1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Otuz yedi yıl öncesine gittim
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Otuz yedi yıl öncesine gittim

A+A-

Bu gün okula başladığım günkü gibi, ilk heyecanımın tekrarını yaşadım. Rolüm bu heyecanda çok farklı. Otuz yedi yıl önce ben arkadaydım. Bu gün ben öndeyim. O zaman çocuk olarak, elini tutarak anamla okula gitmiştim.

Mahallemiz aşağıda olduğundan okulu çok merak ediyordum. Önce kayıt işlemimi babam yaptırmıştı. Akşamına babam, bana dedi ki, okula yazdırdım, seni dedi.

Yazdırdım demek ne demek diye düşündüm,  bundan sonra ayağını denk al, sokakta oynamak yok. Yani dedi, okula gideceksin. O zaman anladım,  okula kaydolduğumu.

Okulun açıldığı gün, siyah önlüğümü (gırzet derdik biz ) anam giydirdi. Lastik ayakkabımı da giydim. Olabileceği kadar itinalı hazırlandım. Sabahleyin anam ben,  seni okula bırakayım dedi. Düştüm arkasına beraber gittik. Öğleyin eve gelirsin dedi. Okulun bahçesine götürdü ve işte okul dedi ve ayrıldık anamla, ikimiz.

Vakit biraz geçince, öğrenciler arttı. Sonrada okulun zili o zamanlar elektronik değildi. Zil elle çalınırdı .(öttürülürdü).

 Öğrencinin biri merdivenlere çıktı,  elinde ki zili salladıkça zilin sesi artıyordu. Yani zil çaldı, okul başladı. Bizde okuma serüvenimizin ilk adımını atmış olduk.

Baktım,  tüm öğrenciler zilin çalındığı merdivenin önüne toplandılar. Büyüklerimiz önden gittiler. Tabi ki onlar biliyorlar.

 Biz sudan çıkmış balık gibiydik, kendi adıma. Sonra kravatlı ve takımlı kişileri gördüm. Öğretmen olduklarını öğrendim. Bayanlarda giyimleri şıktı.

Hiç bu kadar güzel giyinen, ayakkabısı farklı olan insanlara yakın olmamıştım.

Takımı düzgün,  konuşması canlı ve tok sesli biri bizlere konuşmaya başladı. Zaten tedirginim. Bize öğüt verdi. Temiz gelin dedi.

Sizlerin okumanızı sağlayacağız. Güzel konuşma yaptı, baktım etrafımdakiler alkışlıyor. Benim durmam yakışmazdı,  bende topluluğa katıldım, alkışladım müdürümüzü.

Sonradan öğrendim ağabeylerden, konuşanın müdürümüz olduğunu.

Okulun önünde sırada iken şöyle sesle irkildim. Rahat,  hazır ol diye komutu duyunca dimdik durdum. Gür şekilde coşkulu şekilde söylendi. İstiklal marşımız olduğunu öğretmenimiz anlattı. Tabiî ki biz dinledik, ağabeyler ve ablalar okudu.

Çok coştum,  o gün. Müthişti. Sonra andımızı hep bir ağızdan bilenler söyledi, görürler diye, korkumdan bende okudum. Daha doğrusu taklit etmeye çalıştım.

 Bilmiyordum ama duyduklarımı söyledim. Sınıfa aldılar bizleri. Birbirimize bakıyoruz. Çocuğum ya giyimime baktım. Ne olduğumuz belli oluyordu. Fakirlik akıyor.

 Herkes konuşuyor. Biz kenarda duruyoruz. Zil bir daha çalındı. Çalanınca , arkadaşlar çıktılar, baktım,  bende bahçeye  çıktım.

Okulun bahçesinde,  çok sıkıldım, dışarı çıkmak istiyorum, bir taraf tanda çokta korkuyorum. Bakıyorum. Çıkma şansım yok. Vakit bir türlüde geçmek bilmiyor.

Sıkılıyorum, çatlayacağım, çünkü anamın yanından, daha ilk kez ayrılıyorum.

Fakir olmamıza rağmen çok nazlı büyümüştüm. Fakirlik başkaydı,  naz etme daha başkaydı.

Neyse bir daha sınıfa girdik. Öğretmenimiz bayandı. Çok müşfikti, hiç unutmadım öğretmenimi, ismi Hatice idi.

İnsan olarak da, öğretmen olarak da çok sevdimdi. Yaramazlık yapma şansım yok zaten. yapmazdımda ama eve gidince hırçınlaşırdım.

 Okula zar zor alışmaya başladım. Baktım bir de okuldan zevk almaya başlamışım. İşte bugün bende oğlumu, okuluna baba olarak,  anamın beni tutup götürdüğü gibi ben de oğlumun elini tutarak okuluna götürdüm.

Bekledim biraz.

Okuluna götürünce de hemen arkadaşlarıyla buluştu. Müdür bey ve öğretmenleri güler yüzle hoş geldiniz dedi hepimize, biz de günaydın dedik.

Müdür bey bize döndü ve sonra şöyle dedi: velilere çocuklar bizim. Çok mutlu oldum. Oğluma bir kez daha baktım.

Ayrıldım.

Benim gibi çok sıkıntı çekeceğini düşünmüyorum. Arkadaşlarıyla hemen kaynaştılar. Sevindim hiç unutmam hep güneşe bakmıştım okulun ilk günü öğle ne zaman olacak diye?

O kadar geç hiç öğle olmamıştı hayatımda. Vakit hiç geçmiyordu. Kâbustu o gün. Ama MEB alıştırma eğitiminin verimli olacağına inanıyor ki uyguluyor.

Sadece birinci sınıflar okulda bu gün, aslında büyük avantaj oluyor. Öğrencilere okulun tanıtımı çok kolay olmuştur. Tuvalet lavabo gibi elzem konuları veya günlük yaşantının vazgeçilmezlerini öğrenmiş olacaklar.

İşte ben otuz yedi yıl öncesini, çok heyecanlı yaşadım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.