Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

OMUZ ATMAK

A+A-

OMUZ ATMAK

 

                               Madalyonun birinci yüzündeki çirkinliği telin etmek ahlakın ve etiğin bir gereğidir. Birinci yüzdeki çirkeflik; Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına yapılan saldırıdır ki, kınamak kalemlerimizin borcudur. DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan"ın Libya yolundaki DTP ve bayrağıyla ilgili yaptığı açıklamalarla ilgili olarak, kavgaya bahane arayan efevari bir sertlikle ve adeta omuz atarak çok sert şekilde bir tepki göstermiştir.

                TBMM"de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kaplan, "Başbakan kafayı yemiş” demiştir. 1924 yılından bu güne kadar süregelen hükümetlerin hiçbir başbakanına bu denli hakaret anlamının yüklenebileceği bir saldırı ve sataşma yapılmamıştır. Bizler, Sayın Başbakan"ımızı fikir özgürlüğünün sınırları içersinde elbette eleştirebiliriz. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti"nin bir başbakanının böyle bir üslupla aşağılanmasına ve hakarete muhatap edilmesine ise, şiddetle karşı çıkarız. Zira burada Sayın R.Tayyip ERDOĞAN"ın şahsında, Başbakanlık makamı tahkir edilmiştir ve aşağılanmıştır. Bu aşağılayıcı ifadeleri sarf edenlere mülaki en iyi yanıt, aynı ifadelerin çıkış adresine “şekli aynı” ile iadesinin yapılmasıdır. Bizler de bu düşüncelerle, akıldan nakıs bir şekilde peyda olmuş bu şirret ifadeyi kullananların aymaz çehrelerine bir tokat gibi aynı sözleri iade ediyoruz. Bunu bir taraftarlık şuuru içinde değil, ancak bir milli tepki olarak ortaya koyarız ve bu tepkimizde de ısrarkâr oluruz.

                Madalyonun ikinci yüzündeki fotoğraf; bir irade tutukluğu veya bir öngörü yetersizliğidir. Yıllardan beri DTP kongrelerinde Atatürk posterleri yerine Bölücü Başı"nın posterleri afişe edilirken, Türk bayrakları yerine PKK figürlerinin resmedildiği bezler asılırken, İstiklâl marşı yerine PKK"nın ağıtları dinletilirken ve Anadolu"nun kalbi Ankara"da Türkiye Cumhuriyeti"ne adeta kafa tutulurken ve omuz atılırken bu ırkçı örgütlenmeye sessiz kalınmıştır. Sayın Başbakan"ın İzmir olaylarından sonra siyasi nazeninliğini devre dışı bırakarak nabız kontrolüne yönelik ve inandırıcı olmayan müdahaleleri millet tarafından okunur hale gelmiştir artık. Pazar dağılmıştır. Bor meydanı boşalmıştır ve satıcılar Niğde yolundadır. Daha henüz heybesini Bor pazarına açmaya çalışan Sayın Başbakan geç kalmıştır.

                Sunulan bu siyasi menü, milletin midesini bulandırmaya başlamıştır. Aynı manzara dağdan inen teröristlerin Habur"da karşılanma seremonisinde de yaşanmıştır. Bölücü Başı"nın posterleri ve PKK karinesi olan renkli bezlerle yapılan şatafatlı karşılamanın yapıldığı günün ikindi saatlerinde Sayın Başbakan, “Sınırdaki bu manzara insanı duygulandırmaz mı?” diye yorum yapmıştır. Ancak tepkileri görünce de çark ederek “Bir daha bu tür manzaraların yaşanmasına izin verilmeyecektir” diyerek bilindik nabız kontrol hekimliğini sürdürmüştür.

                Sayın Başbakan"ın sindirme ve hazmettirme politikalarını neredeyse ezber eden Anadolu insanı, mutlaka ayılarak ve uyuklama sürecine nihayet erdirerek aksak giden sürece iradesini yansıtacaktır. Önce çok aykırı adımlar atan, daha sonra tepkileri sessizce dinleyen ve dinleten daha sonra ise, tepki aldığı açılım başlıklarını kendince törpüleyerek hazmettirmeye çalışan zihniyet sobe olmuştur artık. Ve işte bu, İzmir"de açığa çıkmıştır. Herkes aklını üstüne alsın! Hoşça kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar