Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’dan aldı. Makale ödülleri sahipleri ise ödüllerini merhum Sakıp Sabancı’nın kızı Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Sevil Sabancı ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Berker’den aldılar.

 

Ödül güncel bir konuyu akademik platforma taşıyarak, bu konuda çalışan akademisyenleri, özellikle de genç sosyal bilimcileri destekliyor

 

Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri, Sabancı Üniversitesi tarafından merhum Sakıp Sabancı’nın vasiyeti üzerine “Türk ve İslam Sanatı, Türkiye’nin tarihi, ekonomisi, sosyolojisi” konularında ihdas edilmiş, 10 yıldır düzenlenen bir ödül programıdır. Sabancı Üniversitesi bünyesinde, Sanat Sosyal Bilimler Fakültesi ve İstanbul Politikalar Merkezi liderliğinde yürütülüyor. Yarışmaya başvuran makalelerin değerlendirmesi bağımsız ve uluslararası bir jüri tarafından yapılıyor. Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri kapsamında son 10 yılda Türkiye’nin ekonomisinden dış politikasına, tarihinden toplumsal dinamiklerine kadar çeşitli konularda çalışmalar ödüllendirildi.

 

Mütevelli Heyeti ve Sakıp Sabancı Ailesi kararı ile 2015 yılından itibaren “Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri” Anma Töreni kapsamında gerçekleştirilecek ödül kapsamında geçtiğimiz yıllarda, “Demokraside Denge ve Denetleme: Karşılaştırmalı Bir Perspektiften Türkiye”, “Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” gibi ülke gündeminin öncelikli konuları ele alındı. Ödülün 2015 konusu “Türkiye’de Çeşitlilik İçerisinde Birlikte Yaşamak, Diyalog ve İşbirliği” olarak belirlendi.

 

 

Ödülün 2016 yılı araştırma konusu ise “Türkiye’de Yeni Merkezler: Kentlerde Ekonomi, Eğitim, Sanat ve Barış” olarak açıklandı. Her yıl olduğu gibi, 2016 yılında da Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma ödülleri güncel bir konuyu akademik platforma taşıyarak, bu konuda çalışan akademisyenleri, özellikle de genç sosyal bilimcileri desteklemek amaçlanıyor.

 

 

 

“Daima ileriye gitmek isteyen toplumların tek pusulası eğitim olmalıdır. Bizlere düşen ise etkin platformlar oluşturmaktır”

 

 

Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı yaptığı açış konuşmasında bu yıldan itibaren, Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’ni, Sakıp Sabancı’nın anıldığı özel bir geceyle birleştirerek daha da anlamlandırmak istediklerini belirtti.

 

Güler Sabancı “Sakıp Sabancı denildiğinde onu tanıyan, tanımayan herkesin ilk aklına gelenler hemen hemen aynıdır… Onun inanılmaz yüksek pozitif enerjisi, cana yakınlığı, samimi duruşu, çalışkanlığı, ince zekası ve daima gülen gözleri… Tüm bunların yanında bence onu herkesten ayıran en büyük özelliği, bir iş adamı olarak tüm Türk halkı tarafından bu kadar çok sevilmeyi başarmış olmasıydı” dedi.

 

Güler Sabancı, Sakıp Sabancı’nın aynı zamanda eğitime, bilime, bilim insanlarına ve yeniliğe çok değer verdiğinin altını çizerek, yeniliklerin sıkı bir takipçisi olduğunu ifade etti. Güler Sabancı, “Hem düşünsel anlamda, hem de faaliyet anlamında zamanının bir adım ötesinde yürümek isterdi. Bu nedenle gençleri dinler, onların düşüncelerini dikkate alırdı. Her fırsatta gençlerin önünün açılması gerektiğini hatırlatır, onlara duyduğu güveni dile getirirdi. İşte bu nedenlerle en büyük hayali, bir üniversite açmaktı. Ne mutlu ona ki, bu hayalinin gerçekleştiğini gördü. Bugün Sabancı Üniversitesi, Türkiye’nin en iyi üniversiteleri arasında. Fark yaratan eğitim modeliyle öncü bir kurum olan üniversitemizde binlerce gencimiz, Dünya kalitesinde eğitim alıyor” dedi.

 

Bu yılki ödül konusunun “Türkiye’de Çeşitlilik İçerisinde Birlikte Yaşamak, Diyalog ve İşbirliği” olduğuna vurgu yapan Güler Sabancı, “Hepinizin bildiği gibi, farklılıkların demokratik bir şekilde bir arada var olmasını sağlamak adına atılması gereken adımlar, Türkiye’nin en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Yapılan tüm çalışmalarda sunulan analizler ve çözüm önerilerinin, diyalog ve iş birliğinden beslenen bir iklim oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi.

 

Güler Sabancı sözlerine “Daima ileriye gitmek isteyen toplumların tek pusulası eğitim olmalıdır. Bizlere düşen ise etkin platformlar oluşturmaktır” diyerek son verdi.

 

Türkiye toplumuna ve genç araştırmacılara parlak bir gelecek dilerim

 

Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen Profesör Martin Van Bruinessen “Eğer benim yazılarım gerçekten Türkiye’de birlikte yaşamak, işbirliği ve etnik gruplar arasında diyaloga bir katkı yaptıysa çok onur duyarım” dedi.

 

Bruinessen, akademisyenlerin çalışmalarının topluma etkisinin kısıtlı kalabileceğini söyledi. Sakıp Sabancı gibi iş dünyasından önemli isimlerin Türkiye’de çeşitlilik içerisinde birlikte yaşamak, diyalog ve işbirliğine etkisinin değerli olacağını ifade etti.

 

Profesör Martin Van Bruinessen sözlerine “Şimdiki Türkiye’de genç nesil araştırmacıların sayısı artıyor. Bu neslin araştırmaları Türkiye için umut vadediyor. Ben Türkiye’ye iyimser bakıyorum. Türkiye toplumuna ve genç araştırmacılara parlak bir gelecek dilerim” diyerek son verdi.

 

Martin VAN BRUINESSEN hakkında

 

Martin VAN BRUINESSEN (1946, Schoonhoven, Hollanda), Utrecht Üniversitesi'nden teorik fizik ve matematik dalında onur derecesi ile 1971 yılında mezun oldu. Ardından yan dal olarak çalıştığı sosyal antropolojiye geçti. 1974-76 yılları arasında Kürt toplumunda örgütlenme ve değişim incelemeleri için İran, Irak, Türkiye ve Suriye'de Kürtlerin yaşadığı bölgelerde saha çalışmaları yürüttü. Arşiv araştırmalarıyla desteklediği bu saha çalışmasından çıkan Ağa, Şeyh ve Devlet: Kürdistan'ın Sosyal ve Siyasi Örgütlenmesine Dair başlıklı doktora tezini 1978 yılında Utrecht Üniversitesi'ne sundu. Tezin gözden geçirilmiş baskıları daha sonra Almanca, Türkçe, Kürtçe, Farsça, Arapça ve İngilizce olarak yayımlandı.

 

1978-81 yılları arasında Türkiye, İran ve Afganistan'da pek çok yeri ziyaret edip İran hakkında bir dizi makale yayımladı ve Afganistan'da bir köy kalkınma projesinde çalıştı. Aynı dönemde (1979-1980 yıllarında) Utrecht Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Bölümü'nde Osmanlı tarihi üzerine araştırmalar yaptı ve ileri Türkçe dersleri verdi. Çeşitli disiplinlerden gelen meslektaşlarıyla işbirliği içinde yürütülen Osmanlı tarihi araştırmaları sonucunda, 17. yüzyıldaki Kürt toplumu hakkında tek büyük kaynak olan Evliya Çelebi'nin Seyahatname eserinden bölümlerin düzenlenmesi ve analizi ortaya çıktı.

