1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. REFERANDUM SATRANCI
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

REFERANDUM SATRANCI

A+A-

REFERANDUM SATRANCI

                PKK"nın ateşkes ilanından bir gün önce yayınlanan 13 Ağustos 2010 tarihli makalemde; şu ifadelere yer vermiştim.  ““Evet”in arkasında Büyük Ortadoğu Projesi ve eş başkanları vardır, Amerika vardır, Avrupa vardır, Küresel Sermaye vardır, Pentagon vardır, Waşington vardır, Brüksel vardır, İsrail vardır ve Barzani vardır. Sayılan tüm bu belirleyici güçlerin her türlü sempati ve desteği ile nefes alabilen, ülkemize ateş püskürten, insanımızın huzurunu bozan ve silahlı kuvvetlerimize çeyrek asırdır kalleşçe eylemlerle saldıran PKK"nın omuzdaşları referandum oylamasında acaba neden kontrpiyede kalmışlardır? Sebebi çok kolaydır. En ehven olan ihtimal tercih edilmiştir ve en fazla menfaat temin edilecek seçenek işaretlenmiştir. Daha önemlisi ise, belirleyici güçler tarafından emredilen ve istenilen yerine getirilerek sözde “Boykot” maskesi kullanılmıştır. Bu satırlardan tüm vicdanlı yüreklere sızmasını istediğim öngörüm odur ki, “boykot” ifadesi; laf-ı güzaftır. Bu referandum oylamasında şer üçgeni tüm gücüyle “Evet” diyecektir. Şimdilik “Evet” diyemedikleri, evetleri azaltmamak içindir. Şimdilik “Evet” diyemedikleri; kurulan kapanlara ve kurgulanan emperyalist tuzaklara Türk milletinin evladını düşürmek içindir. “   

               Bugün bir hafta öncesine döndüğümde, çok az nüanslarla bu satırların müstakbel hadiselere ışık tutmuş olduğuna yanılmış olmayı tercih etme ruh haleti ile müşahit olmuş bulunmaktayım. Şimdi aşağıda makalesinden istifade ettiğim usta gazeteci ve deneyimli yazar Sayın Sebahattin ÖNKİBAR"ın 17.08.2010 tarihli belge mahiyetindeki yazısından paçal yaptığım mülaki değerlendirmelerimi takdirlerinize arz ediyorum. 

“ÖNCE BİR SORU?

               Ne oldu da PKK durduk yerde bir aylığına, yani referanduma kadar sözde eylemsizlik ilan etti? Referandum PKK"nın umurunda değildi. Zira bu referandumda Kürtlerle ilgili hiç bir şey oylanmıyordu. Öyle olduğu için de PKK"nın Parlamento kanadı olan BDP, “evet” ya da “hayır” demek yerine sandığa gitmeme, yani “boykot” kararı almıştı. Hal bu iken PKK"nın herkesi şaşırtacak biçimde alel acele aldığı bu sürpriz, sözde eylemsizlik kararının ardında ne vardı acaba? Perde gerisinde yaşananları sunmadan önce PKK"nın ateş-kes  kararının referandumda kime yarayacağını bir sorgulayalım. 

               Terörün tırmanması AKP"nin elini zayıflatmaktadır. Çünkü millet; terörün azgınlaşmasından “açılım” hikâyesini gündeme getiren iktidar partisini sorumlu tutmaktadır. Verilen her şehit, topluma AKP"nin yaptığı o büyük yanlışı hatırlatmaktadır. Öyle olunca da, iktidara ders verme adına insanlar bileniyor ve hayır kanadı her geçen gün cepheleşerek güçlenmektedir. AKP, PKK terörünün toplum üzerindeki etkisinden o kadar ürküyor ki, şehit cenazelerinin kaldırılmasına bile müdahale ederek, insanları camilere sokmama kararına kadar götürdüler uygulamalarını.
               Dahası AKP, şehitleri hatırlatan afiş ve dövizlerin asılmasına bile valileri kullanarak müdahale etmeye başlamıştır. İşte bundan dolayıdır ki AKP, referandumda Habur sendromu gibi bir yeni vurgun yememek için iki haftadır PKK nezdinde girişimlerde bulunmaktadır. Önce Barzani"yi aracı kılıp referanduma kadar sözde eylemsizlik kararını aldırmak için yakarmışlardır. Ardından İmralı"ya, örgüt referanduma kadar sözde eylemsizlik ilan ederse, kendilerinin de bazı adımları atabilecekleri mesajını göndermişlerdir. Ankara"nın öbür yakasında konuşulanlara göre Barzani, Kandil"i ikna için bütün gücünü seferber etmiştir. Keza Öcalan"a dolaylı af getirilecek yeni bir düzenlemenin önümüzdeki aylarda Meclis"e getirileceği de en üst düzeyde taahhüt edilmiştir. Sakın bütün bunlara tevatür demeyin, bu görüşmeler olmasa ve o mesajlar gitmese idi, PKK durduk yerde neden sözde eylemsizlik ilan edecekti? Hem Barzani"nin AKP adına ve lehine aracı olmasından daha tabii ne olabilir ki? Keza Öcalan"a dolaylı af da, AKP"nin daha önce yapmak istediği bir şey değil miydi? Hatırlayın AKP"nin benzer bir teşebbüsünü üç yıl önce CHP yakalamış, afişe etmiş ve AKP son anda geri adım atmak zorunda kalmamış mıydı? Şekilde görüldüğü gibi referandum sürecinde de artık AKP ile PKK kol kola girmiş ve kader birliği yapmışlardır. Güneydoğu"da sandıklar açıldığında, toplam seçmen sayısından hareketle   BDP seçmeninin “evet” diyeceğine 12 Eylül akşamı hepimiz şahit olacağız. Görmekteyiz ki AKP, referandum yarışını kaybetmemek ve iktidardan iniş sürecine girmemek için hiç düşünmeksizin ayrılıkçılarla bile beraber olabilmekte bir beis görmemiştir. CHP ve de özellikle MHP; AKP-PKK ittifakını dağa taşa duyurmalıdır. Bu olayın gösterdiği bir başka gerçek de; AKP"deki panik halidir. Ölülere oy verdirmek yetmemiştir. PKK ile de yoldaş olunma gereği duyulmaktaysa; gelinen bu tabloda,  R.Tayip ERDOĞAN"ın korkusunun ne denli büyük olduğunu varın sizler hesap ediniz.”

Önceki ve Sonraki Yazılar