1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. PREMATÜRE PROJE
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

PREMATÜRE PROJE

A+A-

PREMATÜRE PROJE

               Milli paradigmalarla çatışan, sosyal ve siyasal dayanaklardan mahrum ve olmayan bir talebi var kabul edip üzerine şablon oturtulmaya çalışılan, saklanılmaya çalışılmasına rağmen yabancı destekli bir plan olduğu ayan beyan ortaya çıkan malum proje artık görülmüştür ki bal gibi “Kürt Projesi”dir.

 

               Milletin kahir çoğunluğundan saklamaya çalışarak, TBMM"de gizli oturumlarla konuyu müzakere etme düşüncesindeki hükümet, desteğini alma hayalinde olduğu Ana Muhalefet Partisi Lideri ile de görüşmelerini aynı gizlilik içerisinde yapma talebinde bulunmuştur. Bu psikolojik pozisyon; bir saklama ve saklanma ihtiyacını yansıttığından açığa çıkmıştır ki, söz konusu proje kesinlikle bir milli proje değildir. Proje milli olsaydı, amfilerini milletin paylaştığı demokrasi platformunda bu konunun müzakere edilmesinden böylesine hicap duyulmazdı.

 

               Bir büyük barış yolu haritası olduğu ve patentinin AK PARTİ"ye ait olduğu iddia edilen bu projenin prematüre olduğu kesinleşmiştir. Milletin ortak vicdanında yankı bulmayan, hatta ekseri millet vicdanını yaralayan bu uydurma ve yandaş açılım, milli değildir ve millilik ekseninden uzak, sıska ve prematüredir.

 

               Milletimizin ezeli karşıtları olan emperyalist güçler tarafından hazırlanan bu menfur projenin, milletimizin ve devletimizin bir projesi olmadığı kesindir. Bu projenin AKP, PKK ve DTP projesi olduğu iddiasını yineleyen CHP Genel Başkanı Sayın Deniz BAYKAL ve muhalefetin diğer kanadı Sayın devlet BAHÇELİ, herhalde tamamen hayali ve uçuk fikirleri dile getirmemektedirler. Grup konuşmasında konuşan Sayın BAYKAL, “Artık resmen görülmüştür ki, İmralı"dan gelen yol haritası uygulamaya konulmuştur. Birileri senaryo yazdı. Sahneye kim ne zaman girecek hepsi belli. Terör örgütünü muhatap aldılar bile. Dağdan niçin indiler? Kendi takdirleri ile mi? Artık silah ile bu iş olmayacak diye gelmiyorlar. Teslim olmaya da gelmiyorlar. Müzakereye geliyorlar. Ellerinde mektupları, elçi olarak geliyorlar. Teslim olmaya değil, teslim almaya geliyorlar.” dedi.

 

                Hamileri ABD ve AB olan bu dipsiz açılımın senaryo yazarlarını, oyuncu ve aktörlerini Türk Milleti düne göre çok daha tahlil ve tespit etmiştir artık. İmralı"daki bölücü başı ile hiçbir şekilde, DTP ile ise terörü lanetlemeden asla görüşmeyeceği taahhüdünde bulunan Sayın Başbakan"ın fiilleri söyledikleri ile paralel bir seyirden çok uzakta kalmıştır. Sayın İç İşleri Bakanı, “Mahmur kampı”ndan gelen 29 kişiyi, “Kandil kampı”ndan gelen 8 kişiyi günler öncesinden müjdelemiştir. Dağdaki teröristlerin yazılı dilekçeleri olmadığına göre, bu bilgi akışı takdire şayan (!) bir şekilde şekillenmektedir. Pişman olmadıklarını ısrarla dile getiren PKK"lılar, Öcalan"ın emri ile ve barış elçileri olarak geldiklerini dile getirmektedirler.

 

              Bu vicdan yaralayan gelişmeleri hayret ve şaşkıncılıkla izleyen milletimiz, derinden gönül kırgınlığı içerisindedir. Ancak bu gelişmelerden utanç duyacak taraf asla milletimiz olmayacaktır. Gün sakin olma günüdür. Gün iradelerin zorlanarak, ancak hiçbir taşkınlığa sebebiyet vermeden sabırlı olma günüdür. Bugün en küçük bir taşkınlık; kendi devletimiz tarafından istenmeyen muamelelere muhatap kalmamıza neden olabilecektir. Gerektiğinde koruyup kolladığımız ve uğruna canlarımızı verdiğimiz bayrağımızın gölgesinde üzerine toz kondurmadığımız devletimizin, savcılarımızın, hâkimlerimizin ve yasalarımızın nezdinde cezalandırılmalara neden olacağımızdan dolayı gelişmeleri manidar bulabilelim, üzülelim, kahrolup ve gönül de koyabilelim ancak fevri olmayalım! Ey sevgili Milletim.   

 

               Sevgili Milletim! Yüz binlerce dolarlık ciplerle ayakta ve alkışlarla, çiçeklerle karşılanan vatan hainlerini, ne olur Kore"den, Kunuri"den, Çanakkale"den, Kıbrıs"tan, Dumlupınar"dan, Kocatepe"den, Conkbayırı"ndan, İnönü"den, Trablusgarp"tan, Yemen"den dönen kınalı kuzularınla karşılaştırma!

 

               Zaferlerin en mübareğinden dönen ancak şımartılmaya,  pohpohlanmaya tenezzül ve pirim vermemiş Asımın nesli ey Necip Milletim! Bundan sonraki günlere ve daha siyah gecelere hazırlıklı ol. Taş kesilmeye, duvar gibi olmaya, sinirlerini çelikten kuvvetli tutmaya hazırlıklı ol. Hiçbir zaman sinirlerine, duygularına, heyecanına ve aşağılanmana yenik düşüp fevrileşme. En küçük bir milli duruşun cezasının Ergenekoncu damgasını yemek olacağını ve sonrasında da mahpus damlarında uzun vardiya nöbetlerine mahkûm edileceğini gözden kaçırma.

 

                Bu Demokratik Hukuk Devleti, bu prematüre fikir hezeyanına son verebilecek demokrasi kanallarını daha henüz kaybetmemiştir. Milli hassasiyetlerini kaybetmiş bu prematüre proje sahiplerinin, sadece bir seçimlik takatleri kalmıştır. Sırıtan yüzlerini gün yüzüne koyan bu siyasi irade özürlülerinin utanmaz yanakları, hiçbir şekilde kızarmamaktadır. Şimdi bu utanmaz yanakları, demokrasi tokadınla kızartmak senin işindir. Bekle ve sen sabırlı ol! Ey sevgili Milletim.      

 

  

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar