1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. REFERANDUMDA "EVET" DEMEK:
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

REFERANDUMDA "EVET" DEMEK:

A+A-

REFERANDUMDA "EVET" DEMEK:  

               Referandumda evet demek; milletimizin kendi kimliğine, kendi devletine, kendi geleceğine ve kendi ülkesine ötenazi uygulaması demektir. Milletimizi referandumla yine kendine boğdurtmak, devletimizi referandumla yine aynı ülkenin milletine yıktırtmak Amerika"nın ve yerli işbirlikçilerinin bir meşum projesidir. 

               Anayasa Paketini; demokrasiyi güçlendirme operasyonu olarak dillendirenler, milletimizi kandırılması kolay saf yığınlar olarak gördüklerinden dolayıdır ki, en iyi becerdikleri takiyye ve kandırmaca sanatlarını yine tüm maharetleriyle icra makamındadırlar. Her defasında “ben uzaydan gelmedim, milletimin nabzını iyi bilirim” diyerek, aynı yalan şerbetini benzer fincanlarda boca eden AKP hükümetinin sayın lideri, belki ilk kez 12 Eylül 2010 tarihinde Türk milletinin derin ferasetinin irade duvarına çarpacaktır. 

               Tarihin kaydettiği en büyük antiemperyalist lider Mustafa Kemal Atatürk, 20. yüzyılın başlarında sömürgeciler ordusunu bu ülkeden def etmiştir. Ne var ki, yaklaşık 100 yıl önce insanlık önünde mahkûm edilen aynı güçler, bu gün milletlerin yeraltı ve yerüstü zenginliklerine demokrasi kılıfı ile ordularını da kullanarak silah zoruyla el koymak suretiyle zorbalıklarına devam etmektedirler. Yeniden 100 yıl sonra bugün ABD ordusu Irak"ta bir kukla Arap hükümeti ve bir kukla Kuzey Kürdistan yönetimi kurarak bir ülkenin tek zenginlik kaynağı olan petrolüne el koyarak geri çekilmektedir. Ve aynı zorba güçler, dönüş yolunda iken, “sömürgeciliğe ve emperyalizme başkaldırarak” kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti"ne de bir fare kapanı gibi demokrasi ve açılım adıyla makyajlanmış bir referandum tuzağı kurmuşlardır. Bu referandum kapanında, millete kendi devletini yıktırtma ve kendi kendisini boğdurtma görevi tembihlenmiştir. Eğer 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak referandum oylamasında Anayasa Paketi oylamasında “evet” iradesi galebe gelirse, bu aynı zamanda zelil günlerin de başlangıç miladı olacaktır. 

               Referandum oylamasından “evet” çıkması halinde, 2011 yılında yapılacak yeni düzenlemelerle ve yapılacak yeni demokratik açılımlarla Mısır"da, Cezayir"de, Hindistan"da, Irak"ta ve Yugoslavya"da olduğu gibi emperyalizmin Büyük Ortadoğu Projeleri çerçevesinde Türkiye"de de devlet çatısı çökertilecek, milli kimlik terki beden edecek ve şehit kanlarıyla sulanarak elde edilen misak-ı milli sınırları, dış güçlerin pergelleriyle yeniden şekillendirilecektir. Bu şekillenmeye direnenler ise, Irak"ta ve Yugoslavya"da olduğu gibi, zorbaların paletleri altında küresel güçlerin âli menfaatleri hâsıl oluncaya kadar zulme ve tecavüzlere muhatap kalacaktır.     

               Referandum oylamasından “evet” çıkması halinde, Anayasa Mahkemesinin ve Danıştay"ın müsaade etmediği Galataport liman ve sahalarının yeniden Yahudi Ofer"e ihale edilmesi ve mayınlı arazilerin İsrailli firmalara peşkeş çekilmesi mümkün olacaktır. Zira referandumda “evet” çıkması halinde, alınan bu yanlış kararları iptal edecek, durduracak veya düzeltebilecek bir milli mekanizma artık olmayacaktır  

               Tüm bu ve benzer gerekçelerle, siyasi irade ve vizyonumuza çeki düzen vermek mecburiyetindeyiz. Türk"ü, Kürt"ü, Arap"ı, Arnavut"u düğüne koşar gibi gazalarda buluşturan ve bin yıldan beri ortak bir parolamız olarak sürdüre geldiğimiz manevi kardeşlik ve tek millet olma iksirimizden tiksinen inanç cevherinin sahte sanatkârlarından bu ülkenin idaresini kurtaramadığımız takdirde, beraberlik mahallemiz olan Anadolu coğrafyasına şüpheniz olmasın ki ayrılık ateşi düşürülecektir. Bu nifak ateşinin alev topunu, 12 Eylül 2010 tarihinde "hayır" oylarımızla yüreklerimizde sonsuza kadar söndürmek mecburiyetindeyiz. 

               Zaman; gaflet zaafına yenik düşme zamanı değildir. Aksine zaman; feraset imbiğimizle, kurgulanan bu alçak tuzakları milletimizin kâbusu olmaktan uzak tutma zamanıdır. Böyle bir zamanın ilk fırsat takvimi, 12 Eylül 2010 tarihidir. Haydi, yine bir ortak düğüne birlikte koşalım ve milletimizin iradesine vurulmak istenilen takiyye ilmiğinin düğümünü, kör düğüm olmadan “hayır” oylarımızla milletçe çözelim. Hoşça kalın.  

Önceki ve Sonraki Yazılar