1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. SAÇMA BİR FİLMİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

SAÇMA BİR FİLMİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

A+A-

Seni tanımak istemeyenlerin hallerine acıyorum. Oysaki senin merhamet denizinde bir damlacık rahmet olabilmek için, varını yoğunu bir çırpıda verecek insanları gördüm. Senin kapının kulpuna tutan, senin ayağının tozunu bulan, senin rızanı bir kuble de uman kurtulmuştur.llardır İslam’ a yapılan ve yapılmaya çalışılan provokatör eylemlerin tümünde fesat düşünce var. İnsanları ayrıştırmak, yozlaştırmak ve yoklaştırmak var. İslamı fobi gibi gösteren bu zihniyet yok olmaya mahkûm. İslamı iyi anlamak ve yaşamaksa, efendimiz (s.a.v)’i iyi tanımaktan geçiyor.

Ancak İslam, o zaman ruhlarda tam manasıyla hayat bulabilir ve tam anlamıyla yaşayabilir. Şimdi bir düzmece filmin arkasına sığınıp, Müslümanları katil, şehvetperest, kan emici, kavga çıkarıcı gibi göstermeye çalışanları, Müslümanların vicdanlarına havale ediyorum. Çünkü onlar en güzel orada cevaplarını bulacaklar.

Defalarca tekrar edilmesine rağmen, satır satır, cümle cümle, hece hece yazılmasına rağmen, efendimizi sözcüklerin kifayet bile etmeyeceğini bilerek anlatmaya karar verdim. Her ne kadar onu anlatmaya kelimeler yetmese de, bizim haddimize olmasa da, dünyada gelişen olaylar karşısında suskun kalmama adına, bir iki satırı da efendimizin bize teveccüh edeceğini umarak yazmaya çalıştım. Umarım buna layık olmaya çalışırım.

Dünya büyük bir zulmün eşindeyken, terör saldırıları ve savaşlar, kanlar, hezeyan ve yıkımlar had safhaya ulaşmışken ansızın bir nur doğdu dünyanın tam orta merkezinden. Bir nur ki, sadece kendi etrafını değil tüm insanlığı aydınlatacak bir kandil. Kendi toplumunda bile hak- hürmet, sevgi-saygı, arkadaşlık-dostluk, akrabalık-hısımlık gibi hasletler kalmamışken, bu tohumların yeşererek büyüyeceği bir nur kapladı dünyayı. Onun doğumuyla aydınlandı tüm dünya ve evren, suya kandı susuzlar, hasretlerini giderdi tüm yer ve gök ehli. Nurdan bir top değil, nurun kendisiydi doğan. Sütannesinin elinde bir bereket vesilesi, sülalesinde gurur emaresi, arkadaşlarının yanında vefa tanesi, toplumda Muhammed-ül Emindi.

Müslüman olmaya gelen bir bedevinin “-H.z Muhammed(s.a.v) nerde?” sorusuna, ashabıyla olduğu bir anda H.z Ömer’in “-Görmüyor musun arkadaşlarımıza su dağıtıyor”. Cevabına

“-Sizin en hayırlınız halkına hizmetkâr olanınızdır.”diyen bir peygamberdi.

Mekkenin fethi sırasında bir köpeğin yavrusunu emzirdiğini görünce, koskoca bir ordunun rotasını başka koordinatlara çeviren bir merhamet abidesi komutandı.

Kendi söküğünü dikerken kayınpederinin kızını tartaklamaya çalıştığını görünce ona kızan ve “-Ben olmasaydım baban seni dövecekti.” diye şakalar yapan bir kocaydı.

Beni seviyor musun? Ey Allahın resulü diyen eşine “-Seni kör düğüm gibi seviyorum.” cevabını veren âşıktı.

Kuşu vefat eden küçük bir çocuğa, eline hediye alıp taziye ziyareti yapan vefakâr bir arkadaştı.

Evladı vefat edince bulgur bulgur terleyip, nurdan gözyaşı döken merhamet abidesi bir babaydı.

Kendisine “-anam-babam sana feda olsun diye seslenen arkadaşlarına,”- Meraklanmayın kişi sevdiği ile beraberdir.” diyecek kadar mütevazı bir dosttu.

Medine sokaklarında gezen ufacık bir kedi yavrusunu Abdurrahman bin Sahr’a götürüp doyurmasını isteyen ve ona Ebu Hureyre diye güzel künye belirleyen bir yarendi.

Mescide pisleyip “-sen olmasaydın beni döveceklerdi.” Diyen bir bedeviye karşı mütevazı davranıp koruyan bir insandı.

Canı gibi sevdiği amcasını şehit edip, ciğerini sökenlere karşı “-İslam eski hayatınızdakileri silmiştir. Olabilir ki insan olmam hasebiyle kalbinizi kırabilirim, ama sizleri affettim.” Diyebilecek kadar affedici bir peygamberdi.

Kendisini taşlayarak yaralayan kan revan içinde bırakan bir kavmi affedip”-Allahım onlar bilmiyorlar. Şayet bilselerdi böyle yapmazdı. Sen onları affet.” Diye dua eden bir kişiydi.

Bir defasında Akra bin Habis, Peygamberimizi, Hz. Hasan'ı öperken gördü ve şöyle dedi:"Benim on çocuğum var. Şimdiye kadar hiçbirini öpmedim."Bunun üzerine Peygamberimiz, "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz" buyurarak insanlığa örnek olan bir müşfikti. Velhasıl efendimiz hazretlerini kelimeler cümlelere sığdırmak imkânsız.

Peki, ne oluyor da efendimize hakaretler yapılıyor? Dedim ya bu insanlar kin, nefret, fesat, hain tipli insanlar. Güneş hiçbir zaman balçıkla sıvanmaz. Sıvamaya kalkanlar hem güneşi görmemeye, hemde kendi karanlılarının içinde sönmeye mahkûm olurlar. Efendimizi anlamak için yüreklerimizde ki sevgi tomurcuklarına bakalım.

Böyle hasletlerle yüklü merhamet abidesi, örnek timsali bir peygambere sapkın, hırçın ve sahte bir sinemayı yamamak ne kadar iftiraperest bir düşüncenin eseridir öyle değil mi?

Bu senaryoyu çizen insanlar ve figüranlar, kendi halklarının nezdinde de kınanmış insanlar. Sevilmeyen, bir o kadar da cahilane bir düşüncenin eseri insanlar.

Bu tip insanların toplumda ne kadar saygıları olabilir ki? İnsanoğlunun önderliklerini üstlenen peygamberlere karşı kin kusan insanlar, nasıl saygın olabilirler ki? Tüm dünyada yankı bulan, nefret ve kin yumağının büyüyerek bir çığ gibi tüm kâinatı kapladığı bu film için bende duyarsız kalmamak adına, bu sinemanın yapımcısını, senaristini, yönetmenini, aktörlerini ve tüm emeği geçenleri şiddetle ve esefle kınıyorum. Düşmüş oldukları bataklıktan çıkmaları ve hidayete ermeleri için âlemlerin sahibine dua ile niyazda bulunuyorum.

“Kişi sevdiği ile beraberdir.” Diye buyuran efendimizin kutlu İslam yolunda, al bayrağımız ve cumhuriyetimizin gölgesinde sevdiklerinizle bir ömür geçirmeniz dilek ve temennilerimle;

 

Yüzünüz Hep Gülsün.

Önceki ve Sonraki Yazılar