1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. ŞAHLANAN “EVET”
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

ŞAHLANAN “EVET”

A+A-

ŞAHLANAN “EVET”

               Belki de cehenneme uzanan Sırat köprüsünün başlangıç noktası da böylesi mahşeri kalabalıkları barındıracaktır bünyesinde. Ancak o gün; o mahşeri kalabalığın mekânına bir tek kişi bile gönüllü olarak yönelmeyecektir. 

               12 Eylül 2010 referandumunda tahlil ve düşünme melekelerini takiyye sanatkârlarının raflarında kuluçkaya yatıran gafil amcalar, komşu kapının sözüne uyan uyar oğlu teyzeler, kalabalıklar halinde sırf kalabalıklara ve nümayişlere aldanarak bir dalalet köprüsüne yöneldiler. Sadece kalabalıklar o köprüyü işaret ettiği için itimat ettiler, sadece deklanşörler ve alkışlar o köprübaşına yöneldiği için bir yanlış yola revan oldular. 

               O yanlış yola revan olanlar; Erzurum ovasının ve Pasin ovasının dünyanın en zengin protein kaynağı olan mümbit meraları coğrafyasında barındırdığı bilgisini, dünyanın en lezzetli etinin üretilebileceği arazilerin o araziler olduğu bilgisine belki de hiç ulaşamadılar. Bu bilgilerin kendisinden uzak tutulduğu Erzurumlular, Ramazan ayı boyunca üç-beş lira daha ucuz et yiyebilmek için kilometreleri bulan kuyruklarda saatlerce beklediler de, o bekledikleri et kuyruklarında bile, etin vatanında neden etsiz kaldıklarını akıl edemediler. Üstüne üstlük, “evet” ama benim etime ne oldu demeyi düşünemeden önlerine gelen belki de zehirle pişmiş aşa da “evet” dediler. 

               Bir zamanlar başta İran olmak üzere tüm bölge ülkelerine tır filolarıyla et ihraç eden ve bunun için de şehrinde sayısız et kombinaları bulunduran Erzurum insanı, sekiz sene süren bir hipnoz seansının sonunda hafızasını ne kadar kullanmıştır bilinmez ancak, ezber bozan bir cüretle, masasında et olmasa da referandumda “evet” demiştir.

                Nerede kalabalıklar, nerede deklanşörler, nerede alkışlar, nerede nümayişler, nerede hovardaca dağıtılan sevabı olmayan sadakalar, nerede makarna poşetleri nerede kömür paketleri ve nerede yüksek direklere bağlanmış flamalar ve nerede devasa boyutlardaki aldatmaca bil boardların panayıra çevirdiği köprüler, kalabalıklar hep bir yöne aktı divanece. Ve ne yazık ki referandum halk oylamasında; evinde eti olmayan, dolabında sütü olmayan Erzurum’dan, kartopu gibi büyümüş kocaman bir “evet” şahlanmıştır. Evinde eti olmayan, dolabında sütü olmayan fedakâr Erzurum’a teşekkürler! Misak-ı evrenselin Anadolu’daki yıkılmaz kalesi Erzurum. Ne kadar gururlansan eksik olur Erzurum! Kendin yıkılacaksın belki ama globalizmin evrensellik külahını yere düşürmedin(!) Sağ olasın Erzurum!  

               Bir zamanlar başta İran olmak üzere tüm bölge ülkelerine tır filolarıyla et ihraç eden ve bunun için de şehrinde sayısız et kombinaları bulunduran Erzurum insanı, sekiz sene süren bir hipnoz seansının sonunda hafızasını ne kadar kullanmıştır bilinmez ancak, ezber bozan bir cüretle, masasında et olmasa da referandumda “evet” demiştir. 

               “Evet” in şahlandığı ve bir kartopu da Konya ovasında yükselmiştir. Dünyanın en verimli hububat üretim merkezlerinden birisi olan bereketli Mevlana diyarı Konya’nın binlerce yıllık hafıza birikimi, dumura uğramıştır sadece son sekiz yıl içersinde. Son sekiz sene içinde üretimi bir tarafa iten Konya’da, şimdilerde her çeşit hububatın ithalat aşkı başlamıştır. Asırların el maharetiyle dünyayı besleyebilecek hububatın tohum ambarı olan bu şehrimizde hububat üretimi sekteye uğradığı gibi, tohumculuk da adeta yasaklanmıştır. 

               Mantık ölçüsünde düşünüldüğünde, Mevlana’nın şehrini çıkartılan bu tohum yasası derinden etkilemesi gerekirdi. Zira yeni tohum yasasıyla evrensel güçlerin arzularıyla tohumculuk yasaklanmıştır. Ürettiği hububat türünden tohumluk ayıran çiftçilere astronomik rakamlarla izah edilebilecek cezalar getiren zorba yasalar, Konyalının keyfini kaçırması gerekirdi. Konya çiftçisinin el melekesi ve göz nuru tohumculuk becerisini çöpe atan tohumculuk yasasını bile protesto etmeyen Konyalı, kendisini küresel tefecilere mecbur ve mahkûm eden bu gidişata asabiyet göstermemiştir ve aksine bir tenakuz psikolojisi sergileyerek referandum halk oylamasında ağız birliği etmişçesine hep beraber “evet” demişlerdir.   

               Ne kadar gururlansan eksik olur Konya! Kendin yıkılacaksın belki ama globalizmin evrensellik külahını yere düşürmedin(!) Sağ olasın Konya!

Önceki ve Sonraki Yazılar