1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. Referandum Oylamasında Neden 'Hayır' Demeliyiz?
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

Referandum Oylamasında Neden 'Hayır' Demeliyiz?

A+A-

REFERANDUM OYLAMASINDA NEDEN “HAYIR” DEMELİYİZ? 

               Kandil, Abdullah ÖCALAN ve BDP, 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak referanduma açıktan açığa “Evet” diyecek olsaydı, hamiyetli Anadolu insanının hızlı bir uyanışla AKP"nin paketini referandum sandığına bir “mütemmim cüz” gibi yapıştırabileceğini öngören güçler uyanıklık sergilediler ve talimatlarıyla bu şer cephesini boykot mecrasında rölantide bıraktılar. Bu şer cephesi referandumda “Hayır" deseydi diye bir seçenek de olamaz. Çünkü bu, kendilerine bölgesel özerklik kapısını aralayabilecek bir seçeneği reddetmek anlamına gelecektir. Bu da gayelerinin tabiatına aykırı olacaktı şüphesiz. Böylelikle bu soruyu da geçelim. Bu şer cephesi referandumda “Hayır” deseydi diye, bir seçenek neden olamaz? Olamaz, çünkü deklare edilmiş böyle bir karar, sesiz yığınların üzerine buzlu su dökmek anlamına gelir ki, uyku modu için en rantabıl seçenek, bu referandumun “Boykot” edilmesi halidir. İşte bu pozisyon da malum güçler tarafından modifiye edilmiştir.   

               “Evet”in arkasında Büyük Ortadoğu Projesi ve eş başkanları vardır, Amerika vardır, Avrupa vardır, Küresel Sermaye vardır, Pentagon vardır, Waşington vardır, Brüksel vardır, İsrail vardır ve Barzani vardır. Sayılan tüm bu belirleyici güçlerin her türlü sempati ve desteği ile nefes alabilen, ülkemize ateş püskürten, insanımızın huzurunu bozan ve silahlı kuvvetlerimize çeyrek asırdır kalleşçe eylemlerle saldıran PKK"nın omuzdaşları referandum oylamasında acaba neden kontrpiyede kalmışlardır? Sebebi çok kolaydır. En ehven olan ihtimal tercih edilmiştir ve en fazla menfaat temin edilecek seçenek işaretlenmiştir. Daha önemlisi ise, belirleyici güçler tarafından emredilen ve istenilen yerine getirilerek sözde “Boykot” maskesi kullanılmıştır. Bu satırlardan tüm vicdanlı yüreklere sızmasını istediğim öngörüm odur ki, “boykot” ifadesi; laf-ı güzaftır. Bu referandum oylamasında şer üçgeni tüm gücüyle “Evet” diyecektir. Şimdilik “Evet” diyemedikleri, evetleri azaltmamak içindir. Şimdilik “Evet” diyemedikleri; kurulan kapanlara ve kurgulanan emperyalist tuzaklara Türk milletinin evladını düşürmek içindir.  

*Küresel çetelerin destek ve marifetleriyle sekiz yıldan beri, milletimizin bugüne kadar olağan şekilde kullandığı düşünme, konuşma ve yazma haklarını gasp ederek, neredeyse herkesin fişlendiği, dinlendiği, izlendiği ve hürriyetini kaybetme tehlikesi ile baş başa bırakıldığı ve tüm ülkenin bir korku havzasına dönüştürüldüğü bu şartları ret etmek için, referandumda “Hayır “ demeliyiz.   

*Yargıçların bir partinin güdümünde kararlar alıp, yeni Silivriler icat edebileceği mahpushanelerin yaratılmaması için, suçunun ne olduğunu bilemeden bir kurbanlık koyun gibi adeta ahırlara kapatılmışçasına gazetecilerin, parti başkanlarının, bilim adamlarının, vatansever askerlerin özgürlük ve hür yaşama haklarının dikta idarelerinde olduğu gibi gasp edilmesine hayır demek için bu referandumda “Hayır” demeliyiz. 

*Hâkimlerin bir partinin tasarrufuyla tayin edilerek, bir partili olarak insanlarımızı yargılayacağı bir düzenin peyda edilmesine, insan hakları, demokrasi ve özgürlük çığlıklarıyla hak ve hürriyetlerimizin bloke edilmesini getirecek bu referandumda “Hayır” demeliyiz. 

*Küresel güçlerin ülkemizin topraklarına, madenlerine, kaynak sularına ve tüm yeraltı zenginliklerine el koymasına çanak tutacak bu anayasa paketine “Hayır” demeliyiz.   

*Şu anda ülkemizde yasa dışı olarak faaliyet gösteren 350"nin üzerindeki maden şirketinin tüm kaynaklarımızı yasal destekle talan etmesine, Suriye sınırında Kıbrıs"ın üç katı büyüklüğündeki mayınlı arazinin ve altında yatan trilyonlarca dolar kıymetindeki petrol yataklarının İsrailli şirketlere yeniden peşkeş edilmesini engellemek için bu anayasa paketine “Hayır” demeliyiz. Birçoğu yok pahasına satılmış olmasına rağmen henüz kıymetlerimiz olarak var olan; ağır sanayi işletmelerimizin, kalan limanlarımızın ve KİT arazilerimizin yabancı sermayenin yerli işbirlikçileri eliyle peşkeş edilmesine dur demek için bu yasa paketine “Hayır” demeliyiz.  

*Ülkemizde tarımın, hayvancılığın, sanayinin bitirilerek yabancı tekellerin ülkemizde hâkim kılınmasına, Danıştay tarafından satışı durdurulan şeker fabrikalarının, tarım çiftliklerinin yasal olarak yeniden satışını sağlayacak bu yasa paketine “Hayır” demeliyiz. 

*Türk ordusunun paralı askerlere dönüştürülerek 1000 yıllık üstünlük karinelerimiz olan askerlik melekelerimizin iğdiş edilmesine karşı koymak için, Türlü desise ve düzenbazlıklarla yeniden çıkartılacak ve Anayasa Mahkemesince de iptal edilmeyecek değişikliklerle terör suçlularının ve hatta terörist elebaşının af edilmesini kabul etmemek için bu yasa paketine “Hayır” demeliyiz. Hoşça kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar