1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. PROFESYONEL ASKERLİK
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

PROFESYONEL ASKERLİK

A+A-

    PROFESYONEL ASKERLİK

 

      Saygıdeğer Okurlar,

      Son günlerde gündeme gelen profesyonel askerlik düşüncesini masaya yatırmak istedim.

      Cumhuriyet kurulduğu tarihten itibaren Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısı sağlam bir temel üzerine kurumuş son yıllara kadar dik duruşu ile de halkın en güvendiği kurum idi.

      Fakat son yıllarda bilinçli olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı maalesef kalemleri satılık bazı aydın geçinen örümcek kafalılar ile medyanın bir bölümü yıpratma politikasına girdi.

      Bu politikaya çanak tutanlar Avrupa Birliği normlarına göre hareket edildiğini söyleyerek dost gözüken dış güçlerle birlikte ortak hareket etmeye başladılar.

      Bilinçli yapılan yıpratma politikasını bu ülkede yaşayan herkes görmekte, sağduyulu davranıp bu gelişmeleri yakından izleyenlerde bunların ne maksatla yapıldığını bilmektedir.

      Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK"ün emperyalist güçlere karşı verdiği mücadelede kazandığı başarıyı hazmedemeyen ülkeler,

      Onun ölümünden sonra Laik Türkiye Cumhuriyetini böl, parçala, yut taktiği ile yok etme, bunun içinde savaşla kazanamadıklarını soğuk savaşla elde etme peşindedirler.

      Bu ülkenin yeraltı ve yer üstü zenginlikleri bizim dışımızdaki sözde dost gözüken ülkelerin sinsice iştahını kabartıp, oyunlar bunun üzerine kurulmuşken,

      İçimizde bulunan uşakları, ülke menfaatlerini şahsi çıkarları için yok sayarak birlikte hareket edip onlara çanak tutmaktadırlar.  

      Bunun içinde dost gözüken düşman ülkelerinin yıllardır korktukları tek güç olan Türk Silahlı Kuvvetlerini aldıkları talimatla bilinçli olarak yıpratıp halkın gözünde güvenini azaltma peşindedirler.

      Ama bu senaryolardan sonra, TSK daha da kenetlenmiş ve halkın gözünde daha da güçlenmiştir.

      Bunları tek başlarına yapmalarının mümkün olmadığının bilincinde olan bu ülkeler, Laik Türkiye Cumhuriyetini içeriden vurmanın senaryolarını hazırlayıp,

      Bunun adını da Avrupa Birliğine girmek için yapılıyor koymaktadırlar.

      Sizce bu söylenenler ne kadar doğrudur?

      Bizim Avrupa Birliğine girmemiz için Türk Silahlı Kuvvetlerinin profesyonelleşmesine ne kadar ihtiyaç vardır?

      En önemlisi de, vatan sevgisi ile vatanı korumanın bedeli maddi mi olmalıdır?

      Bu konuda sorular çoğaltılabilir.

      Ayrıca madalyonun diğer tarafına da bakalım.

      Anayasamızda var olan ve ülke halkı için en önemli konular olan sağlık, eğitim ne kadar profesyonel işlemektedir.

      Devlet hastanelerine gidiyorsunuz temizlik ihalesi ile işe alınanlar polikliniklerde temizlik işinden hariç her işi yapmaktadırlar.

      Eğitime bakıyorsunuz son yıllarda yapboz tahtasına dön derilerek zavallı vatandaşımın cebindeki son kuruşuna kadar sömürülüyor.

      İş yeri açacak kişiden önce kalfalık, sonra ustalık belgeleri istenerek onların önüne dağ gibi bürokrasiyi dayayıp işi bilenler yapmalıdır diyerek vatandaşı mağdur ediyorlar.

      Sanki ülke Teksas"mış gibi durmadan güvenlik elamanları işe alınıyor, özel güvenlik birimlerine alınacaklar ise birilerinden hicaz et almadan işe alınmıyor ve alınanlarda posta eri gibi çalıştırılıyor.

      Yıllardır bu ülkede SEVGİ, BARIŞ ve KARDEŞÇE yaşayan Türk, Kürt, Alevi, Sunni, Laz, Çerkez, Yahudi, Hıristiyan ve Ermeni vatandaşları son yıllarda ne oldu da birbirine düşman edildi. 

      Evet her işte profesyonellik olmalı, ama amatör ruhla yapılmalıdır.

      Fakat bizleri yönetmek için TBMM"ne gönderilenler sizce ne kadar profesyonel

      Pardon haklarındaki fezlekelere bakıldığında, dosyalarındaki işlerinde gerçekten profesyoneller ve takım oyununu da çok iyi oynamaktadırlar.

      İyi şakşakçılık yapabiliyorlar,

      İhaleleri kovalayıp yandaşlarına peşkeş çekmeyi bilecek kadar sağa sola iyi takla atmaktadırlar,

      Kendi menfaatleri doğrultusunda el kaldırıp indirmeyi çok iyi biliyorlar.

      Bence bu kadarı onları tanımanız ve düşüncelerinin profesyonelce olduklarını bilmeniz için yeter.

      Zaman, tüm iyi niyet sahibi insanların yeni yüce ideallere hizmet etmeye davet edildikleri zamandır. 

      Saygılarımla, hepiniz davetlisiniz

Önceki ve Sonraki Yazılar