1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Önce bilgi
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Önce bilgi

A+A-

Bayramımızda sona erdi. Kurbanlarımızı kestik. Allah kabul etsin. Tabi ki de, kurban bayramında da gündem, rutin olarak devam etti.

Kurban bayramının özelliklerinde biri de, hac ibadetinin de aynı günlerde ifa edilmesidir.

Müslümanların hac ibadeti çok önemlidir. Dünyada yılda sadece yaklaşık üç milyon Müslüman’a nasip oluyor, bu ibadet.

Türkiye’ de de,  çok isteklisi olmasına rağmen,  kura sonucu hac ibadeti belirli sayıda ki insanlarımıza nasip oluyor. Her isteyen veya kayıt yaptıran gidemiyor. Türkiye ‘den ise yaklaşık yüz bin Müslüman’a, her yıl kura sonucu hacı olma şansı doğuyor.   

Türkiye ‘de hacca başvuru sayısının yedi yüz bin olduğunu yazdı gazeteler. O zaman başvuranların şansı yedi kişi de,  bir oluyor.

O halde hac esnasında çok dikkatli olmamız gerekmez mi? Bu kadar zahmetli olan ve de bahtımızın gülmesi sonucu nasip olan ibadette.

Ciddi manada dikkatli olmalıyız, hac esnasında. Medyada hac ibadetinde de özel isteklerin olduğunu okuduk. Gazetelerde ki haberlerde ise,  Diyanet İşleri Başkanımızın beyanatı vardı, özel talepler konusunda.

Diyanet İşleri Başkanımızın konuşmalarını okuyunca şaşırdım mı? Hayır, hiçte şaşırmadım. Niye şaşırayım ki… Bizim huyumuz böyle zaten…

Bizim hacılarımıza önce eğitim vermediğimiz sürece bu böyle devam edecektir. Bu gün böyle talepte bulunanlar varmış der, geçeriz. Unutulur bu durumlar, sıkıntı da devam eder.

Gelecek yıl farklı kafileye mensup hacı adaylarımız talepte bulunur. Onun için çözüm nedir derseniz?

Hacı adaylarımızı önce eğitmeliyiz. Lüks otel odalarında oturarak, kahve içmekle olmaz diyor, Sayın Diyanet İşleri Başkanımız doğrudur.

Hem hiçbir ibadet için “Allah’ım kolaylaştır”  duası yapmayan Peygamberimiz (s.a.v )hac ibadeti için “hac yapmayı kolaylaştır demiştir.

Hac ibadetimiz çok önemli. Çünkü ömürde bir kez yapmamız gerekiyor. O’nu da adam gibi yapmalıyız. Hakkını vererek eda etmeliyiz.

Hacı adayımız aslında, hac ibadetinin kurasının kendisine çıkmasının şükrü için bile kimseden talepte bulunmadan ibadetini ifa etmelidir.

İnsanlarımız ilk önce der ki, hac ibadeti için kuram çıksında gerisi “Allah kerim”dir. Çıkmadan önce isteklerimiz olmaz. Bir de çıkınca yetkilileri zor da bırakırız.

İnsanız, ama konuştuklarımızı da unutmamalıyız. Haccın çıkması kendimiz adına şükredilecek haldir.

Tabii dikkatimi çeken bir başka önemli konu. Sayın Diyanet İşleri Başkanımız bu yüzden sağlık problemi yaşadığını açıklıyor. Başkanı rahatsız olacak kadar zor duruma düşürmek çok hoş değildir.

Hac ibadetimizi otelin Kâbe’ yi gören yerinden, Kâbe’ yi ziyaretin yerine seyretmeyi istemek çok yanlış.

İbadetle tatili karıştırmasak,  ne güzel olur. Ailemizden uzak kalarak yaptığımız ibadetimizi bizzat yaşayarak eda etmeliyiz.

Hac için gittiğimizde,  peygamber efendimizin yaşadığı yerleri düşünerek, sıkıntılarını okuyarak, çektiği çileleri an be an yaşayarak, haccımızı eda etmeliyiz.

Yoksa lobilerde oturmamalıyız. Zahmetli olduğunu biliyoruz, yorucu olacağını biliyoruz,  o halde hacca ona göre hazırlık yapmalıyız.

Hac ibadeti, dinlenmek ve Kâbe’ yi kahve içerek seyretmek midir?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.