 

1982'den itibaren ikinci araştırma alanı olarak Endonezya'ya odaklandı ve Endonezya'da İslam'ın çeşitli yönlerine dair araştırmalar yapıp dersler vererek toplamda 9 yıl geçirdi. Bu kapsamda Bandung kentindeki bir gecekondu mahallesinde bir yıl saha çalışması, Endonezya Bilimler Enstitüsü'nde dört yıl saha araştırma yöntemleri danışmanlığı yaparak Endonezya'nın çeşitli yerlerindeki ulema ve kooperatiflere ilişkin büyük araştırma projelerinin gözetmenliğini üstlendi, ayrıca Yogyakarta'daki Devlet İslam Araştırmaları Enstitüsü'nde din sosyolojisi ve ilgili konularda iki buçuk yıl ders verdi. Bu çalışmalarının sonucunda İngilizce ve Endonezya dilinde çok sayıda yayın yaptı. Tarekat Naqsyabandiyah di Indonesia (1992), NU:Tradisi, Relasi-relasi Kuasa, Pencarian Wacana Baru (1994) ve Kitab Kuning, Pesantren dan Tarekat: Tradisi-tradisi Islam di Indonesia (1995) adlı monografları bunlar arasındadır.

 

Endonezya'da kaldığı süre boyunca birkaç kez Ortadoğu'ya kısa araştırma seyahatleri yapıp Kürt ve Türk siyaseti ve dini hareketlerine, özellikle Türkiye'de değişen etnik ve dini kimliklere ve Kürt hareketindeki gelişmelere odaklandı. 1994 yılında Hollanda'ya dönen van Bruinessen, Utrecht Üniversitesi Arap, Fars ve Türk Dilleri ve Kültürleri Bölümü'nde Kürt ve Türk çalışmaları alanında yardımcı doçent olarak ders verdi. 1996-97 akademik yılında Berlin Özgür Üniversite'de Etnoloji Enstitüsü'ne Kürt çalışmaları alanında konuk öğretim üyesi olarak hizmet verdi. Paris'teki Ulusal Doğu Dilleri ve Uygarlıkları Enstitüsü'nde (INALCO) kısa süreyle dersler verdi. Bu dönem Kürtler üzerine yazılarının büyük bölümünü Mullas, Sufis and Heretics: The Role of Religion in Kurdish Society (2000) ve Kurdish Ethno-nationalism Versus Nation-building States (2000) adlı iki kitabında derledi.

 

Van Bruinessen 1999 yılında Utrecht Üniversitesi ve Uluslararası Modern Dünyada İslam Araştırmaları Enstitüsü'nde (ISIM) modern Müslüman toplumların karşılaştırmalı incelemesi kürsüsüne atandı. Bu enstitüde "İslam, Sivil Toplum ve Kamusal Alan" ve "Batı Avrupa'da İslami Bilginin Üretimi" adlı araştırma programlarının koordinatörlüğünü üstlendi ve çok sayıda konferans ile çalıştay düzenledi. Önemli kitapları arasında, editörlerinden olduğu Sufism and the ‘Modern’ in Islam (Julia D. Howell ile, 2007), The Madrasa in Asia: Political Activism and Transnational Linkages (Farish A. Noor ve Yoginder Sikand ile, 2008), Islam and Modernity: Issues and Debates (M. Khalid Masud ve Armando Salvatore ile, 2009), Producing Islamic Knowledge: Transmission and Dissemination in Western Europe (Stefano Allievi ile, 2011) ve Contemporary Developments in Indonesian Islam: Explaining the ‘Conservative Turn’(yayımlanacak) sayılabilir.

 

Utrecht Üniversitesi'nden 2011 yılında resmen emekliye ayrılan van Bruinessen, burada ve başka üniversitelerde doktora danışmanlığını sürdürmektedir ve 2011-12 güz döneminde Ağa Han Üniversitesi'nin Londra'da bulunan Müslüman Uygarlıklar İncelemeleri Enstitüsü'nde konuk öğretim üyesi olarak dersler vermiştir. Eylül 2012'den bu yana, Singapur Ulusal Üniversitesi Asya Araştırmaları Enstitüsü'nde konuk kıdemli araştırmacı olarak çalışmaktadır.

 

Van Bruinessen, büyük Batı Avrupa dillerinin yanında Türkçe ve Endonezya dilini çok iyi bilir ve bu dillerde ders vermiştir, Kürtçe ve Farsça okuyup konuşabilmektedir ve pasif Arapça bilgisine sahiptir. Akademik çalışmalarının büyük bölümünü, konu aldığı halklara Endonezya dili, Türkçe, Kürtçe, Farsça ve Arapçaya çevirileriyle açık tutmaktadır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.