1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. ORTAK PAYDAMIZ: ÇOCUKLARIMIZ
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

ORTAK PAYDAMIZ: ÇOCUKLARIMIZ

A+A-

ORTAK PAYDAMIZ: ÇOCUKLARIMIZ

 

     İnsanlar; erkek ve dişinin birbirlerine olan muhabbet, ülfet ve güzelliği ile birlikteliklerini sağlarlar. Bu birlikteliklerinden dünyaya nur topu diye adlandırılan bebekler meydana getirirler. Onlar bizim her şeyimiz. Çocuklarımız. Evet, çocuklarımız gönlümüzün meyveleri. Üzerlerine titrediğimiz gözbebeklerimiz. Yetişmeleri uğruna ne gerekiyorsa çabalayarak yaptığımız ömrümüzün emekleri. Hayatımız pahasına elimizden geleni ardımıza koymadığımız ciğerparelerimiz.

Ebeveyn olarak çocuklarımıza olan görev ve sorumluluklarımızın bilincinde olmamız lazım. Sadece dünyaya getirmekle işin bitmeyeceğinin farkına vararak, onlara olan vazifemizin iptidai özentili bir eğitim süreci olduğunu bilmemiz gerekir. Çünkü çocuğun ilkokulu annesidir. Daha sonra ailesi, daha sonrası çevrede gördükleridir. Kendine model olarak ilk önce aile bireylerini alacaktır. Tıpkı boş bir kayıt cihazına benzetilebilir çocuğun dimağı. Bir çocuk dünyaya geldiğinde üç kabı boştur. Beyni, kalbi ve midesi. Ebeveynleri bu kapları aile yapıları nasılsa, çocuk öylece doldurur. Anne-baba ve ailedeki diğer kişilerin çocuklarla olan etkileşimi, çocuğun aile içindeki yerini belirler. Çocuk genellikle aile bireylerinin davranışlarını kopya ederek, kendini onların yerine koyar ve yaşamını bu çerçevede yürütür. Modelize ettiği insanların karakterleri ile hayatına yön verir. Aile içinden seçtiği örnek kişi, kötü karaktere sahip ise bu çocuğun ilerideki yaşama yerleşme süreci gecikecek ve belki de hiç oturmayacaktır. Aile içinde ilgi, bilgi ve beceriyle çocuğun yoğruşması sonucu ise,  birey yaşama sımsıkı sarılarak toplumun sarsılmaz alt yapısını teşkil edecektir. Bazen anne-babalar çocuklarına karşı farklı tutum sergileyebilirler. Aile içinde iyi ilişkiler kurarak büyüyen çocuklar bunalımdan uzak mutlu bir büyüme yaşarken; bunun tam tersi uyum bozukluğu içinde olan çocuklar başarısız olmaya mahkûmdurlar. Ve bunların en büyük mümesilleride ebeveynleridir.

Aşırı koruma; çocuğunu sürekli kontrol etmesi ve üzerine düşmesi onu güvensiz bir hale getirip sadece aileye bağımlı yapar. Çocuğu çevresine karşı iradesiz bir duruma getirir. Ancak hoşgörünün normal sınırlarda olmasıyla birlikte çocuk, kendine güvenen, yaratıcı ve toplumsal bir birey olur.

Baskı altında bulundurma; çocuğu çekingen ve hassas bir yapıya büründürür. Bu tip çocuklar isyankâr, aşağılık kompleksi içinde bulunan duygularla yetişirler.

Çocuğa boyun eğme, çocuğun her dediğini yerine getirme ise çocuğu davranışlarında serbestliğe itecek ve ileri toplumun etik gördüğü kuralları çiğnemesine sebebiyet verecektir. Çocuğunu yetiştiren ana ve babalar

suç-ceza/başarı-mükâfat dengesini vererek onların gelişmelerini sağlamalıdırlar.

     Çocuk, Allah tarafından ebeveyne verilmiş en büyük emanettir. Bu emanete hıyanet denilen davranışlardan uzak durarak üzerlerine eğilmek elzem olan konulardan sadece bir tanesidir. Buda ancak iyi bir eğitimle olur. Bu eğitimle alakalı olarak, ülkemiz pedagoglarının yazmış olduğu sayısız eşsiz eserlerden faydalanmanın isabetli bir karar olacağı kanısındayım. Çocuklarımızın olumsuz ya da yaramaz davranışlar sergilediklerinde, onları dayakla eğitmek yerine, iyi bir sözel telkinin dayaktan daha çok işe yarayacağını da aklımızdan çıkarmamalıyız. Çünkü dayağın çocuklar üzerinde önemli derecede olumsuz etkileri vardır. Dayak çocuğun kendine olan güvenini sarsar, ahlakını bozar ve hırçınlaşmasına sebep olur. Dayak, çocuğun esnek olan algılamasını sertleştirir ve beynini dumura uğratır. Ebeveyne karşı sinir ve saygısızlığa sevk eder. Çünkü çocuk yaptığı hiç bir davranışın yanlış olduğunu düşünmez, onun bildiği kendisinin suçsuz yere tartaklanıp dövüldüğüdür. Şiddet ve gözyaşı ile büyüyen birey, ilerideki yaşamında isyana ve şiddete başvurur. Bu tip bir davranış onu vicdansızlığa iterek saldırgan olmasına sebebiyet verir.

Yıllar geçtikçe dejenere olan evlilik müessesesinde çiftlerin karşılıklı ortak paydalarını çocukları oluşturmaktadır. Çünkü her evlilik zamanla yıpranır. Saygı ve sevgi yok olabilir. Evlilik denen birliktelik, aşk ve muhabbeti güneşin buzu erittiği gibi yok edebilir. Ancak istisnai durumlar bu kanının dışında incelenmelidir. Ama asgari müştereklerimiz olan çocuklarımız bizim çimentolarımızdır. Birleştirici tek olgularımızdır.

     Her ne olursa olsun sağlam karakterli çocuk yetiştirmenin yolu, sağlam davranışlar sergilemekten geçer. Aile içinde saygı ve sevgi yumağında gelişimini tamamlayan bir birey, geleceğe emin adımlarla yürüyecektir. Toplumumuzda suç unsurunun olmaması, temiz toplum ve temiz hayat oluşturmamızın yolu çocuk eğitiminden geçmektedir. Çocuklarımız bizim yanımızda. Peki, eğitim düzeyimizle biz çocuklarımızın neresindeyiz sizce?

 

     Hayatın sizi sıkıp daraltmadığı, çocuklarınızla ilgilenerek zevkli anlar geçirmeniz dilek ve temennilerimle. Sağlıcakla kalın efendim.

 

Yüzünüz Hep Gülsün…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar